|
ÖZET: Üniversite mülkiyetindeki taşınmazın, Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı Sanayi ve Ticaret AŞ (ATAP) yönetici şirketine bedelsiz ve süresiz tahsis edilmesi, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu kaynaklarının etkin ve hukuka uygun bir şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Ancak, ATAP’ın kamu kurumu niteliğinde olmaması ve üniversitenin bu şirketteki hissesinin sadece %0,008 gibi düşük bir oranda kalması, üniversitenin bu süreçte yeterince temsil edilmediğini göstermektedir.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, üniversiteler ile özel sektör arasında işbirliğini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Ancak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin ATAP içindeki payının bu işbirliğine katkı sağlamayacak kadar düşük olması, kanunun hedefleriyle çelişmektedir. Kamu İdaresi, tahsisin süresiz olarak yapılamayacağını ve 20 yıl sınırlaması getirdiğini belirtmiştir. Bu durum, üniversite mülkiyetindeki taşınmazın tahsisinin mevzuata aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, üniversitenin taşınmazının bedelsiz ve süresiz tahsisi ile düşük hisse oranı, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını olumsuz etkilemektedir. Bu durum, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. |
BULGU: Üniversite Arazisinin Bedelsiz ve Süresiz Olarak Teknopark Yönetici Şirketi ATAP AŞ’ye Tahsis Edilmesi ve Yönetici Şirket Bünyesindeki Üniversite Hissesinin Çok Düşük Oranda Olması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
Tapunun Eskişehir Merkez Karacaşehir 1 pafta, 3 ada, 2 parselde kayıtlı bulunan ve Üniversite mülkiyetinde bulunan taşınmazın,
A) Üniversite Mülkiyetinde Bulunan Taşınmazın Bedelsiz ve Süresiz Olarak Yönetici Şirket Hüviyetinde Olan Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı San. ve Tic.AŞ’ye (ATAP) Tahsis Edilmesi
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47’nci maddesinde ise;
“Kamu idareleri, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebilirler. Tahsis edilen taşınmaz, amaç dışı kullanılamaz. …”
hükmüne yer verilmiştir.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde ise;
“Bu Kanunun amacı, üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliği sağlanarak, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, (…)(1 teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamaktır.”
denilmektedir.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Arazi temini” başlıklı 19’uncu maddesinde;
“(1) Bölge alanı içinde yer alan üniversite arazileri, bu üniversitelerin uygun görüp izin vermeleri durumunda, mülkiyeti ilgili üniversitede kalmak kaydıyla Bölgenin yönetici şirketine tahsis edilir. Bu durum diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait araziler için de geçerlidir.
(2) Bölge alanı içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisinin veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, (Değişik ibare:RG-10/2/2022-31746)(2 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yönetici şirket lehine ilk beş yılı bedelsiz olarak, devam eden yıllar için yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkı tesis edilen ve kullanma izni verilen bu taşınmazlar üzerinde yapılacak faaliyetlerden hasılat payı alınmaz.
ifadelerine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un yukarıda değinilen 47’nci maddesinde de ifade edildiği üzere, tahsis işlemi sadece kamu kurumları arasında yapılabilmektedir. Yine aynı madde de, tahsis işleminin bedelsiz olarak yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda bahsi geçen yönetici şirket ATAP ise kamu kurumu niteliğinde değildir. Tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulmuş bir anonim şirkettir. Bu sebeple, her ne kadar Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 19’uncu maddesinde “tahsis” ibaresi kullanılmış olsa da, söz konusu işlem tahsis işlemi değil irtifak hakkı tesisidir. Bu sebeple de Üniversiteye ait bir taşınmazın söz konusu şirkete bedelsiz olarak kullandırılabilmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra, ister tahsis olsun ister irtifak hakkı tesisi olsun, idari işlem süresiz olarak yapılamayacaktır. İlgili Üniversite Yönetim Kurulu kararı ve yönetici şirket ile yapılan protokolde de görüleceği üzere, söz konusu irtifak hakkı tesisi ile ilgili olarak bir süre belirlenmemiştir. Mülkiyetin gayri hak tesisi mahiyetinde olan irtifak hakkı tesisini, mülkiyet hakkından ayıran en önemli özellik irtifak hakkı tesisinde mülkiyetin irtifak hakkını veren tarafta kalmasıdır. Süresiz olarak yapılacak bir irtifak tesisinin ise mülkiyetin devri niteliğinde olacağı açıktır. Nitekim herhangi bir mülkiyetin gayrı ayni hak tesisinin süresiz yapılabileceğine ilişkin bir hüküm, Türk hukuk sisteminde yer almamaktadır.
B) Yönetici Şirket Bünyesinde Bulunan Üniversite Hissesinin Çok Düşük Oranda Olması
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun yukarıda değinilen 1’inci maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, bu Kanun’un amacı üniversiteler ile özel sektörün işbirliğinin sağlanarak teknolojik çıktılar ortaya konulabilmesidir. Üniversitenin içerisinde olmadığı bir işbirliği mezkur Kanunun amacına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin yönetici şirket konumunda bulunan ATAP içerisindeki payı % 0,008 oranındadır. Görüleceği üzere, Üniversitenin yönetici şirketteki varlığı neredeyse yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla, Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak belirlenen alanda Üniversite katılımı sağlanamadan teknolojik faaliyetler gerçekleştirilmektedir ki, bu da Kanun’un açık hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.
Kamu İdaresi tarafından Üniversitenin şirketteki pay adedinin sermaye artışı yoluyla artırıldığı ifade edilmiş ise de pay oranı aynı kalmaktadır. Yine Kamu İdaresi tarafından bulgumuz üzerine süresiz tahsis iptal edilmiş ve 20 yıl sınırlaması getirilmiştir.
Sonuç olarak, Üniversite mülkiyetinde bulunan taşınmazın süresiz ve bedelsiz olarak tahsis edilmesi ile Üniversitenin yönetici şirket bünyesindeki hissesinin çok düşük olması, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması açısından mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00
e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr
https://www.sayistay.gov.tr
EKLER
EK 1: ÖNCEKİ YIL/YILLAR SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNA
İLİŞKİN İZLEME FORMU
| Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu | Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu |
| Bulgu Adı | Yıl/Yıllar | İdare Tarafından Yapılan İşlem |
Açıklama |
| Gayri Maddi Hak Alımlarının Haklar Hesabında Muhasebeleştirilmeyerek Doğrudan Giderleştirilmesi |
2020 | Yerine Getirilmedi |
Konu ile ilgili eksik işlem tesis edildiğinden, 2021 yılı Denetim Raporunun “Denetim Görüşünün Dayanağı Bulgular” bölümüne 5 numaralı bulgu olarak tekrar alınmıştır |
| Fiilen Çalışan İşçiler İçin Kıdem Tazminatı Karşılığının Ayrılmaması |
2020 | Kısmen Yerine Getirildi |
Konu ile ilgili düzeltici bir işlem tesis edilmemiş, 2021 yılı Denetim Raporunun “Denetim Görüşünün Dayanağı Bulgular” bölümüne 6 numaralı bulgu olarak tekrar alınmıştır |