|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, kamu idaresine ait taşınmazların kayıt işlemlerinde emlak vergi değerinin esas alındığını ortaya koymuştur. İlgili yönetmelik gereğince, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, değerleme çalışmaları tamamlanmadan önce, taşınmazların emlak vergi değeri üzerinden kaydedilmesine izin verilmiştir. Bu durum, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra geçerliliğini yitirmiştir; dolayısıyla, idarelerin taşınmazlarının gerçek değerlerini belirlemeleri gerekmektedir.
Denetim sonuçlarına göre, kamu idaresinin mülkiyetindeki bina, yol, arsa ve arazilerin emlak vergi değeri ile kaydedilmeye devam ettiği tespit edilmiştir. Bu uygulama, taşınmaz değerlerinin gerçeği yansıtmadığına ve mali tabloların güvenilirliğinin zayıfladığına işaret etmektedir. Emlak vergi değeri, genellikle asgari ölçütlere dayandığı için, gerçek piyasa değerinin altında kalmaktadır. Sonuç olarak, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerlerinin belirlenmesi, idarenin taşınmaz envanteri ve mali tablolarının doğruluğunu sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu değerlerin doğru bir şekilde tespit edilmesi, taşınmaz yönetiminde şeffaflık ve etkinlik sağlanmasına katkıda bulunacaktır. |
BULGU: Taşınmazların Emlak Vergi Değeri Esas Alınarak Kayıtlara Alınması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresinin mülkiyetinde olan taşınmazların, maliyet bedeli veya rayiç değer yerine emlak vergi değeri üzerinden kaydedildiği görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve Kontrol İşlemleri” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında; Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı, maliyet bedeli ve rayiç değeri belirlenemeyenlerin ise iz bedeli üzerinden kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir.
Aynı Yönetmelik’in “Mevcut Taşınmazların Kaydına İlişkin İşlemler” başlıklı Geçici 1’inci maddesinde ise; Yönetmelik’in 5’inci maddesine göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazların, değerleme çalışmaları tamamlanıncaya kadar emlak vergi değeri üzerinden kayıtlara alınabileceği, bu değerleme işlemlerinin ise 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; idarelerin, tapuda kayıtlı olan taşınmazlarından maliyet bedeli ve rayiç değeri belirlenemeyenlerin 31.12.2017 tarihine kadar emlak vergi değeri üzerinden kayıtlara alabileceği ancak bu tarihten sonra emlak vergi değerinin, değerleme ölçütü olarak kullanılamayacağı, idarelerin taşınmazlarına ilişkin maliyet bedeli veya rayiç değerlerini tespit etmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
İdarenin “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar Formu”nun incelenmesi sonucunda; bina, yol, arsa ve arazi gibi idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, emlak vergi değeri ile izlenmeye devam edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, taşınmaz değerlerinin gerçeğe uygun olmamasına, mali tablolarda doğru ve güvenilir bilgi sunulmamasına ve taşınmaz yönetiminde saydamlığın ve etkinliğin sağlanamamasına yol açmaktadır. Zira emlak vergi değeri genel anlamıyla asgari ölçülere göre tespit edilen ve emlak vergisi matrahını oluşturan değer olup gerçeğe uygun değerin ya da piyasadaki rayiç değerin çok altındadır.
İdarenin taşınmaz envanteri ve mali tablolarında yer alan taşınmaz hesaplarının gerçek durumu yansıtması için taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerlerinin tespit edilmesi gerekmektedir.