|
ÖZET: Taşınmaz kayıt ve değer tespit işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmediği, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri kapsamındaki incelemelerde, taşınmazların envanter ve kayıt çalışmalarının tamamlanmadığı, dolayısıyla taşınmaz listelerinin oluşturulmadığı tespit edilmiştir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği çerçevesinde, taşınmazların kaydı ve değer tespitinin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak yapılan denetimlerde, idarenin taşınmaz envanterine dair belgelerinin eksik olduğu görülmüştür.
Ayrıca, genel hizmet alanlarının iz bedeli ile muhasebeleştirilmesi gerektiği halde, bu varlıkların rayiç bedelleri üzerinden kaydedildiği anlaşılmıştır. İlgili yönetmelik, genel hizmet alanlarının iz bedeli ile takip edilmesini zorunlu kılarken, bu durum bilanço hesaplarında hatalı gösterimlere yol açmıştır. Denetim sonuçlarına göre, taşınmazların cins tashih işlemlerinin de yapılmadığı ve mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtları arasında uyumsuzluklar bulunduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, taşınmaz kayıt ve yönetim süreçlerinin mevzuata uygun hale getirilmesi için envanter çalışmalarının tamamlanması, gerekli cetvel ve formların düzenlenmesi ile değerleme işlemlerinin gerçekleştirilmesi kritik öneme sahiptir. Bu adımlar, taşınmazların mali tablolarda doğru bir şekilde yansıtılmasını sağlayacaktır. |
BULGU: Taşınmaz Kayıt ve Değer Tespit İşlemlerinin Mevzuata Uygun Yürütülmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
a-Taşınmazlara İlişkin Envanter ve Değer Tespit Çalışmalarının Tamamlanmamış Olması
Kamu İdaresinin taşınmaz yönetiminin; Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yürütülmediği, taşınmazların envanter ve kayıt çalışmalarının tamamlanmadığı ve taşınmaz listelerinin hazırlanmadığı tespit edilmiştir.
Taşınmazların yönetimi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 44, 45, 47 ve 60’ıncı maddeleri ile düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanun kapsamında olan kurum ve kuruluşların mülkiyetinde, yönetiminde ve kullanımında bulunan taşınmazların kaydına ve icmallerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere bu Kanun’un 44, 45 ve 60’ıncı maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 101’inci maddesine dayanılarak hazırlanan “Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik” 13.09.2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuştur.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve Kontrol İşlemleri” başlıklı 5’inci maddesine göre kamu idareleri, mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilen ve elden çıkarılan taşınmazlarını, miktar ve değer olarak takip etmek amacıyla kayıt altına alacaklardır. Taşınmazların hangi değerler üzerinden kayıt altına alınacağı ise yine 5’inci maddede açıklanmış olup buna göre tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değeri üzerinden kayıtlara alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in Geçici 1’inci maddesinde; ilgili Yönetmelik’in 5’inci maddesine göre yapılması gereken işlemlerin 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanacağı belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 187’nci maddesinde de, taşınmazlar hakkında Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, bu maddede belirtilen esaslara göre işlem yapılacağı belirtildikten sonra, Yönetmelik’in 188 ile 193’üncü maddeleri arasında taşınmaz varlıklara ilişkin işlemler muhasebe ilkeleri doğrultusunda açıklanmıştır.
Buna göre, taşınmaz elde edildiğinde maliyet bedeli üzerinden ilgili duran varlık hesabına borç kaydedilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; 31.12.2017 tarihine kadar tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden veya bu bedel belirlenemiyorsa rayiç değer üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir.
Yapılan incelemede idare mizanında 250 Arazi ve Arsalar Hesabında 6.672.900,46 TL, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabında 42.302.690,38 TL, 252 Binalar Hesabında 46.462.159,07 TL kayıt bulunmakta olduğu görülmüştür. Denetim sırasında bu kayıtların hangi taşınmazları kapsadığı sorulmuş; ancak idarede değer tespit çalışmalarına ilişkin belge bulunmadığı öğrenilmiştir. Dolayısıyla idarenin taşınmazların envanter ve değer tespit çalışmalarını tamamlandığı söylemek mümkün görülememektedir.
Diğer taraftan Yönetmelik’in 7’nci maddesi uyarınca kamu idaresinin mülkiyet ve tasarrufunda bulunan taşınmazları tasnif ederek taşınmaz form ve cetvellerini düzenlemesi gerekmektedir. Buna göre; tapuya kayıtlı olan taşınmazlar, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar, orta malları, genel hizmet alanları, sınırlı ayni haklar ile kişisel haklar ayrı cetvel veya formlarda gösterilmelidir. Ancak, denetim çalışmaları sırasında anılan formların düzenlenmediği görülmüştür.
