|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, tasarruf kısıtlılığı kaldırılmış taşınmazların tecil edilmiş emlak vergilerinin tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılmadığını ortaya koymuştur. Büyükşehir İlçe Belediyesi sınırları içinde bulunan kısıtlı taşınmazlardan satış, istimlak veya hibe yoluyla devredilenlerin, kısıtlamanın sürdüğü dönemde tecil edilen emlak vergilerinin tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının işlem görmediği tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, kısıtlamanın devam ettiği süre boyunca verginin yalnızca 1/10 oranında tahsil edileceğini, kısıtlamanın kaldırılması durumunda ise tüm vergi değerinin ödeneceğini belirtmektedir.
Yönetmelik hükümleri uyarınca, tasarrufu kısıtlanmış taşınmazların satışı veya devri durumunda, kısıtlamanın sürdüğü dönemde tecil edilen vergilerin muaccel hale geleceği vurgulanmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde, bu vergilerin tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin yerine getirilmediği, dolayısıyla idare gelirlerinde bir azalma yaşandığı gözlemlenmiştir. Kamu idaresi, bu duruma ilişkin olarak, kısıtlı taşınmazların tapu kayıtlarını inceleyerek gerekli vergilerin tarh edildiğini ve tahsilat sürecine başlandığını bildirmiştir. Sonuç olarak, tasarrufu kısıtlanmış taşınmazların satış, istimlak veya hibe yoluyla devri halinde, tecil edilen vergilerin tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu süreçlerin eksiksiz bir şekilde yürütülmesi, idare gelirlerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Tasarruf Kısıtlılığı Kaldırılmış Olan Taşınmazların Tecil Edilmiş Emlak Vergilerinin Tahakkuk ve Tahsilat İşlemlerinin Yapılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdare sınırları içerisinde bulunan kısıtlı taşınmazlardan satış, istimlak veya hibe yoluyla ahara devir ve temlik edilenlerin, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen emlak vergilerinden tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının tahakkuk ve tahsil edilmediği görülmüştür.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Ödeme süresi” başlıklı 30’ncu maddesinde kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, kısıtlamanın kaldırılması halinde kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği belirtilmiştir. Maddenin devamında ise kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının muaccel hale geleceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumluluklarının Hazine Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı hususu da düzenlenmiştir.
Bu kapsamda çıkarılan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik’in 1’inci maddesinde Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesi gereğince tasarrufu kısıtlanmış sayılacak bina, arsa ve araziyle kısıtlamayı koyan kamu organlarının görev ve sorumluluklarının bu Yönetmelik hükümlerine göre tespit edileceği açıklanmıştır. Aynı Yönetmelik’in 2’nci maddesinde de imar planlarında resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufunun kısıtlanmış sayıldığı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde tasarrufu kısıtlanmış taşınmazların satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen vergilerden tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının muaccel hale geleceği, bu yüzden bahse konu vergilerin tahakkuk ve tahsilatının yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede İdare sınırları içerisinde bulunan kısıtlı taşınmazlardan satış, istimlak veya hibe yoluyla ahara temlik edilenlerin, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen emlak vergilerinden tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin yerine getirilmediği, böylece idare gelirlerinde azalışa sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında bulgu konusu hususa iştirak edilmiş olup, idari sınırlar içerisinde satış işlemine konu olan kısıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının incelenerek listelendiği, tespit edilen taşınmazlara ilişkin tecil edilmiş emlak vergilerinin zamanaşımı göz önüne bulundurularak tarh edildiği, vergi ve ceza ihbarnamesi düzenlendiği, düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ edilerek tahsilata başlandığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak tasarrufu kısıtlanmış taşınmazların satış, istimlak veya hibe yoluyla ahara devir ve temlik olanlarının, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen vergilerinden tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarına ilişkin gerekli tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin tamamlanması gerekmektedir.