| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre, kamu idaresinin tahsisli kullandığı taşınmazların kayıt işlemleri tamamlanmamış ve iki taşınmaz muhasebe kayıtlarında izlenmemiştir. Mevzuat gereği bu taşınmazların doğru bir şekilde raporlanması ve muhasebeleştirilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak gerekli işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, mali tabloların güvenilirliğini olumsuz etkilemiştir. |
BULGU: Taşınmaz Kayıt İşlemlerinin Tamamlanmaması ve Tahsisli Kullanılan Taşınmazların Varlık Hesaplarında İzlenmemesi
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
İdarenin kullanımında (tahsisli/kullanım izinli) olan taşınmazların kayıt işlemlerinin tamamlanmadığı ve tahsisli kullanılan taşınmazlardan 1 adet depo ile 1 adet sahnenin muhasebe kayıtlarında izlenmediği görülmüştür.
a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mülkiyetinde, yönetiminde veya kullanımında bulunan taşınmazların kaydına ve icmal cetvellerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, 02.10.2006 tarih ve 26307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in Geçici 1’nci maddesine göre bu Yönetmelik’in 5’nci maddesinde belirtilen taşınmaz kayıtlarına ilişkin tüm işlemlerin 31.12 2017 tarihine kadar tamamlanması öngörülmüştür.
18.02.2006 tarih ve 26084 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 5’nci maddesinde; idarenin mülkiyetinde veya kullanımında bulunan taşınır ve taşınmazlara ilişkin icmal cetvellerini düzenlemek strateji geliştirme birimlerinin görevleri arasında sayılmıştır.
Kamu idaresinde 2022 yılı denetiminin başladığı tarih itibariyle anılan Taşınmazların Kaydına ilişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanmadığı görülmüş ve bu yönde işlemlere başlanılması, Genel Müdürlük ve İl Müdürlükleri için Taşınmaz Kayıt ve Kontrolden sorumlu birim ve personellerin görevlendirilmesi, envanter çalışmalarının yapılması, kayıt form ve icmallerin yıl sonu itibariyle tamamlanması gerekliliğinin bildirilmesi üzerine;
Genel Müdürlük ve diğer il müdürlükleri dışında Ankara ve İstanbul İl Müdürlükleri tarafından taşınmaz kayıt ve kontrol personeli görevlendirmesinin yapılmadığı, görevli birim Strateji Daire Başkanlığınca envantere yönelik kayıt formlarının toplanarak yıl sonu itibariyle icmallerinin düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte dosyalama, taşınmazların numaralandırılması ve belgelendirme işlemlerinin tamamlanmadığı, tespit edilmiştir.
b) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Taşınmaz Tahsisi” başlıklı (Değişik: 22/12/2005-5436/4 md.) 47’nci maddesinde yer alan;
“Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz.” hükmü gereği gerek hazine gerekse belediyeler tarafından kamu idaresine bir tanesi 2022 yılında olmak üzere toplam 6 taşınmaz tahsisi yapılmıştır.
Bu doğrultuda tahsis işleminin konusu olan taşınmaz mallar, kamu hizmetinin ifası amacıyla ilgili kamu idaresinin kullanımına bırakıldığından tahsis yapan ve yapılan idarelerin, bu varlıkları tam ve doğru olarak raporlanmasını teminen tahsis işleminin muhasebeleştirmesi gerekmektedir.
10.10.2006 tarih ve 26315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in; 7’nci maddesi ile tahsisli taşınmaza ilişkin giderlerin tahsis yapılan kamu idaresi tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Bu haliyle de tahsisli taşınmazların tahsis bilgisinin muhasebe kayıtlarında ilgili alt kodlar itibariyle izlenmesi, idarenin tahsise konu taşınmazları üzerindeki malî yükümlülükleri açısından anlam kazanmaktadır.
