|
ÖZET: Kamu idaresinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde gerçekleştirdiği taşınmaz satışlarında, ilgili taşınmazların kayıtlı değerleri yerine satış bedellerinin kullanılarak kayıtlardan çıkarıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, taşınmazların kayıtlı değeri ile satış bedeli arasındaki olumlu farkın gelir olarak kaydedilmemesine yol açmıştır. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, maddi duran varlıkların net değerinin hesaplanması ve bu varlıkların satışında oluşan farkların muhasebeleştirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Yönetmelikte, taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden kayıtlardan çıkarılması gerektiği ve arsa ile arazilerdeki olumlu veya olumsuz farkların gelir veya gider hesaplarına kaydedilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, satış bedellerinin ilgili hesaplara kaydedilmesi gerektiği de ifade edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, taşınmazların kayıtlı değerleri yerine satış bedelleriyle kayıtlardan çıkarılması ve bu süreçte oluşan farkların doğru şekilde muhasebeleştirilmemesi, mali tablolarda gelirlerin eksik görünmesine neden olmuştur. Sonuç olarak, kamu idaresinin taşınmaz satışlarında, satış bedeli yerine kayıtlı değerlerin kullanılması ve oluşan farkların uygun hesaplara kaydedilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu durumun düzeltilmesi, mali tabloların doğruluğunu artıracak ve gelirlerin doğru bir şekilde yansıtılmasını sağlayacaktır. |
BULGU: Taşınmaz Satışlarında İlgili Taşınmazın Kayıtlı Değeri Yerine Satış Bedeli Kullanılarak Kayıtlardan Çıkarılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Kamu idaresi tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre satışı yapılan taşınmazların, kayıtlı değeri yerine satış değeriyle kayıtlardan çıkarıldığı ve bunun sonucunda taşınmazın kayıtlı değeriyle satış bedeli arasındaki olumlu farkın gelir kaydedilmediği görülmüştür.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin maddi duran varlıklar hesap grubuna ilişkin işlemleri açıklayan 170’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; amortisman ve değer düşüklüğü karşılığı ayrılmış olan maddi duran varlıkların, kayıtlı değeri üzerinden ayrılmış amortismanlar ile değer düşüklüğü karşılığı düşüldükten sonra kalan tutarın varlığın net değeri olduğu, söz konusu varlıkların amortismana tabi olanlarında net değeri ile satış bedeli arasında fark olması durumunda, diğerlerinde ise kayıtlı değeri ile satış bedeli arasında fark olması durumunda, oluşan olumlu veya olumsuz farkın, ilgisine göre faaliyet gelir veya gider hesaplarının değer ve miktar değişimleri yardımcı hesaplarına kaydedilerek muhasebeleştirileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Yönetmeliğin, 250 Arsa ve Araziler Hesabının işleyişini düzenleyen 172’nci, 251 Yer altı ve Yerüstü Düzenleri Hesabının işleyişini düzenleyen 174’üncü ve 252 Binalar hesabının işleyişini düzenleyen 176’ncı maddelerinde; satılan taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden kayıtlardan çıkarılması; arsa ve araziler için kayıtlı bedel ile satış bedeli arasındaki olumlu/olumsuz farkların 600 Gelirler/630 Giderler hesaplarına, diğer maddi duran varlıklar için satış bedeli ile net değeri arasındaki olumlu / olumsuz farkların 600/630 hesaplarına kaydedilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, satış bedellerinin ilgisine göre 100 Kasa veya 102 Bankalar hesabına ya da ilgili diğer hesaplara kaydedileceği ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, satışı yapılan taşınmazların kayıtlı değeri yerine satış değeriyle kayıtlardan çıkarıldığı ve taşınmazın kayıtlı değeriyle satış bedeli arasındaki olumlu farkın gelir kaydedilmediği, bunun sonucunda mali tablolarda 600 Gelirler Hesabının olması gerekenden daha düşük göründüğü tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; kamu idaresi tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre satışı yapılan taşınmazların, satış bedeli yerine kayıtlı değeriyle kayıtlardan çıkarılması ve taşınmazın kayıtlı değeriyle satış bedeli arasındaki olumlu/olumsuz farkın gelir/gider hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir.