ÖZET: Kamu İhale Kurulu, taş kırma cihazı ihalesine ilişkin yapılan itirazen şikayet başvurusunda, davacı şirketin iddialarının teknik bir inceleme gerektirdiğine karar vermiştir. İhale üzerinde kalan firmanın teklif ettiği cihazın, Teknik Şartname’deki kriterleri karşılamadığı yönündeki iddialarının somut ve teknik analiz içerdiği tespit edilmiştir. Özellikle, cihazın şok başlığının hastanın farklı pozisyonlarında nasıl kullanılabileceği konusunda tereddütler olduğu vurgulanmıştır.

Kurul, bu tür iddiaların yeniden bir demonstrasyon işlemine gerek kalmadan, uzman kişiler tarafından cihaza ait kullanım kılavuzunun incelenmesi ile değerlendirilebileceğini belirtmiştir. İdarenin, ihale komisyonu tarafından gerçekleştirilen demonstrasyon işlemlerinde gerekli tetkikleri yapma sorumluluğu bulunduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle, davacı şirketin itirazının reddine ilişkin Kurul kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, telafisi güç zararların doğabileceği gerekçesiyle, ilgili kararın iptal edilmesine yol açmıştır.

Karar no 2018/MK-221
Karar tarihi 21.06.2018
Toplantı No 2018/035
Gündem No 42
Gündem Konusu 2017/437761 İhale Kayıt Numaralı “2 Kalem Eswl (Taşkırma) Cihazı” İhalesi

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı tarafından yapılan 2017/437761 ihale kayıt numaralı “2 Kalem Eswl (Taşkırma) Cihazı” ihalesine ilişkin olarak, Hidromed Medikal Cihazlar ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 14.03.2018 tarihli ve 2018/UM.I-585 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle, Hidromed Medikal Cihazlar ve Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli E:2018/866 sayılı kararında “…Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığınca 10.10.2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “2 Kalem Eswl (Taşkırma) Cihazı” ihalesine katıldığı, ihale kapsamında teklif edilen bedelin yaklaşık maliyetin üzerinde bulunduğundan bahisle teklifinin değerlendirme dışında bırakıldığı, ihale üzerinde bırakılan isteklice teklif edilen ürünün Teknik Şartname’nin 3.2. ve 3.3. maddelerinde belirtilen şartları karşılamadığı, demonstrasyon sürecinin İdari Şartname’nin 7.5.6. maddesine uygun olarak işletilmediği ve böylece istekliye avantaj sağlandığı, ihaleyi yapan idarece yaklaşık maliyetin nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığı bu itibarla idarece yaklaşık maliyetin güncellenerek demonstrasyon için gün verilmesi gerektiği iddialarıyla yapılan itirazen şikayet başvurusunun 14.03.2018 tarihli ve 2018/UM.I-585 sayılı Kurul kararı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan davada, ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından teklif edilen ürünün Teknik Şartnamede belirtilen şartları karşılamadığı iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede;

4734 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 56. maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, itirazen şikâyet başvurusunun incelenmesi aşamasında davalı idarece teknik hususlarla ilgili olarak ihtisas sahibi kamu veya özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilerin görüşüne başvurulması zorunlu olmayıp gerekli hâllerde bu yola gidilebileceği açıktır.

Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, ihale uhdesinde kalan firmanın teklif etmiş olduğu taş kırma cihazının Teknik Şartname’de belirtilen şartları karşılamadığı yönündeki iddiaların somut, ciddi ve teknik analiz içeren iddialar olduğu dikkate alındığında, Teknik Şartname’de yer alan kriterler ile ihale uhdesinde kalan firma tarafından teklif edilen cihaza ait kullanım kılavuzu ve fotoğraflar incelendiğinde, davacı şirket tarafından yöneltilen iddiaların teklif edilen cihaz ait şok başlığının hastanın sırt üstü ve yüzüstü yatışlarında tam alttan, tam üstten ve alt-yandan yaklaşmaya imkân sağlayacak şekilde olduğu noktasında tereddüt oluşturduğu, bu cihaza ait kullanım kılavuzunu kıyaslamak suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekirken, diğer bir anlatımla davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların yeniden bir demonstrasyon işlemine gerek bulunmaksızın uzman kişi ya da kuruluşlar tarafından cihaza ait kullanım kılavuzu üzerinde yapılacak inceleme neticesinde anlaşılabilecek iddialar olması karşısında, sorumluluğun, usulüne uygun olarak ihale komisyonunca Düzce Atatürk Devlet Hastanesi’nde yapılmış demonstrasyon işlemlerinde gerekli tetkikleri yapmakla mükellef olan ihaleyi yapan idareye ait olduğu gerekçesiyle tesis edilen başvurunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup kararın bu kısmının uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağı açıktır.

Öte yandan, davacı şirketin bunun dışındaki iddiaları ile ilgili itirazen şikayet başvurusunun kısmen süre kısmen de esas bakımından reddedilmesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan açık hukuka aykırılık ve idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması şeklindeki her iki koşulun gerçekleşmediği anlaşılmakla bu kısma yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekmektedir.” gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının; davacı şirketin ihale üzerinde bırakılan isteklice teklif edilen ürünün Teknik Şartname’de belirtilen şartları taşımadığı iddiasına yönelik itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin kısmının yürütmesinin durdurulmasına, kalan kısım yönünden ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 14.03.2018 tarihli ve 2018/UM.I-585 sayılı kararının “…ihale üzerinde bırakılan isteklice teklif edilen ürünün Teknik Şartname’nin 3.2. ve 3.3. maddelerinde belirtilen şartları karşılamadığı” iddiasına ilişkin kısmınıniptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin ihale üzerinde bırakılan isteklice teklif edilen ürünün Teknik Şartname’de belirtilen şartları taşımadığı iddiasının esasının yeniden incelenmesine,


Oybirliği ile karar verildi.