|
ÖZET: 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, TSE’ye tahsis edilen taşınmazların önemli bir kısmının iz bedeli ile takip edildiğini ortaya koymaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 45. maddesi, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin taşınmazlarının Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait olanların ise tüzel kişilikleri adına tapuda tescil edilmesini öngörmektedir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesi, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, belirli taşınmazların maliyet ve rayiç bedeli tespit edilemediğinden iz bedeli üzerinden kaydedilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Yönetmelik gereği, taşınmazların rayiç değerinin, yönetiminde bulunan kamu idaresince belirlenmesi gerekmektedir. Ancak yapılan incelemeler, TSE’ye tahsisli taşınmazların çoğunun iz bedeli ile kaydedildiğini göstermektedir. Muhasebe açısından, bir varlığın kayda alınması yeterli olmayıp, gerçeğe uygun değer üzerinden kaydedilmesi esastır. TSE’ye tahsis edilen bazı taşınmazların yalnızca bir kısmının tahsis edilmesi nedeniyle rayiç bedelinin belirlenemediği belirtilmiştir. Bu durum, taşınmazların kaydına ilişkin mevzuat hükümleri doğrultusunda rayiç bedelinin belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır. |
BULGU: Tahsisli Taşınmazların İz Bedeli ile Takip Edilmesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
TSE’ye tahsis edilmiş taşınmazların bir kısmının iz bedeli ile takip edildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 45’inci maddesinde genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazların ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunacağı hüküm altına alınmıştır. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve kontrol işlemleri” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında;
Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlar maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenler ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınır. Ancak;
a) Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlardan maliyet ve rayiç bedeli belirlenemeyen taşınmazlar,
b) Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazlardan sadece ekonomik olarak değerlendirmeye konu olanlar ile kamusal ihtiyaçlarda kullanılan taşınmazlar,
ç) Ek 1’deki Kayıt Planının “Orta Malları” başlığı altında yer alan taşınmazlar,
ç) Ek 1’deki Kayıt Planının “Genel Hizmet Alanları” başlığı altında yer alan taşınmazlar,
d) Bakanlık tarafından iz bedeli ile takip edilmesine karar verilen taşınmazlar, iz bedeli üzerinden kayıtlara alınır.” hükmü bulunmaktadır.
Adı geçen Yönetmelik’in 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında taşınmazların rayiç değerinin; maliki kamu idaresince, başka bir kamu idaresinin yönetiminde veya kullanımında olanların ise bu idarelerce tespit edileceği belirtilmektedir.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde iz bedeli, ekonomik ömrünü tamamladığı halde fiilen kullanılmasına devam edilen iktisadi kıymetler ile gerçek değeri tespit edilemeyen veya edilmesi uygun görülmeyen ancak, hesaplarda izlenmesi gereken iktisadi kıymetlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılan ve muhasebe kayıtlarında yer verilen en düşük tutar olarak tanımlanmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, taşınmaz kaydına ilişkin yapılacak işlemlerde, tahsisli taşınmazların rayiç değerinin taşınmazın yönetiminde/kullanımında bulunan Kurum tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Taşınmazların kaydına ilişkin Yönetmelik’te tahsisli taşınmazların rayiç bedelinin belirlenmesi esas alınmıştır. Ancak yapılan incelemede TSE’ye tahsisli taşınmazların büyük kısmının iz bedeli üzerinden takip edildiği görülmektedir. Muhasebede bir varlığın sadece kayda alınması yeterli olmayıp, ilgili varlığın gerçeğe uygun değer üzerinden kayda alınması ve nihayetinde mali tabloların ilgili varlık hesapları yönüyle gerçeği yansıtması esastır.
Kamu idaresi cevabında hizmet binası olarak TSE’ye tahsis edilen taşınmazlardan bazılarında taşınmazın tamamının değil de bir katının veya bir iki odasının tahsis edilmesi nedeniyle rayiç bedelinin tespit edilemediğini belirtmiştir. Taşınmazlarla ilgili cetvellerin incelenmesinden bu durımda bulunan 5 adet hizmet binası bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak yukarıda yer alan mevzuat hükümleri doğrultusunda TSE’ye tahsisli taşınmazların rayiç bedelinin belirlenmesi uygun olacaktır.