ÖZET: 2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tecil ve taksitlendirme işlemlerinin muhasebe kayıtlarına tam olarak yansıtılmadığı ve alınması gereken teminatların eksik kaydedildiği tespit edilmiştir. Bu durum, kamu alacaklarının takibi ve tahsilatında sorunlar yaratmakta, ayrıca tecil işlemlerinin iptali halinde alacakların tahsil edilmesini zorlaştırmaktadır.

BULGU: Tecil ve Taksitlendirmelere İlişkin Mali İşlemlerin Muhasebe Kayıtlarına Tam ve Doğru Şekilde Yansıtılmaması ve Bu Kapsamda Alınan Bazı Teminatlara İlişkin İşlemlerin Eksik Yürütülmesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Kamu borçlusu tarafından talep edilmesi halinde Kurum alacaklarında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirlenen şartlara uygun olarak tecil ve taksitlendirme yapılabilmektedir. Tecil ve taksitlendirme süreçleri ile alınması gereken teminatların incelenmesi sonucunda ulaşılan tespitler aşağıda açıklanmıştır.
Tecil ve Taksitlendirmelere İlişkin Mali İşlemlerin Muhasebe Kayıtlarına Tam ve Doğru Şekilde Yansıtılmaması
Kurum tarafından gerçekleştirilen tecil ve taksitlendirme işlemlerinin tam ve doğru olarak muhasebe kayıtlarına alınmadığı görülmüştür.
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haciz edilmiş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcun tecil edilmesi istenebilecektir. Borçlu tarafından talep edilmesi ve gerekli şartlarda teminat gösterilmesi durumunda, alacaklı amme idaresi 36 ayı geçmemek üzere amme alacağını tecil edebilecektir. Tecil ve taksitlendirme yetki tutarları, borçluların başvuruları, borçlunun çok zor durum halinin incelenmesi, tecil ve taksitlendirme süreleri, teminata ilişkin hususlar Kurumun yayımlamış olduğu 2011/53 sayılı Genelge ile detaylı olarak açıklanmıştır.
Aynı zamanda, 2018/11500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, 31.05.2018 tarih ve 30437 sayılı Resmi Gazete’de ‘Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48/A Maddesine Göre Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’ yayımlanmıştır. Yapılan düzenlemeyle Kuruma olan yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş olmakla birlikte son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş olan uyumlu prim borçlularının borçlarını Kanun’un 48/A maddesi uyarınca taksitlendirerek ödeyebilmelerine ilişkin işlemleri düzenlemek amaçlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Muhasebe Yönetmeliği’nin 37’nci maddesine göre, gelirlerden alacaklar veya gelirlerden takipli alacaklar ya da diğer faaliyet alacakları hesabında kayıtlı tutarlardan mevzuatı gereğince tecil veya tehir edilen tutarların vadesine göre 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda takip edilmesi gerekmektedir. Bir yıl veya faaliyet dönemi ile sınırlı olarak tecil ve tehir edilen tutarların 122 numaralı hesapta, bir yılı aşan süreyle tecil ve tehir edilen tutarların ise duran varlıklar ana hesap grubunda yer alan 222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda takip edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 222 numaralı hesapta kayıtlı tutarlardan dönem sonlarında tecil süresi bir yılın altına inenler 122 numaralı hesaba aktarılmalıdır.
Kurumun son 7 yılda gerçekleştirdiği tecil işlemleri sayısı ve tutarları ile bunlardan tecil işlemi bozulanlara ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmiştir.
