ÖZET: Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici Şirketi tarafından, mevzuatta belirtilen amaçların dışında bir şirket kurulması ve üniversite taşınmazlarının bu şirkete kiralanması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. İTÜ Teknopark A.Ş. tarafından kurulan alt şirket, üniversitenin otoparkı ve çeşitli satış noktaları gibi taşınmazlarını, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında kiralamaktadır. Ancak, bu durum, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun belirlediği amaçlarla çelişmektedir. Kanun, teknoloji geliştirme bölgeleri içerisinde faaliyet gösteren şirketlerin, yalnızca izin verilen alanlarda iş yapmalarını öngörmektedir.

Ayrıca, üniversite taşınmazlarının kiralanması sürecinde, ihale işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle, taşınmazların piyasa değerinin altında kiralandığı tespit edilmiştir. Kiralama işlemleri, 2886 sayılı Kanun’un öngördüğü açık teklif usulü yerine, yalnızca ilgili şirkete davet edilen pazarlık usulü ile gerçekleştirilmiştir. Bu durum, rekabet koşullarının sağlanmadığı ve kira bedellerinin piyasa koşullarını yansıtmadığı anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, TSD Teknoloji Tesisleri Servis Destek A.Ş.’nin, mevzuatta belirtilen amaçlar çerçevesinde faaliyet göstermesi ve üniversite taşınmazlarının kira bedellerinin yasal çerçevede belirlenmesi gerekmektedir. Bu uygulamalar, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve şeffaflık açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici Şirketi Tarafından Mevzuatında İzin Verilen Amaçlar Dışında Şirket Kurulması ve Üniversite Taşınmazlarının Bu Şirkete Pazarlık Usulü ile Kiralanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

A- Üniversitenin Ortağı Olduğu Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici Şirketi tarafından (İTÜ Teknopark A.Ş) Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda İzin Verilen Amaçlar Dışında Bir Şirket Kurulması

Üniversitenin teknopark yönetici şirketi bağlamında ortak olduğu İTÜ Teknopark A.Ş tarafından teknoloji faaliyet alanı haricinde işler yapmak üzere bir şirket kurulduğu, kurulan bu alt şirketin esas olarak Üniversitenin otoparkı, çeşitli satış mağazaları, araç test merkezi gibi taşınmazlarını 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) fıkrası kapsamında kiralamak suretiyle işlettiği görülmüştür.

06.07.2001 tarih 24454 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Bu Kanunun amacı, üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliği sağlanarak, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamaktır.” Denilmektedir.

Dolayısıyla bu kapsamda kurulan Teknoloji Transfer Bölgesinin yönetici şirketinin ve iştirak şirketlerin sayılan amaçlar doğrultusunda faaliyet göstermesi beklenmektedir. Kanun bu amaçlarla da yetinmeyip bölge alanları dışında yapılacak faaliyetler de sınırlandırılmıştır.

Kanun’un 5’inci maddesine göre Teknoloji Geliştirme Bölgesi yönetici şirketi tarafından bölge alanları dışında Değerlendirme Kurulunun kararı üzerine Bakanlıkça izin verilmesi halinde kuluçka merkezi açılabilir. Bu kuluçka merkezlerinde sadece kuluçka girişimcileri yer alabilir. Ayrıca Kanunda belirtilen amaç dışında faaliyet gösterilmesinin tespiti durumunda ise söz konusu bölgenin kamulaştırılması ve yönetici şirketin tasfiye edilip yerine başka bir yönetici şirket belirlenmesi gibi tedbirler sıralanmıştır.

Tüm bu açıklamalar göstermektedir ki, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içerisinde faaliyet gösteren yönetici şirketler ve katılımcı şirketler hem faaliyet alanı hem de faaliyet bölgesi olarak kendilerine izin verilen sınırlar içerisinde iş ve işlemlerini gerçekleştirmek durumundadır. Bu şirketlerin söz konusu sınırları aşarak sayılan faaliyetlerin ve bölgelerin haricinde işlere girişmeleri yasaklanmıştır.

