|
ÖZET: Sosyal Güvenlik Kurumları’nın 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, tecil ve taksitlendirme işlemlerine ilişkin mali kayıtların eksik ve hatalı yansıtıldığını ortaya koymaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde, borçluların talebi üzerine alacakların tecil edilmesi mümkün olmakla birlikte, bu süreçte alınan teminatların muhasebeleştirilmesinde ciddi eksiklikler tespit edilmiştir. Kurum, son dört yıl içinde 218.327 işveren dosyası üzerinden toplam 17.904.858.512,00 TL tutarında alacak tecil etmiş, ancak bu işlemlerin muhasebe kayıtlarında tam olarak gösterilmediği anlaşılmıştır.
Tecil ve taksitlendirme işlemleri için alınan teminatların eksik kaydedilmesi, kamu alacaklarının güvence altına alınmasında sorunlar yaratmaktadır. 6183 sayılı Kanun’un 48 ve 48/A maddeleri gereğince, belirli tutarların üzerindeki borçlar için teminat alınması zorunlu olup, hacizli malların teminat olarak kabul edilmesi durumunda bu işlemlerin de doğru bir şekilde muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, teminatların muhasebe kayıtlarında yeterince yer almadığı ve bazı dosyalar için alınan teminatların kayıtlara yansıtılmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, tecil edilen kamu alacaklarının ve alınan teminatların muhasebe kayıtlarında eksiksiz bir şekilde yer alması, kurumun mali tablolarının gerçeği yansıtması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu durum, hem kamu alacaklarının tahsilinde hem de mali yönetimde şeffaflığın sağlanması açısından kritik bir gerekliliktir. |
BULGU: Tecil ve Taksitlendirmelere İlişkin Mali İşlemlerin Muhasebe Kayıtlarına Tam ve Doğru Şekilde Yansıtılmaması ve Tecil İşlemleri İçin Alınan Teminatların Eksik Muhasebeleştirilmesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları
Kamu borçlusu tarafından talep edilmesi halinde Kurum alacaklarında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirlenen şartlara uygun olarak tecil ve taksitlendirme yapılabilmektedir. Tecil ve taksitlendirme süreçleri ile alınması gereken teminatların incelenmesi sonucunda tecil ve taksitlendirmelere ilişkin mali işlemlerin muhasebe kayıtlarına tam ve doğru şekilde yansıtılmadığı, tecil işlemleri için alınan teminatların eksik muhasebeleştirildiği görülmüştür.
Tecil ve Taksitlendirmelere İlişkin Mali İşlemlerin Muhasebe Kayıtlarına Tam ve Doğru Şekilde Yansıtılmaması
Kurum tarafından gerçekleştirilen tecil ve taksitlendirme işlemlerinin tam ve doğru olarak muhasebe kayıtlarına alınmadığı görülmüştür.
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haciz edilmiş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcun tecil edilmesi istenebilmektedir. Borçlu tarafından talep edilmesi ve gerekli şartlarda teminat gösterilmesi durumunda, alacaklı amme idaresi 36 ayı geçmemek üzere amme alacağını tecil edebilmektedir. Tecil ve taksitlendirme yetki tutarları, borçluların başvuruları, borçlunun çok zor durum halinin incelenmesi, tecil ve taksitlendirme süreleri, teminata ilişkin hususlar Kurumun yayımlamış olduğu 2011/53 sayılı Genelge’de detaylı olarak açıklanmıştır.
Aynı zamanda, 2018/11500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak hazırlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48/A Maddesine Göre Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Yönetmelik ile Kuruma olan yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş olmakla birlikte son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş olan uyumlu prim borçlularının borçlarını Kanun’un 48/A maddesi uyarınca taksitlendirerek ödeyebilmelerine ilişkin işlemleri düzenlemek amaçlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Muhasebe Yönetmeliği’nin 37’nci maddesine göre, gelirlerden alacaklar veya gelirlerden takipli alacaklar ya da diğer faaliyet alacakları hesabında kayıtlı tutarlardan mevzuatı gereğince tecil veya tehir edilen tutarların vadesine göre bir yıl veya faaliyet dönemi ile sınırlı olarak tecil ve tehir edilen tutarların 122 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda, bir yılı aşan süreyle tecil ve tehir edilen tutarların ise duran varlıklar ana hesap grubunda yer alan 222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda takip edilmesi gerekmektedir.