Tablo 6: 6183 Sayılı Kanun’un 48 ve 48/A Maddeleri Gereğince Yapılan Tecil Tutarları

Yıl Tecil işlemi yapılan dosya sayısı Tecil edilen alacak tutarı (TL) Tecil işlemi bozulan dosya sayısı Tecil işlemi bozulan alacak tutarı (TL)
2016 32.920 1.268.467.131 26.682 1.176.539.509
2017 27.019 677.228.798 21.162 590.576.874
2018 24.449 773.898.021 18.413 669.952.727
2019 56.503 2.847.512.913 38.125 2.400.405.615
2020 20.387 1.027.487.164 12.490 827.427.812
2021 9.269 520.363.647 1.385 68.960.356
2022 123.810 4.962.002.698 1.233 12.355.753

Yukarıda belirtilen bilgiler incelendiğinde, Kurum tarafından önemli tutarlarda tecil ve taksitlendirme işlemi yapıldığı ve bunlardan önemli bir kısmının da ilerleyen dönemlerde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Tecil ve taksitlendirme işlemi yapılan işlemler önemli bir kurum alacağı tutarını ihtiva etmekte ve bu tutarların muhasebe sistemleri üzerinden takibinin yapılması mali tabloların doğruluğu açısından önem arz etmektedir. Tecil edilen ve taksitlendirilen Kurum alacaklarının vadesine göre 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda takip edilmesi gerekirken aynı zamanda tecil işlemi bozulan tutarların ve ödemesi yapılan taksitlerin de bu hesaplardan çıkışının yapılması gerekmektedir.
Kurum cari ve geçmiş yıl muhasebe kayıtlarının ve 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesap’larının detay kod bazında yardımcı defterlerinin incelenmesi sonucunda, tecil ve taksitlendirilen Kurum alacaklarının muhasebe kayıtlarında gösterilmediği tespit edilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 48 ve 48/A maddesi uyarınca yapılan tecil ve taksitlendirme tutarlarına, Kurumun bu kapsamdaki kısa ve uzun vadeli alacak tutarlarına ve ödeme veyahut iptal işlemi nedeniyle ortadan kalkan alacak tutarlarına Kurum mali tabloları üzerinden ulaşılamamaktadır. Yani, Kurum bilançosu Kurumun kısa veya uzun vadeli tecilli ve taksitlendirilmiş alacakları hakkında bilgi verememektedir.
Kurum mali tablolarının gerçeğe uygun, tam ve doğru bilgi vermesinin sağlanması amacıyla tecil edilen kamu alacaklarının vadesine göre 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesaplarında takip edilmesi gerekmektedir.
Tecil İşlemleri İçin Alınan Teminatların Eksik Muhasebeleştirilmesi
Kanun’un 48 ve 48/A maddesi kapsamında tecil edilen Kurum alacakları için alınan teminatların ve borçlunun malları üzerine uygulanan haciz işlemlerinin teminat kabul edilmesi halinde bu teminatların muhasebe kayıtlarına eksik alındığı görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamının 50.000,00 TL üzerinde olması halinde bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat alınması gerekmekle beraber bu tutarın altında kalan borçlar için teminat gerekmemektedir. Kanun’un 48/A maddesi kapsamında yapılacak tecil işlemlerinde ise; amme borçlusunun Kuruma olan borçlarının toplamının 500.000,00 TL’yi aşmaması halinde teminat aranmayacak olup bu tutarı aşması halinde aşan tutarın %25’i kadar teminat alınması gerekmektedir. İki maddede görüldüğü üzere belli bir tutarın üstündeki borçlar için teminat alınması öngörülmüştür.
Adı geçen Kanun’un hem 48 hem de 48/A maddesinde, haciz yapılmışsa hacizli malın teminat yerine geçeceği hükmüne yer verilmiştir. Tecil edilen kamu alacağı ile ilgili olarak daha önceden yapılmış olan hacizler yapılan ödemeler oranında kaldırılacaktır. Ancak, hacizli malın değerinin tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler sonucunda kalan tecilli borç tutarını aşana kadar hacizli mal üzerinden yapılan ödemelere kadar haciz kaldırma işlemi yapılmayacaktır.
Ayrıca, 6183 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesinde; karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 15 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağının borçluya bildirileceği; borcun ödenmediği takdirde teminatın paraya çevrilerek kamu alacağının tahsil edileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kurum tarafından gerçekleştirilen tecil ve taksitlendirmelere ilişkin veriler İcra Daire Başkanlığından temin edilmiş ve üzerinde incelemeler yapılmıştır. Tecil edilen kamu alacakları için aranması gereken teminatlar incelendiğinde ise bu kapsamda nakit veya teminat mektubu niteliğinde alınan teminatların sayısının az olduğu ve genelde alacaklar için borçluların mallarına konulan hacizlerin teminat olarak kabul edildiği görülmüştür. Kurum tarafından bu şekilde teminat olarak kabul edilen hacizli mallar 910 Alınan Teminat Mektupları Hesabının 03 detay kodunda “6183 48. Madde Kapsamında Teminat İzleme” yardımcı hesabında takip etmektedir.
