ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarına göre, toptancı haline bildirim yapılmayan mallar için idari para cezası uygulanmadığı tespit edilmiştir. 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 14. maddesi, bildirimde bulunulmayan malları taşıyan veya depolayanlara idari para cezası kesilmesini öngörmektedir. Ancak yapılan denetimlerde, bu tür durumlarda cezai işlem uygulanmadığı görülmüştür.

Denetimlerde, bildirim yapılmaması ve gerçeğe aykırı beyanlar gibi ihlaller tespit edilmiştir. Bu ihlaller sonucunda Cezalı Hal Rüsumu Tutanağı düzenlenmekte, ancak aynı fiilden kaynaklanan idari para cezası uygulanmamaktadır. Kamu İdaresi, idari para cezasının uygulanabilmesi için taşınan malların tamamı için bildirim yapılması gerektiğini belirtmektedir. Ancak, bu durumun cezalı hal rüsumu hesaplama mantığıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, bildirim yapılmadan gerçekleştirilen mal alma-satma işlemlerinde hem cezalı hal rüsumu hem de idari para cezasının uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. İdari para cezasının uygulanabilmesi için, bildirim yapılmayan bir malın varlığı yeterli kabul edilmelidir. Bu bağlamda, mevcut düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması önem arz etmektedir.

BULGU: Toptancı Haline Bildirim Yapılmayan Mallar İçin İdari Para Cezası Kesilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan denetimlerde bildirimde bulunulmadığı tespit edilen mallar için idari para cezası uygulanmadığı görülmüştür.

5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “Cezalar” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; toptancı haline bildirilmeyen malları taşıyanlara veya bunları depolayanlara idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.

Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelik’in “Cezalı hal rüsumu” başlıklı 47’nci maddesinin yedinci fıkrasında, bildirimde bulunulmayan malları taşıyanlara veya bunları depolayanlara ayrıca bu Yönetmelik’in 48’inci maddesine göre cezai işlem uygulanacağı, “İdari para cezaları” başlıklı 48’inci maddesinin birinci fıkrasında ise toptancı halleri ve diğer yerlerde, başka kanunlara göre daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde, Kanun’un 14’üncü maddesinde öngörülen idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

ABB Hal Müdürlüğü denetim noktalarında Kanun ve Yönetmelik düzenlemeleri gereğince denetimler yapmaktadır. Yapılan denetimlerde bildirimde bulunulmaması, gerçeğe aykırı beyanda bulunulması gibi işlemlerin tespit edilmesi halinde Yönetmelik’in ekleri arasında yer alan Cezalı Hal Rüsumu Tutanağı düzenlenerek yapılan tespit, cezalı hal rüsumu uygulanmak üzere encümene sunulmaktadır.

Düzenlenen tutanağın, tespit edilen eyleme ilişkin kısmında bildirim yapılmadan mal alma-satma fiili de yer almaktadır. Bu fiil, aynı zamanda Yönetmelik’in eki İdari Para Cezası Tutanağında yer alan “Hal Kayıt Sistemine bildirilmeyen malların taşınması veya bunların depolanması” fiilinin de işlenmiş olduğunun göstergesidir.

Yapılan incelemelerde, cezalı hal rüsumu alınmasına ilişkin tutanaklar incelenmiş ve tutanaklarda genellikle bildirim yapmadan mal alma-satma eyleminin seçili olduğu görülmüştür. Ancak cezalı hal rüsumu alınması için tutanak düzenlenmesine rağmen aynı fiilden kaynaklı idari para cezası uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu şartlar altında cezalı hal rüsumu alınmasının sebebinin bildirim yapılmadan mal alma-satma olarak teessüs ettiği denetimlerde aynı fiile dayalı olarak Kanun’un 14’üncü maddesine göre idari para cezası da uygulanmalıdır.

Kamu İdaresi cevabında; idari para cezası uygulanabilmesi için taşıma yapılan araçtaki hiç bir mal için bildirim yapılmaması gerektiği, Cezalı Hal Rüsumu Tutanağında yer alan bildirim yapılmadan mal alma-satma-taşıma fiilininse araçta yer alan tüm mallar için değil bu malların bir kısmı için gerçekleştiği, bu sebeple de idari para cezası uygulanmadığı ifade edilmektedir. Bu değerlendirmenin cezalı hal rüsumu hesaplama mantığıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Çünkü cezalı hal rüsumu, bildirim yapılmayan mallar için hesaplanmaktadır. Oysa idari para cezası uygulaması için ne Kanun ne de Yönetmelik’te taşınan malların tamamı veya bir kısmı için bildirim yapmama yönünde bir ayrım bulunmaktadır. İdari para cezası için bildirim yapılmayan malın bulunması yeterlidir. Bu düzenlemeyle bağlantılı bir biçimde idari para cezası tutarları, bildirim yapılmayan maldan ve miktardan bağımsız bir şekilde yıllık olarak ilan olunmaktadır. Bu şartlar altında idari para cezası kesilmesini, taşıma yapılan araçtaki tüm mallar için bildirim yapılmama şartına bağlamak doğru bir uygulama değildir.

Sonuç olarak, bildirim yapılmadan mal alma-satma eylemlerinde cezalı hal rüsumuyla birlikte idari para cezasının da uygulanmasına özen gösterilmelidir.