Kurum son 4 yılda 218.327 işveren dosyası üzerinden 17.904.858.512,00 TL tutarında alacağını 6183 sayılı Kanun’un 48 ve 48/A maddeleri kapsamında tecil etmiş ve tecil işlemi uygulanan 15.339 işveren dosyasında ise 911.738.799,00 TL tutarında tecil işlemi bozulmuştur.
Kurum cari ve geçmiş yıl muhasebe kayıtlarının ve 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nın detay kod bazında yardımcı defterlerinin incelenmesi sonucunda, tecil ve taksitlendirilen Kurum alacaklarının muhasebe kayıtlarında tam ve doğru olarak gösterilmediği tespit edilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 48 ve 48/A maddeleri uyarınca yapılan tecil ve taksitlendirme tutarlarına, Kurumun bu kapsamdaki kısa ve uzun vadeli alacak tutarlarına ve ödeme veyahut iptal işlemi nedeniyle ortadan kalkan taksitli alacak tutarlarına Kurum mali tabloları üzerinden ulaşılamamaktadır.
Kurum mali tablolarının gerçeğe uygun, tam ve doğru bilgi vermesinin sağlanması amacıyla tecil edilen kamu alacaklarının vadesine göre 122/222 Gelirlerden Tecilli ve Tehirli Alacaklar Hesabı’nda takip edilmesi gerekmektedir.
Tecil İşlemleri İçin Alınan Teminatların Eksik Muhasebeleştirilmesi
Kanun’un 48 ve 48/A maddeleri kapsamında tecil edilen Kurum alacakları için alınan teminatların ve borçlunun malları üzerine uygulanan haciz işlemlerinin teminat kabul edildiği hallerde bu teminatların eksik muhasebeleştirildiği görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamının 50.000,00 TL üzerinde olması halinde bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat alınması gerekmekle beraber bu tutarın altında kalan borçlar için teminat gerekmemektedir. Kanun’un 48/A maddesi kapsamında yapılacak tecil işlemlerinde ise amme borçlusunun Kuruma olan borçlarının toplamının 500.000,00 TL’yi aşmaması halinde teminat aranmayacak olup bu tutarı aşması halinde aşan tutarın %25’i kadar teminat alınması gerekmektedir. İki maddede de görüldüğü üzere belli bir tutarın üstündeki borçlar için teminat alınması öngörülmüştür.
Adı geçen Kanun’un hem 48 hem de 48/A maddesinde, haciz yapılmışsa hacizli malın teminat yerine geçeceği hükmüne yer verilmiştir. Tecil edilen kamu alacağı ile ilgili olarak daha önceden yapılmış olan hacizler yapılan ödemeler oranında kaldırılacaktır. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesinde; karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde borcun 15 gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağının borçluya bildirileceği; borcun ödenmediği takdirde teminatın paraya çevrilerek kamu alacağının tahsil edileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İcra Daire Başkanlığından temin edilen veriler incelendiğinde bu kapsamda nakit veya teminat mektubu niteliğinde alınan teminatların sayısının az olduğu ve genelde alacaklar için borçluların mallarına konulan hacizlerin teminat olarak kabul edildiği tespit edilmiştir. Kurum teminat olarak kabul edilen hacizli malları 910 Alınan Teminat Mektupları Hesabı’nın 03 detay kodunda 6183 48. Madde Kapsamında Teminat İzleme yardımcı hesabında takip etmektedir.
Kamu alacağı tecil edilen borçlular ile bunlar adına muhasebe kayıtlarına alınan teminatlar karşılaştırılmıştır. 910.03 hesabı yardımcı defterinin detayı incelendiğinde, 6183 sayılı Kanun uyarınca tecil işlemi yapılmış kamu alacakları için alınan teminat tutarları muhasebe kayıtlarında 41.952.631.450,44 TL olarak görünmektedir. Tecil edilen Kurum alacaklarına göre muhasebe kayıtlarında görünen teminat tutarlarının tam ve doğru görünmediği ve tecil ve taksitlendirme yapılan bir kısım dosyalar için alınan teminat tutarlarının muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı tespit edilmiştir.
Tecil edilen kamu alacaklarının garanti altına almak amacıyla alınan teminatların eksiksiz bir şekilde muhasebe kayıtlarında gösterilmesi gerekmektedir.