ÖZET: Üniversitenin mülkiyetindeki taşınmazların, ihale yapılmaksızın üçüncü şahıslara kullanımına sunulması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1. maddesi, özel bütçeli idarelerin kira ve gayri ayni hak tesis işlemlerinin bu kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmesi gerektiğini belirtmektedir. Kanun’un 2. maddesi, ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğunu vurgularken, 36. maddesi kapalı teklif usulünün temel ihale yöntemi olduğunu ifade etmektedir.

Yapılan incelemeler sonucunda, üniversitenin iki arazisini, herhangi bir ilan veya ihale süreci olmaksızın, şartlı bağış karşılığında iki farklı şirkete devrettiği ortaya çıkmıştır. Ancak, 2886 sayılı Kanun hükümleri gereği, üniversitelerin taşınmazlarını ihale yapmadan üçüncü kişilere bırakması hukuken mümkün değildir. Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri bağış sözleşmelerinin tanımını yaparken, üniversite ile şirket arasında yapılan işlemin de bağış kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Kamu İdaresi, Hukuk Müşavirliği tarafından inceleme sürecinin başlatıldığını ve sonuçlarına göre gerekli işlemlerin yapılacağını belirtmiştir. Ayrıca, mevcut protokolün iptali ve taşınmazın 2886 sayılı Kanun çerçevesinde kiralanması için yasal süreçlerin başlatıldığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, idarenin kiralama işlemlerini mevzuata uygun olarak gerçekleştirmesi ve hukuki süreçleri başlatması gerekmektedir.

BULGU: Taşınmazların İhale Yapılmaksızın Üçüncü Kişilere Protokol Kapsamında Kullandırılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların ihale yapılmaksızın üçüncü kişilerin kullanımına bırakıldığı tespit edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1’inci maddesinde özel bütçeleri idarelerin kira, gayri ayni hak tesisi gibi işlemlerinin de bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmiştir. Yine aynı Kanun’un “İlkeler” başlıklı 2’nci maddesinde, bu Kanun’un yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde ve uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 35’inci maddesinde ise ihale usullerinin neler olduğu sayıldıktan sonra 36’ncı maddesinde kapalı teklif usulünün esas ihale usulü olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Kanun kapsamında yer alan idarelerin kiralama ve gayri ayni hak tesisi gibi işlemlerini 2886 sayılı Kanun’da belirtilen ihale usulleri ile açıklık ve rekabetin sağlandığı bir ortamda yapmaları zorunludur.

İdare taşınmazlarına ilişkin olarak yapılan incelemede; Üniversitenin iki adet arazisini, herhangi bir ilan ve ihale yapmaksızın 2886 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak şartlı bağış karşılığında iki farklı şirkete bıraktığı görülmüştür.

Ancak yukarıda yer verilen 2886 sayılı Kanun hükümleri gereği, üniversitelerin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ihale yapmaksızın üçüncü kişilerin kullanımına şartlı bağış karşılığı olarak bırakması hukuken mümkün değildir.

Diğer yandan, bağış sözleşmelerinin kapsamı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 285 ilâ 298’inci maddelerinde düzenlenmiş olup Kanun’un 285’inci maddesinde bağış sözleşmeleri bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, Üniversite ile şirket arasında yapılan ve şirketin üniversitenin taşınmazı kullanması karşılığı yapmış olduğu ödemenin de hukuken bağış kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Kamu İdaresi cevabında, Hukuk Müşavirliğince inceleme süreci başlatıldığı, inceleme sonucuna göre gerekli işlemlerin gecikmeksizin tesis edileceği, ayrıca bulguda bahsedilen alanla ilgili firma ile gerekli görüşmelerin yapıldığı, mevcut protokolün iptali ve taşınmazın 2886 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kiralanmasına yönelik yasal süreç başlatıldığı ifade edilmiştir.

Bu itibarla, idarenin 2886 sayılı Kanun kapsamına giren kiralama işlemlerini Kanun’da belirtilen ihale usullerinden biriyle yapması, mevzuata aykırı olarak tesis edilen kiralama işlemi ile ilgili olarak hukuk kapsamında gerekli süreçleri başlatması gerekmektedir.