Kamu idaresi cevabında, TSD Teknoloji Tesisleri Servis Destek A.Ş.’nin %100 İTÜ Teknopark A.Ş. iştiraki olarak kurulduğunu, başta temizlik, bakım, teknik destek gibi insan kaynağı hizmetleri olmak üzere; otopark ve bariyer sistemleri, spor tesisleri, olimpik havuz ve sosyal tesislerin işletilmesi gibi kampüs bütünlüğü açısından kritik nitelikteki destek hizmetlerini yürüttüğü, ilgili hizmetlerin kamu güvenliği ve kurumsal bütünlük ilkelerine uygun şekilde sağlanabilmesi için Üniversite ile doğrudan koordineli çalışan TSD A.Ş. tarafından yürütülmesinin tercih edildiği, TSD A.Ş.’nin faaliyetlerinin 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun 3. ve 5. maddelerinde yer alan “altyapı ve destek hizmeti sağlama” hükmü kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu ifade edilmişse de söz konusu uygulama mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Söz konusu A.Ş, Teknoloji Geliştirme Bölgesinin yönetici şirketi tarafından kurulan bir şirket olup şirketin ana faaliyeti, üniversite tarafından kiralanan çeşitli taşınmazların işletilmesidir. Dolayısıyla söz konusu şirketin Kanun’da sayılan amaçlar ve yine Kanun’da belirtilen teknoloji bölgesi dışında faaliyetlere girişmesi Kanun’un amacına aykırılık teşkil etmektedir.

B- Üniversite Taşınmazlarının Söz Konusu Şirkete 51/g Maddesine İstinaden Pazarlık Usulü ile Kiralanması

İhale işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle taşınmazların piyasa fiyatının altında bedellerle anılan şirkete kiralandığı, şirket gelirlerinin tamamının kiralanan taşınmazların alt kiraya verilmesi veya işletilmesi suretiyle elde edilen gelirlerden oluştuğu tespit edilmiştir.

Üniversitenin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlenen bedele istinaden kiralanabilmekte ve elde edilen gelir bütçeye aktarılarak Üniversitenin faaliyetlerinde kullanılabilmektedir.

Kiraya verilen taşınmazlarda kira bedeli, 2886 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesine göre belediye, ticaret odası, borsa gibi kuruluşlardan soruşturularak tespit edilen tahmin edilen bedel üzerinden Kanun’un 36’ncı maddesi hükmü uyarınca kapalı teklif usulü ile yapılan ihale sonucu belirlenmektedir.

Bununla beraber Kanun’un devam eden maddelerinde sayılan istisnai durumlarda ihalelerde açık teklif, belli istekliler arasında kapalı teklif veya pazarlık usulünün kullanılmasına imkân tanınmıştır. Kapalı teklif usulü dışındaki ihale usullerinin, Kanun’da öngörülen istisnai durumların gerçekleşmesi halinde kullanılması gerekmektedir.

Yapılan incelemede; bulgu konusu olan taşınmazların kiralama işlemlerinde tahmin edilen bedelin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlenmediği; ihalenin 2886 sayılı Kanun’un Devlete ait taşınmazlara özgü istisnai bir düzenleme olan 51/g maddesine istinaden pazarlık usulü ile yapıldığı ve ihaleye sadece anılan şirketin davet edildiği,

İhaleye esas tahmin edilen bedel mevzuata uygun belirlenmediği ve rekabet koşulları tesis edilmediğinden, kira bedeli piyasa koşullarını yansıtacak şekilde oluşamadığı,

Nitekim söz konusu taşınmazların Şirket tarafından gerçekleştirilen ve kısmi kullanım içeren alt kiralama bedellerinin, Üniversite ile Şirket arasında imzalanan kiralama sözleşmesine istinaden belirlenen kira bedellerinin üzerinde olduğu,

tespit edilmiştir.

Kira bedelinin piyasa değerini yansıtacak şekilde belirlenmemesi, kira bedeli ile piyasa fiyatı arasındaki fark kadar gelirden Şirket lehine feragat edilmesi; diğer bir ifadeyle Şirkete kaynak aktarılması sonucunu doğurmaktadır.

Kamu idaresi cevabında, 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulünün tercih edilmesinin başlıca gerekçeleri; sunulan hizmetlerin kamu güvenliği ve iç hizmet bütünlüğü açısından özel nitelikli olduğu, tesislerin fiziksel olarak dışa kapalı alanlar olması nedeniyle pazarlık usulü kapsamına girdiği, elde edilen gelirlerin doğrudan kamu hizmetlerinde ve özellikle öğrenci projelerinde kullanıldığı, ifade edilmişse de söz konusu uygulama 51/g pazarlık usulü kapsamında değildir.

Sonuç olarak TSD Teknoloji Tesisleri Servis Destek A.Ş.’nin Kanun’da sayılan amaçlar çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve taşınmazların kira bedelinin mevzuatta öngörülen şekilde belirlenmesi gerekmektedir.