Kurum birimlerinde Kamu alacağı tecil edilen borçlular ile bunlar adına muhasebe kayıtlarına alınan teminatları karşılaştıran bir çalışma yapılmış ve gelen sonuçlar incelenmiştir. Yapılan incelemelerde, muhasebe kayıtlarında teminatı görünmeyenlerin dosya bazında borçları 50.000,00 TL üzerinde olarak değerlendirildiğinde 37.432 tecil işlemi için teminat alınmadığı veya kabul edilen teminatların muhasebe kayıtlarına alınamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Teminatı kayıtlı bulunmayan borçluların tamamının uyumlu prim borçlusu olarak 48/A maddesi kapsamında tecil işlemi yapıldığı kabul edilse dahi 500.000,00 TL üzerinde kamu alacağı tecil edilen 18.835 dosya için teminat yatırılmadığı veya yatırılan teminatların muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlenmiştir. Kaldı ki, borçluların tecil için başvurulan borçlarının toplamı dikkate alındığında teminatı görünmeyen daha çok dosya sayısının olacağı değerlendirilmektedir.
Yukarıda belirtilenlere ek olarak, tecil ve taksitlendirme işlemi yapılan kamu alacaklarının tecil şartlarına uygun olarak vadesinde ödenmemesi halinde öncelikle borçluya bildirim yapılması gerekmekte ve halen borcun ödenmemesi halinde tecil işleminin bozulup teminatların paraya çevrilerek amme alacağının tahsil edilmesi gerekmektedir. Bulgunun (a) fıkrasında belirtilen tabloda görüleceği üzere son 7 yılda 119.490 dosyada tecil işlemi bozulmuştur. Bu işlemler için alınan teminatların borçluların mallarına konulan hacizler olması nedeniyle teminatların paraya çevrilmesi diğer teminat türlerine göre hem daha maliyetli hem de daha zor işlemler içermektedir. Ayrıca, Kurumun hacizli menkul ve gayrimenkul malların satış işlemlerinde sorunlar yaşadığı yapılan denetimlerde görülmüştür. Belirtilen sebeplerle, tecilli kamu alacaklarını garanti altına almak amacıyla kabul edilen bu teminatların paraya çevrilmesinde sorunlar yaşanması nedeniyle tecil işlemleri iptal edilen kamu alacakları tahsil edilememektedir.
Aynı zamanda, 910.03 hesabının yardımcı defterinin detayı incelendiğinde, 6183 sayılı Kanun uyarınca tecil işlemi yapılmış kamu alacakları için alınan teminat tutarlarının muhasebe kayıtlarında 21.444.655.887,89 TL olarak göründüğü görülmüştür. Ancak, tecil işlemlerine ilişkin veriler incelendiğinde, alınması gereken teminat tutarının bu tutarın 2,5 katı kadar daha fazla olması gerektiği ve bu nedenle de teminat tutarlarının muhasebe kayıtlarında eksik göründüğü değerlendirilmektedir. Ayrıca, tecil işleminin en fazla 36 ay süre için olması, taksitlerin ödenmesi halinde haciz tutarlarının düşüleceği ve tecil işlemi yapılan dosyaların çok büyük çoğunluğunun iptal edilmesi nedeniyle 2018, 2019 ve 2020 yıllarında bu hesaba kaydedilen teminat tutarlarının tam olarak gerçeği yansıtmadığı ve detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Tecil edilen kamu alacaklarının garanti altına alınması amacıyla alınması gereken teminatların eksiksiz bir şekilde alınarak muhasebe kayıtlarında gösterilmesi ve tecil işlemi bozulan dosyalar için teminat olarak alınan hacizli malların paraya çevrilmesi süreçlerinin hızlandırılması Kurum alacaklarının takibinde ve tahsilinde etkinliğin arttırılması açısından gerekmektedir.