Nitekim bu husus Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin, Maddi duran varlıklar hesap grubuna ilişkin işlemlerin düzenlendiği 170’inci maddesi 3’üncü fıkrasında; “Kamu idaresinin mülkiyetinde olan taşınmazlar, bunlardan diğer kamu idarelerine tahsis edilenler ve kamu idarelerince tahsisli olarak kullanılanlar yardımcı hesaplar itibarıyla izlenir.” şeklinde hüküm altına almış 1, 2, 4 ve 6’ıncı fıkraları ile diğer düzenlemeleri yapılmış ve tahsisli kullanılan varlık bina ise 175 ve 176’ncı maddelerine göre 252 Binalar hesabında, ayrılması gereken amortisman tutarlarının ise Muhasebat Genel Müdürlüğünün Amortisman ve Tükenme Paylarına ilişkin 47 sıra numaralı Genel Tebliği’nin “Tahsisli Taşınmazların Amortisman İşlemleri” başlıklı 7’nci maddesi gereği tahsisli kullanan idare tarafından 257 Birikmiş amortismanlar hesabında, bu hesaplar karşılığında da 500 Net değer hesabında izlenmesi düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmeliğe göre 2022 yılı Merkezi Yönetim Detaylı Hesap Planında; 252 Binalar hesabı itibariyle 03 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar, karşılığı 500 Net Değer Hesabı itibariyle de 12 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar ve 13 Tahsis Edilen Taşınmazlar İçin Ayrılmış Amortisman Tutarı şeklinde ikinci düzey alt kodlara yer verilmiştir.
Yine 27.04.2015 tarih ve 4167 sayılı Muhasebat Genel Müdürlüğü yazısında, herhangi bir taşınmazı tahsis eden ve tahsisli kullanan kurumların muhasebe kayıtlarının nasıl gerçekleştireceğine dair “1.3.Tahsis işleminin muhasebeleştirilmesi” başlığı altında;
“ (…)
Taşınmazın tahsis edildiği kamu idaresi tarafından tahsis işlemine ilişkin belgeler muhasebe birimine verildiğinde; ilgisine göre 250-Arazi ve Arsalar Hesabı, 251-Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı veya 252-Binalar Hesabına (03.Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar) borç, 500-Net Değer Hesabına (12.Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar) alacak; varsa taşınmaza ilişkin amortisman tutarları 500-Net Değer Hesabına (13.Tahsis Edilen Taşınmazlar İçin Ayrılmış Amortisman Tutarı) borç, 257-Birikmiş Amortismanlar Hesabına alacak kaydedilecektir. Bu kayıtlar taşınmazı tahsisli olarak kullanan idarenin taşınmaza ilişkin harcamalarını muhasebeleştiren ilgili muhasebe birimlerince yapılacaktır.” şeklinde açıklama yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazların yönetimi ve kontrolü için muhasebenin temel kavramlarından olan tam açıklama kavramı gereği idarelerce tahsis edilen ve tahsisli kullanılan taşınmazlarla ilgili farklı bir kayıt düzeninin bulunduğu ve bu durumdaki taşınmazlarla ilgili yapılacak kayıtların da buna uygun olarak tutulması ve varlıklarının gerçek durumunun mali tablolarda yer almasının sağlanması gerekmektedir.
Yapılan incelemede; diğer kamu idarelerince İdareye tahsisli kullandırılan Ankara Macunköyde bulunan Sahne (Leyla Gencer) ve Depo olmak üzere 2 adet binanın muhasebe kayıtlarında izlenmediği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi tarafından bulgunun a) fıkrasında konu edilen ve mevzuat gereği yapılması gereken zorunlu taşınmaz kayıt ve envanter işlemlerinin tamamlanmaması hususuna yönelik olarak her hangi bir cevap verilmemiş olup b) fıkrası ile igili olarak ise Ankara İl Müdürlüğünce idari bina ve depoya ilişkin olarak 2023 yılında ilgili muhasebeleştirme işlemlerinin yapıldığı, Leyla Gencer Sahnesinin ise Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 12/01/2023 tarih ve 5501884 sayılı yazı ile Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiği belirtilmiş ancak işlemlere ilişkin kanıtlayıcı belgeler gönderilmemiştir. Kaldı ki 2023 yılında yapılan taşınmaz tahsis iptali ile eksik taşınmaz tahsis muhasebe kaydının 2022 yılı Bilançosunda oluşan hatayı düzeltici bir etkisi bulunmamaktadır.
Tahsisli kullanılan taşınmazların idari envanter ve kayıt işlemlerinin tamamlanmaması ve tarafımızca tespiti yapılan iki adet tahsisli taşınmazın muhasebeleştirilmemesi sonucunda, 2022 yılı Bilançosunda, 252.03 Binalar Hesabı, 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabı, 500./12/13 Net Değer Hesabı itibariyle varlıkların tahsis yapılan idarelerce belirlenmesi gereken gerçeğe uygun değerleri (rayiç değer) toplamı kadar hataya dolayısıyla mali tablonun doğru ve güvenilir bilgi sunmamasına neden olunmuştur.