ÖZET: Yabancı ülkelerde elde edilen kazançlar üzerinden ödenen vergilerin, Türkiye’deki kurumlar vergisi genel oranından daha fazla bir şekilde indirim konusu yapılması, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 33. maddesi, yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye’de hesaplanan kurumlar vergisinden indirimine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Bu düzenlemeye göre, yurt dışında ödenen vergilerin, Türkiye’de tarh edilen vergilerden mahsup edilebilmesi için belirli sınırlar bulunmaktadır.

Yapılan incelemeler sonucunda, bazı mükelleflerin yurt dışında elde ettikleri kazançlar için ödenen vergileri, 5520 sayılı Kanun’un belirlediği %22 oranının üzerinde indirim konusu yaptıkları belirlenmiştir. Bu durum, beyan edilen kazancın yanı sıra kurumlar vergisi matrahının ve dolayısıyla vergi tutarının hatalı hesaplanmasına yol açmakta, aynı zamanda Türkiye’de tahsil edilmesi gereken kurumlar vergisinin eksik kalma riski taşımaktadır. Kamu İdaresi, bu bulguların risk kriteri olarak değerlendirileceğini ve gerektiğinde ilgili mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılabileceğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışında ödenen vergileri, Türkiye’deki genel oranı aşmayacak şekilde indirim konusu yapmaları gerekmektedir. Bu durum, vergi kaybını önlemek ve doğru hesaplamalar yapmak açısından büyük önem taşımaktadır. Risk kriterlerinin gözden geçirilmesi ve etkili kontrollerin uygulanması, vergi ziyaını engellemek adına kritik bir adım olacaktır.

BULGU: Türkiye Dışında Elde Edilen Kazançlar İçin Yurtdışında Ödenen Vergilerin Kurumlar Vergisi Genel Oranından Fazla Olacak Şekilde İndirim Konusu Yapılması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Yabancı ülkelerde elde edilen kazançlar üzerinden ödenen vergilerin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki nispetlere göre indirim konusu yapılması gerekirken, bu kazançlar üzerinden tarh olunan miktarlardan fazla olacak şekilde indirime konu edildiği görülmüştür.
5520 sayılı Kanun’un “Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu” başlıklı 33’üncü maddesinin birinci fıkrasında; yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergilerin, Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebileceği; dördüncü fıkrasında ise, yurt dışı kazançlar üzerinden Türkiye’de tarh olunacak vergilere mahsup edilebilecek tutarın, hiç bir surette yurt dışında elde edilen kazançlara kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamayacağı, bu sınır dahilinde, ilgili bulunduğu kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirildiği hesap döneminde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergilerin, bu dönemi izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yurt dışı kazançlar üzerinden ödenip Türkiye’de tarh olunacak vergilerden mahsup edilebilecek yurt dışında ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, hiçbir surette yurt dışında elde edilen kazançlara Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamayacaktır. Diğer bir ifadeyle, bu oranı sağlayan tutar ya da bu orandan daha azı için mahsup işlemi gerçekleştirilebilecektir. Ayrıca, yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye’de hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilmesi istendiğinde, Türkiye’deki vergi matrahına dahil edilen yurt dışı kazanç tutarının bu vergileri de içerecek şekilde brütleştirilmiş olması gerekmektedir.
Ancak, 2020 mali yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri ile beyanname eki gelir tablosu ve bilançoların incelenmesi neticesinde, bazı mükelleflerce Türkiye dışında elde edilen kazançlar için ödenen vergilerin 5520 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesi ile belirlenen %22 kurumlar vergisi genel oranından fazla olacak şekilde indirim konusu yapıldığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, bulguda yer verilen hususların risk kriteri olarak dikkate alınmasının ve gerektiğinde ilgili mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.
Bu itibarla, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından, Türkiye dışında elde edilen kazançlar için ödenen vergilerin kurumlar vergisi genel oranından fazla olacak şekilde indirim konusu yapılması, beyan edilen kazancın ve dolayısıyla kurumlar vergisi matrahının ve vergi tutarının hatalı hesaplanmasına neden olduğu gibi, kurumlar vergisinin olması gerekenden eksik tahsil edilmesi riskine de yol açtığından, risk kriterlerinin gözden geçirilmesi ve vergi ziyaını engelleyecek nitelikteki kontrollerin uygulamaya geçirilmesi önem arz etmektedir.