| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, özel bütçeli idarelerin temlikli hakediş ödemelerinde, yüklenicilerin Hazine ve Maliye Bakanlığına olan vadesi geçmiş borçlarının sorgulanmadan temlik ödemesi yapıldığını ortaya koymuştur. İlgili mevzuat gereği, vadesi geçmiş borçlar ayrılmadan temlik ödemesi yapılması, kamu alacağının korunması açısından sorun teşkil etmektedir. İdarelerin kesintileri zamanında ve eksiksiz yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. |
BULGU: Temlikli Hakediş Ödemelerinde Kamu Borcu Önceliğinin Korunmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
İdarenin temlikli hakediş ödemeleri yaparken, alacağını temlik eden yüklenicinin Hazine ve Maliye Bakanlığına olan vadesi geçmiş borçlarının sorgulanması neticesinde ortaya çıkan vergi borcu kesintisi yapılmadan önce temlik ödemesinin yapıldığı, vergi borcunun tamamını karşılamayan tutarın ise vergi borcu için kesildiği belirlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesinin verdiği yetkiye istinaden, 1 sıra no.lu Tahsilat Genel Tebliği 30.06.2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Tebliğ’in birinci kısmındaki “Amme Alacaklarının Korunması” başlıklı ikinci bölümünün “V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” başlıklı alt kısmında yer alan 2’nci maddesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapılan 5.000 TL’nin üzerindeki ödemeler sırasında Bakanlığa bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin aranılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
İlgili mevzuat hükümlerinin devamında ise vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ve vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin aranılması zorunluluğu getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme işlemlerinde de Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde tasarruf yetkisinin olduğu; dolayısıyla, hak sahipleri tarafından söz konusu ödemelere ilişkin olarak devir, temlik ve el değiştirme işlemi yapılmış olsa dahi ödenecek tutardan borç tutarı kadar kesinti yapılarak ilgili tahsil dairesi hesabına aktarılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre idareler tarafından, temlikli alacakları içerisinde barındıran hakediş ödemesi yapılırken temlik edenin vergi borcu sorgulamasının yapılması ve sorgulama sonucunda belirlenen tutarın üzerinde vadesi geçmiş borç bulunması durumunda ilgili kısım ayrıldıktan sonra kalan tutar üzerinden temlik alacaklısının ödemesinin yapılması gerekmektedir.
İdarenin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde; hakedişlerde yer alan temlik ödemelerinde, alacağını temlik eden yüklenicinin vergi borcu sorgulamasının yapıldığı ve sorgulama sonucunda vadesi geçmiş borç bulunmasına rağmen öncelikle vergi borcu ayrılmadan temlik ödemesinin yapıldığı vergi borcunun tamamını karşılamayan tutarın ise vergi dairesine gönderilmek üzere muhasebe kayıtlarına alındığı tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında, temlik alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan rehinli alacaklar gibi değerlendirilerek öncelikle temlik ödemesinin gerçekleştirildiği; daha sonra amme alacağı olan vergi borcu kesintisinin yapıldığı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, İdarenin hakediş ödemelerinden yapacağı kesintiler kamu alacağının korunması açısından önemlidir. İdare giderinin yapılmasında görevli olanlar mevzuat hükümleri uyarınca, kesintileri zamanında ve eksiksiz yaparak ilgili kurumlara göndermekle yükümlüdürler.