ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinde ticari nitelikteki servis plakalarının süre sınırı olmadan kullanıldığını ortaya koymuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre, plaka tahdidi kararı alınan illerde toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve korsan taksiciliğin önlenmesi amacıyla ticari plakaların sayısı ve verilme usulleri belirlenmiştir. Bu çerçevede, ticari plaka alabilmek için belirli şartları taşıyan şoförlere plaka verilmesi gerektiği ve bu plakaların devrinin de benzer şartları taşıyanlara yapılabileceği vurgulanmaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu, toplu taşıma hizmetlerinin belediyelerin yetki alanında olduğunu belirtmektedir. Ancak, bu hakların ihale yoluyla ve şeffaf bir şekilde kullanılması gerektiği ifade edilmektedir. Danıştay, toplu ulaşım haklarının ihale süreçlerine uygun olarak devredilmesi gerektiğini ve süresiz ruhsatların hukuken geçerli olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi, ihalesiz verilen imtiyazların iptal edilerek ihale ile verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Yapılan incelemelerde, 2024 yılı itibarıyla 8 adet servis plakasının ihale yöntemiyle süre belirtilmeden tahsis edildiği, daha önce ise 33 plakanın yetkisiz ve süresiz olarak verildiği tespit edilmiştir. Kamu idaresi, bu bulgulara katıldığını ve gerekli işlemlerin başlatılacağını bildirmiştir. Sonuç olarak, ticari plakaların süre sınırı ile tahsis edilmesi ve hatalı olarak verilmiş plakaların mevzuata uygun bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.

BULGU: Ticari Nitelikteki Plakaların Süre Sınırı Olmadan Kullandırılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren servis (S) plakalarının süre sınırı olmadan kullandırıldığı görülmüştür.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 12’nci maddesi hükümlerine göre, il trafik komisyonlarınca plaka tahdidi kararı alınan illerde ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi, plaka karaborsacılığının ve korsan taksiciliğin önlenmesi, fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüslere verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmek üzere çıkarılan 86/10553 sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Kararın 3’üncü maddesinde; şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçerek sürekli olarak icra eden, şoförler derneğine üye olup en az iki yıldan beri ilde ikamet eden kişilere ticari plaka verilebileceği ve bu kişilerin de plaka devirlerini ancak benzer şartları taşıyanlara yapabilecekleri, aynı Kararın 5’inci maddesinde ise; trafik komisyonunca tespit edilecek sayıda ticari plakanın, tahmin edilen bedelin %80’ine tekabül eden muhammen bedel ve kapalı teklif usulü ile kamuoyuna duyurularak verilebileceği belirlenmiştir.

Diğer yandan 5393 sayılı Belediye Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin vazifeleri” başlıklı 15’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve “Belediyelerin hakları, salahiyet ve imtiyazları” başlıklı 19’uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hüküm ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin (p) fıkrasındaki hükümlerden toplu taşıma hakkının belediyelerin de görev ve yetkisinde olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek 1580 sayılı gerekse 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre toplu taşımaya ilişkin hakların belediyelere ait olduğu anlaşılmakla birlikte bu hakkın mevzuat çerçevesinde ihale yoluyla rekabete uygun ve saydamlığı sağlayarak işletim süresinin belirli olması gibi hususları da içerecek şekilde kullandırılması gerekmektedir.

Ayrıca 5393 sayılı Kanun’un 84’üncü maddesinde; bu Kanun’la belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak 2918 sayılı Kanun’un uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde, 5393 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihinden itibaren belediye sınırları içerisindeki il trafik komisyonun toplu taşıma yetkisi kaldırılmıştır. Yapılan bu değişiklikler sonrasında, ulaşım hizmetinin nasıl şekilleneceği ve önceden verilen süresiz ruhsatlar ve güzergah izinlerinin durumlarının ne olacağıyla ilgili olarak Danıştay 13’üncü Dairesinin Esas No:2014/1735, 2014/2859 numaralı örnek kararında; “… davacı kooperatifin il trafik komisyonu kararları ile kazanılmış haklarının bulunduğu iddiasına yönelik olarak, toplu taşıma hatlarını işletme ve işlettirme imtiyazına sahip olan belediyelere imtiyaz hakkı bedeli veya kira ücreti ödemeden, il trafik komisyonlarının verdiği kararların kazanılmış hak oluşturacağı iddiasıyla toplu taşıma hatlarının bedelsiz kullanımının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olup, bu Danıştay tarafından da onanmıştır.” hükmüne yer verilmiştir. Danıştayın bu kararı ve bu yöndeki istikrarlı diğer kararları; toplu ulaşım haklarının ihale süreçlerine ve yukarıda belirtilen usullere uyulmaksızın devrinin mümkün olmayacağını ve bu usullere tabi olmaksızın elde edilen hakların da kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Anayasa Mahkemesi ise konuyla ilgili 07/04/2021 tarihli ve 2018/20720 başvuru numaralı kararında özetle; önceki dönemlerde ihalesiz olarak verilen yolcu taşıma imtiyazının iptal edilerek söz konusu işin ihale ile verilmesi gerektiği, idare tarafından ise iyi yönetişim ilkelerine uygun olarak hat sahiplerini karar almadan önce objektif koşullar konusunda bilgilendirerek yeni oluşacak duruma kendilerini hazırlayabilecekleri imkanın sunulması, gerekirse makul olarak değerlendirilebilecek bir süre öngörülerek bir geçiş dönemi sağlanması gerektiğine hükmetmiştir.

Yukarıda belirtilen yüksek yargı kararları doğrultusunda, belediyenin görev ve yetki alanına giren bir hizmetin farklı merciler tarafından süresiz veya ihalesiz olarak üçüncü kişilere gördürülmesi hukuken olanaksızdır. Ayrıca mevzuata aykırı şekilde tesis edilen ve sayılan nitelikleri taşıyan işlemlerin aynı nedenle ilgililer yönünden kazanılmış hak doğurması da mümkün değildir.

Ancak yapılan incelemede, idare tarafından sonuncusu 2024 yılında olmak üzere çeşitli dönemlerde 8 adet servis (S) plakasının ihale yöntemiyle fakat süre belirtilmeksizin tahsis edildiği, önceki dönemlerde İl Trafik Komisyon Başkanlığı tarafından yetkisiz olarak ve ayrıca ihalesiz ve süresiz şekilde tahsis edilen 33 plaka için ise mevzuat doğrultusunda gerekli işlemlerin başlatılmadığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında bulgu konusu hususa katılındığı ve gerekli çalışmaların başlatılacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, ihale yöntemiyle tahsis edilen plakalara süre sınırı konulması, daha önce hatalı olarak tahsis edilmiş ticari plakaların ise gerekli sürecin işletilmesinin ardından süresi ve şartları belirlenerek ihale yoluyla işletilmelerinin sağlanması gerekmektedir.