Yönetmelik’e uygun olarak değerleme ve kayıt çalışmalarının yapılmaması sonucunda; 2024 yılı bilançosunda 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı ve Yer Üstü Düzenleri Hesabı ile 252 Binalar Hesabının ve ayrıca 251 Yeraltı ve Yer Üstü Düzenleri Hesabı ile 252 Binalar Hesabı’na kayıtlı varlıklar amortismana tabi olduğu için 257 Birikmiş Amortisman kayıtlarının da doğru bilgi içermediği değerlendirilmektedir.
Kamu İdaresi cevabında taşınmazların envanter çalışmalarının devam ettiği bildirilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıdaki mevzuat hükümlerine uygun olarak taşınmaz kayıt ve yönetiminin gerçekleştirilmesi için taşınmaz envanterinin sağlıklı şekilde tespit edilmesi, ilgili cetvel ve formların düzenlenmesi, değerleme işlemlerinin yapılması ve bunun sonucunda taşınmazların mali tablolarda doğru olarak gösterilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.
b-Genel Hizmet Alanlarının İz Bedeliyle Muhasebeleştirilmemesi
İdarenin genel hizmet alanı kapsamındaki varlıklarını iz bedeli ile muhasebe kayıtlarına alması gerekirken söz konusu varlıkları rayiç bedelleri ile muhasebe kayıtlarına aldığı görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve kontrol işlemleri” başlıklı 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasında; Yönetmelik’e ekli Ek 1’deki kayıt planının “Tapuda kayıtlı olan taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı belirtilmiştir. İlgili maddenin devamında ise bu hususa ilişkin istisnalar sayılmış ve aynı maddenin 2’nci fıkrasının (ç) bendinde açıklandığı üzere; Ek 1’deki Kayıt Planının “Genel Hizmet Alanları” başlığı altında sayılan taşınmazların iz bedeli üzerinden takip edileceği belirtilmiştir.
Belediyeye ait 2024 yılı kesin mizanının incelenmesi neticesinde; genel hizmet alanı olan pazar yeri ve parklar ve yeşil alanların ilişkili hesap kodlarına rayiç bedel üzerinden kayıtlara alındığı anlaşılmıştır. İlgili varlıklar ve kayıt değerleri aşağıda tabloda gösterilmektedir:
Tablo 8: İz Bedeliyle Muhasebeleştirilmesi Gereken Genel Hizmet Alanları
| S. No: | Hesap Kodu: | Hesap Adı: | Rayiç Bedeli: |
| 251.01.20.02 | Parklar ve yeşil alanlar | 1.483.198,20 TL | |
| 251.03.20.06 | Pazar yeri | 11.539.019,94 TL |
Sonuç olarak, İdarenin muhasebe kayıtlarında iz bedeliyle takip edilmesi gereken genel hizmet alanlarının rayiç bedel kullanılarak kayıt altına alınması sonucunda ilgili varlıkların bilanço hesaplarında hatalı gösterilmesine sebep olunduğu değerlendirilmektedir.
c-Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmaması
Kamu İdaresine tahsisli taşınmazlardan, tapu kaydı ile mevcut kullanım şekli farklılık gösteren taşınmazlar olmasına rağmen cins tashih işlemlerinin yapılmadığı görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde cins tashihi, binalar, arazi ve arsalar ile yer altı ve yer üstü düzenlerinin mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının farklılık göstermesi durumunda tapu kayıtlarının mevcut kullanım şekli dikkate alınarak düzeltilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmelik’in “Cins Tashihlerinin Yapılması” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında kamu idarelerinin; mülkiyetlerinde, yönetimlerinde ve kullanımlarında bulunan taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması durumunda, tapu kayıtlarında cins tashihinin yapılması için gerekli işlemleri yapacağı düzenlenmiştir.
Kamu İdaresine tahsisli taşınmazların tapuda kayıtlı hali ile mevcut fiili durumlarının karşılaştırmasına ilişkin yapılan denetimde 29 adet varlığın niteliğinin tapu kayıtlarıyla uyumlu olmadığı görülmüştür.
Sonuç olarak, mevzuat hükümleri uyarınca, tapuda kayıtlı taşınmazların kullanım şekilleri ile tapu bilgilerinin uyumlu hale getirilmesi amacıyla cins tashihlerinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.