|
ÖZET: Taşınmaz mal yönetiminde yaşanan sorunlar, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında belirgin bir şekilde ortaya konmuştur. İlçe belediyesine ait taşınmazların büyük bir kısmı, belediye tarafından bilinmemekte ve bazıları izinsiz olarak işgal edilmektedir. Kira borçlarını ödemeyenler hakkında hukuki süreçler başlatılmamış, taşınmazların kayıt altına alınması ve cins tashih işlemleri tamamlanmamıştır. 5018 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, kamu kaynaklarının yönetiminden sorumlu olanlar, bu kaynakların etkili ve hukuka uygun bir şekilde kullanılmasından yükümlüdür.
Belediye başkanı, taşınmazların yönetiminden sorumlu olup, bu sorumluluk harcama yetkilileri ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirilmektedir. Taşınmazların edinimi, satışı ve devri gibi işlemler, 5393 sayılı Kanun ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak, denetim sonucunda, belediyeye ait taşınmazların çoğunun kaydı yapılmamış ve işgal altında bulunan taşınmazlar için gerekli hukuki işlemler gerçekleştirilmemiştir. Bu sorunların çözümü için, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak cetvel ve formların düzenlenmesi, düzenli envanter çalışmaları yapılması ve cins tashihlerinin gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, kira borçlarını ödemeyenler hakkında hukuki süreçlerin başlatılması ve kiralama sözleşmelerinin gerekliliklerinin yerine getirilmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: Taşınmaz Mal Yönetiminin Sağlıklı Olmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Kuruma ait taşınmazların tamamının Belediye tarafından bilinmediği, bunların bir kısmının üzerinde ev yapılmak suretiyle işgal edildiği, kira borcunu ödemeyenler hakkında hukuksal süreçlerin tamamının yerine getirilmediği, taşınmazların kayıt altına alınmasına yönelik işlemlerin tamamlanmadığı ve tapu kayıtlarındaki cinsi ile fiili kullanımlarının farklı olabildiği tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde göre, “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
Belediyelerde hesap verme sorumluluğunun en başında üst yönetici konumundaki belediye başkanı bulunmakta olup, bu sorumluluğun gerekleri harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirilmektedir.
Kanun’un 3’üncü maddesine göre, kamu kaynakları “Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler” şeklinde tanımlanmaktadır.
Kamu kaynağı niteliğindeki taşınmaz malların edinimi, satışı, tahsisi ve devri gibi konulara ait genel hükümler, 5018 Sayılı Kanun’un üçüncü kısmında yer almaktadır.
Taşınmaz mallarla ilgili mahalli idareler özelindeki yetki ve imtiyazlar, 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin h bendinde “Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda Belediye Meclisi, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar verebilmektedir. Belediye Encümeni; taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamakla yükümlü olup, süresi üç yılı geçmemek üzere taşınmaz mal kiralamasına karar verebilmektedir. Belediye Başkanı ise bir bütün olarak Belediyenin taşınmaz mallarını idare etmekle sorumludur.
Söz konusu sorumlulukların yerine getirilmesi konusunda çeşitli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan biri, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’tir.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’e göre kamu idareleri, tapuda kayıtlı olan, olmayan taşınmazlarını mevzuatta belirtilen şekillerle kayıt altına almalı, bunlarla ilgili icmaller düzenlemeli, adına tapuda tescilli taşınmazlarını kontrol etmeli, cins tashihlerinin fiili kullanımlarına uygun şekilde yapmalı, işgal altına olan taşınmazlarla ilgili ecrimisil ve tahliye süreçlerini işletmelidir. Bu şekilde bir sürecin işletilmesi halinde, kamu idareleri öncelikle kendi adlarına kayıtlı taşınmazları bilmekte, bunların fiili kullanımlarını takip edebilmekte, kiraya vereceği, satışa konu edeceği ya da tahsis işlemine konu taşınmazlarla ilgili işlemleri daha etkin yönetebilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde; devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği ayrıca işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümler doğrultusunda yerinde yapılan denetimde; Belediyenin taşınmaz mallarını yönetim süreçleri incelenmiş, tespitler aşağıda sıralanmıştır:
Tapu kayıtlarında Belediye adına kayıtlı olan taşınmazların büyük bir bölümü Belediye tarafından bilinmemektedir. Denetim üzerine 843 adet taşınmaz mal varlığından haberdar olunmuş ve bunlar muhasebe kayıtlarına alınmıştır.
Denetim üzerine Belediyeye ait taşınmazların fiili durumdaki kullanımları ile ilgili envanter çalışması başlatılmış, 117 adet taşınmaz üzerinde genellikle ev şeklinde yapılar bulunduğu ve dolayısıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından bunların çok uzun yıllar boyunca işgal edildiği tespit edilmiştir.
Taşınmazların tapu kayıtlarında görünen cinsi ile fiili kullanımı arasında farklılıklar bulunmakta olup, cins tashihi işlemleri tamamlanmamıştır. Örneğin cinsi arsa olan taşınmazın üzerinde konut ya da okul bulunabilmektedir.
Taşınmaz malların kaydına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun hareket edilmemiş, bu yöndeki çalışmalar tamamlanmamış, cetveller, formlar oluşturulmamıştır.
Geçmiş yıllarda Belediye envanterine alınan taşınmazların bazılarının değer tespiti tam olarak yapılmamış, değeri belirlenenlerde ise muhasebeye kaydedilen rakamlar izleyen yıllarda yeniden değerlemeye tabi tutulmamıştır. Bu durum mali tablolarda yer alan rakamların gerçek durumu yansıtmamasına sebep olmaktadır.
Belediyeden taşınmaz kiralaması yapmış 85 kiracının 31.12.2024 tarihi itibariyle gecikme bedeli dahil toplam 5.238.568,35 TL borcu bulunmaktadır. Bunların büyük çoğunluğuna ödeme emri gönderilmiş olup, devamında başka bir hukuksal işlem yapılmamıştır.
Kamu idaresi tarafından verilen cevapta, Taşınır Mal Yönetmeliği Programı temin edildiği ve kayıtlar yapılarak düzenli şekilde muhasebe kayıtlarına alındığı ifade edilmiştir. Ancak bulgu içeriği taşınırlarla değil taşınmaz mallarla ilgilidir. Bu bakımdan Kurum tarafından verilen cevabın bulgu ile ilgisi bulunmamaktadır.
Bulguda yer alan sorunların giderilmesi ile ilgili aşağıdaki önerilerin uygulanabileceği değerlendirilmektedir:
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre cetvel ve formlar düzenlenmeli, numaralandırma gibi işlemler tamamlanmalıdır.
Taşınmaz mallarla ilgili belirli periyotlarda envanter çalışması yapılmalı, yerinde incelemelerle fiili durumları kontrol altında tutulmalıdır.
Taşınmazların fiili kullanımlarına göre, cins tashihleri yapılmalı, günümüz koşullarına uygun değer tespitleri yapılarak muhasebe kayıtları düzeltilmelidir.
İdarenin bilgisi dışında işgalci durumunda bulunanlarla ilgili hukuksal süreçler yerine getirilmelidir.
Kira borcunu ödemeyenler hakkında hukuksal süreçlerin tamamı yerine getirilmeli, kiralama sözleşmelerinde “yer alan bir yıl içinde iki defa kira bedelinin ödenmemesi halinde Belediye ayrıca yazılı ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshetmekte tek taraflı olarak yetkilidir.” hükmü hayata geçirilmelidir.