|
ÖZET: TÜSEB’in desteklediği projelerde fikri hak sahipliği oranlarına dair yazılı bir değerlendirme kriterinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sayıştay denetim raporuna göre, kamu idaresi tarafından finanse edilen projelerde ortaya çıkan ürünlerin fikri mülkiyet haklarının paylaşımında başvurucuların inisiyatifine bırakıldığı görülmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu destekli projelerde buluşların bildirilmesi ve hak sahipliği taleplerinin nasıl yapılması gerektiğini düzenlemektedir. Ancak, TÜSEB bünyesindeki projelerde fikri ürün haklarının TÜSEB’e ait olduğu belirtilse de, uygulamada bu hakların belirlenmesinde tutarsızlıklar yaşanmaktadır.
Proje yürütücüleri, sözleşme aşamasında fikri ürün hak sahipliği tablosunu doldurmakta, ancak bazı projelerde TÜSEB adına hak sahipliği oranı belirlenmemektedir. Bu durum, TÜSEB’in desteklediği projelerin çoğunda, temel bileşenlerin büyük kısmının TÜSEB desteğiyle sağlandığı halde, hak sahipliği oranlarının netleştirilmemesiyle sonuçlanmaktadır. Mevcut mevzuat, imzalanan proje sözleşmelerindeki hak sahipliği oranlarının revize edilebileceğini öngörse de, bu konuda daha objektif değerlendirme kriterlerinin oluşturulması gerektiği vurgulanmaktadır. 2025 yılına kadar, bu bulgular ışığında, fikri mülkiyet haklarının belirlenmesinde daha net bir kurumsal yaklaşım geliştirilmesi planlanmaktadır. Bu bağlamda, idare hukuku ilkelerine uygun olarak, fikri mülkiyet haklarının belirlenmesinin gerekçelendirilmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: TÜSEB’in Desteklediği Projelerdeki Fikri Hak Sahipliği Oranlarına İlişkin Değerlendirme Kriterleri Bulunmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Kamu İdaresince kaynak sağlanan projelerde ortaya çıkması muhtemel ürün ve buluşların fikri mülkiyet haklarına ilişkin payların belirlenmesinin nasıl yapıldığına ilişkin yazılı bir değerlendirme yapılmadığı, bu oranların başvurucuların inisiyatifinde olduğu görülmüştür.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlar” başlıklı 122’nci maddesinde; kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde ortaya çıkan buluşların, destek sağlayan kamu kurumuna Yönetmelik’e uygun olarak bildirilmesinin zorunlu olduğu, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde proje desteğinden faydalanan kişinin buluş üzerinde hak sahipliği talep edip etmediği konusundaki tercihini kamu kurumuna yazılı olarak bildireceği, hak sahipliği talep edilmediği yahut hak sahipliğine ilişkin talebin yazılı olarak bildirilmediği takdirde kamu kurumu veya kuruluşunun buluş için hak sahipliği alabileceği ifade edilmiştir.
6569 sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “Personelin Ücret ile Diğer Mali Sosyal Hakları” başlıklı 14’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; TÜSEB bünyesinde yürütülen projelerin gerçekleşmesi sırasında ortaya çıkan fikri ürünler üzerindeki hakların TÜSEB’e ait olduğu, TÜSEB’in finanse ettiği veya ortak olduğu sözleşmelere dayalı olarak yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan fikri ürünler üzerindeki hakların sözleşmeyle düzenleneceği, TÜSEB’e ait fikri hakların ekonomik olarak değerlendirilmesi sonucu elde edilecek net gelirin yüzde ellisini geçmemek üzere Yönetim Kurulu tarafından belirlenecek oranda fikri ürün sahiplerine pay verileceği, personel ödemelerini de kapsayan bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul esasların TÜSEB tarafından belirleneceği belirtilmiştir.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Proje Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Yönetmelik’lerinin aynı içerikli “Fikrî ve Sınaî Mülkiyet Hakları” başlıklı 12’nci maddelerinde; projelerin gerçekleştirilmesi sırasında veya sonucunda ortaya çıkan eser, buluş ve benzeri her türlü fikri ürün üzerindeki fikri mülkiyet haklarının tamamının, ilgili proje sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı hallerde TÜSEB’e ait olduğu belirtilmiştir.
Bu bağlamda düzenlenen Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Yönetmeliği Uyarınca Desteklenen Projelerde Uygulanacak Fikri Haklar Esasları’nda; bu Esaslar’da veya ilgili proje mevzuatında aksine hüküm bulunmadıkça projelerin yürütülmesi esnasında veya sonucunda ortaya çıkan fikri ürün üzerindeki fikri mülkiyet haklarının tamamının, proje ekibinde yer alan personelin çalıştıkları kurum/kuruluşlar ile yaptıkları protokole göre belirleneceği, ilgililerin, fikri mülkiyet hakları üzerinde TÜSEB’in talebi üzerine TÜSEB lehine fikri mülkiyet hakkının bahşettiği tüm hakları kapsayan bir lisans hakkı vermekle yükümlü olduğu hususları düzenlenmiştir. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Proje Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik ile ilgili ise usul ve esas düzenlenmemiştir.
Anılan mevzuat değerlendirildiğinde TÜSEB bünyesinde gerçekleştirilen projelere ilişkin tüm fikri haklara ilişkin mülkiyetin TÜSEB’e ait olacağı, TÜSEB’in desteklediği projelerde ise bu hususun proje sözleşmesiyle belirlenebileceği, belirlenmediği takdirde yine TÜSEB’e ait olacağı anlaşılmaktadır. Uygulamada proje yürütücüleri sözleşme aşamasında fikri ürün hak sahipliği tablosunu doldurmakta ve bu husus sözleşme ekinde yer almaktadır. İncelenen projelerde fikri ürün hak sahipliğine ilişkin çok farklı oranlar belirlendiği, TÜSEB adına bir hak sahipliği oranı verilmeyen birçok proje olduğu, bu konu anılan mevzuat gereği İdarenin takdirinde bulunsa da temel bileşenlerinin büyük çoğunluğunun TÜSEB desteğiyle temin edildiği bazı projelerde dahi TÜSEB adına hak sahipliği oranı belirlenmediği görülmüştür.
Kamu İdaresince fikri hak sahipliğine ilişkin anılan kanunlardan ve diğer mevzuattan kaynaklanan hakların baki olduğu, imzalanan proje sözleşmelerindeki hak sahipliği oranının bir ürün ortaya çıkması halinde sonradan bu haklar doğrultusunda revize edilebileceği, bu oranlara ilişkin değerlendirmelerin hâlihazırda ülkenin ihtiyaçları ve proje içeriği dikkate alınarak yapıldığı, ancak bulgu konusu tespitler doğrultusunda 2025 yılında objektif değerlendirme kriterlerini dikkate alan bir kılavuz oluşturulmasının planlandığı ifade edilmiştir.
İdarece desteklenen projelerde ortaya çıkabilecek ürünlerle ilgili olarak; kurumsal yaklaşımın netleşmesi ve takdir yetkisinin sebebe bağlılığına ilişkin idare hukuku ilkelerine uygunluğun sağlanması adına, fikri mülkiyet hakkının belirlenmesinin objektif değerlendirmeler neticesinde gerekçelendirilerek yapılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.