ÖZET: Tecil edilmiş Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçları nedeniyle oluşan vade farkı tutarlarının muhasebe kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir. 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde, vadesi geçmiş SGK borçları 36 taksitte ödenmek üzere tecil edilmiştir. Bu süreçte, toplam 2.837.375.331,78 TL tutarında tecil faizi hesaplanmış, ancak bu tutar için gerekli muhasebe kaydı gerçekleştirilmemiştir. Bunun sonucunda, 2024 yılına ait 25.946.870,53 TL tutarında gider kaydı yapılmamış ve bu durum bilançoda hatalara yol açmıştır.

Şirket, SGK borçlarına ilişkin yapılandırma başvurularının Ekim 2024 itibarıyla kabul edildiğini, ancak ödeme tablolarının SGK tarafından geç teslim edildiğini belirtmiştir. Ayrıca, tecil faizi hesaplamalarının değişkenlik göstermesi nedeniyle muhasebe kayıtlarında tutarsızlıkların önlenmesi amacıyla tahakkuk işlemlerinin yapılmadığı ifade edilmiştir. Ancak, denetim sırasında yeni borç tutarlarına dair bilgi sunulmamış olması, bu açıklamaların yeterli olmadığına işaret etmektedir.

Sonuç olarak, tecil nedeniyle oluşan faiz tutarlarının muhasebe kayıtlarının yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, şirketin mali durumunu daha şeffaf hale getirecek ve denetim süreçlerinde karşılaşılabilecek sorunları minimize edecektir.

BULGU: Tecil Edilmiş SGK Borcu Nedeniyle Tahakkuk Eden Vade Farkı Tutarının Tahakkuk Kaydının Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Vadesi geçmiş Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında Tecil edilmesi nedeniyle tahakkuk eden tecil faizi tutarının tahakkuk kaydının yapılmadığı görülmüştür.

(1) Sıra Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde gelecek aylarda/yıllarda ödemesi yapılacak ve kesinlikle belgeye dayalı gider tahakkuklarının izlenmesi için 381-Gider Tahakkukları ve 481-Gider Tahakkukları hesaplarının kullanılacağı açıklanmıştır. 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tecil” başlıklı 48’inci maddesine göre Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil edilebilmektedir.

Şirketin 4.606.389.863,26 TL vadesi geçmiş SGK borcunun 6183 sayılı Kanun kapsamında 36 taksitle ödenmek üzere tecil ettirildiği, tecil sonucunda hesaplanan toplam 2.837.375.331,78 TL tecil faizine ilişkin muhasebe kaydı yapılmadan taksit ödeme gününde taksit tutarı kadar gider kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirilmektedir. Tecil nedeniyle tahakkuk eden toplam 2.713.061.335,67 TL tecil faizi tutarından 2024 yılına isabet eden 25.946.870,53 TL’nin 381 Gider Tahakkukları Hesabına, 2024 Yılından Sonra Ödenecek 2.687.114.465,14 TL’nin ise 481 Gider Tahakkukları Hesabına tahakkuk kayıtlarının yapılmaması bilançoda hataya yol açmaktadır.

Şirket cevabında özetle, SGK borçlarına ait yapılandırma başvurularının Ekim 2024 tarihi itibariyle kabul edildiği, ancak ödeme tablolarının SGK tarafından geç teslim edildiği, Eylül 2024 ve Ekim 2024 aylarına ait SGK pirim borçlarının ana yapılandırmaya ilave edildiği bu sebeple yapılandırma tablosunun revize edildiği, tecil faizi hesaplamalarının değişkenlik göstermesi sebebiyle ödeme günlerinde SGK ile görüşmeler sağlanarak işlem gerçekleştirildiği, muhasebe kayıtlarında oluşabilecek tutarsızlıkların önüne geçilmesi amacıyla önceden tahakkuk işlemi yapılmadığı ifade edilmiştir.

Şirket tarafından SGK pirim borç tutarlarına ilişkin ödeme tablolarında değişiklik olduğu ifade edilmiş ise de gerek denetimler esnasında gerek şirket cevabında yeni borç tutarlarına ilişkin bilgiler sunulmamıştır. Dolayısıyla bulguya Ocak 2025 tarihi itibariyle Şirket tarafından sunulan tutarlar esas alınmıştır. Şirket cevabında tecil faizi hesaplamalarının değişkenlik göstermesi nedeniyle tahakkuk kayıtlarının yapılmadığı iddiasının kabul edilebilir bir yönü bulunmamaktadır. Cevapta belirtilen hususlara ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar yeterli olup ilave açıklama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

Tecil sonucu tahakkuk eden tecil faizi tutarlarının tahakkuk kayıtlarının yapılması gerekmektedir.