|
ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, üniversitenin iç kontrol sisteminin incelenmesi sonucunda iç denetçi kadrolarının boş olduğunu ortaya koymuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, iç denetimin kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrol sisteminin kritik bir bileşeni olduğunu vurgulamaktadır. İç denetim, kaynakların etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla bağımsız ve nesnel bir değerlendirme sürecidir. Ancak, 2013 yılında üniversiteye tahsis edilen beş iç denetçi kadrosunun 2021 yılı itibarıyla tamamının boş kalması, mali kontrol mekanizmasının önemli bir kısmının eksik olduğu anlamına gelmektedir.
Kamu idaresi, bu durumu kabul etmekte ve düzeltme çalışmaları yürütüldüğünü belirtmektedir. Ancak, 2021 yılı itibarıyla bu eksiklik giderilememiştir. İç denetçi bulunmaması, mali kontrolün zayıflamasına ve idarenin önemli kontrol zafiyetlerini tespit etme ve zamanında önlem alma konusunda yetersiz kalmasına yol açabilir. Bu nedenle, iç denetim faaliyetlerinin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için boş kadrolara atama yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. |
BULGU: Üniversite Bünyesinde İç Denetçi Bulunmaması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
Üniversitenin iç kontrol sisteminin incelenmesi sonucunda İç Kontrolün en önemli unsurlarında biri olan iç denetim faaliyetlerini yürütecek olan iç denetçi kadrolarının boş olduğu görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin son bendinde;
“Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.”,
“İç kontrolün tanımı” başlıklı 55′ inci maddesinin ilk fıkrasında;
“İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür”,
“İç Denetim” başlıklı 63′ üncü maddesinde;
“İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve kontrol yapıları ile malî işlemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek yönünde sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaşımla ve genel kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir.
(Düzenleme ikinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) İç denetim, iç denetçiler tarafından yapılır. (Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Kamu idarelerinin yapısı ve personel sayısı dikkate alınmak suretiyle, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine, doğrudan üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıkları kurulabilir.”
denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iç denetim kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrol sistemlerinin çok önemli ve tamamlayıcı bir unsurunu oluşturmakta olup, kamu idarelerinde iç denetçi çalıştırılması zorunlu tutulmuştur.
22.12.2005 tarihli ve 5436 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesine göre 2013/4625 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Üniversiteye tahsis edilen 5 adet iç denetçi kadro bulunmasına rağmen, 2021 yılsonu itibarıyla Üniversite bünyesinde bütün iç denetçi kadrolarının boş olduğu görülmüştür.
Kamu İdaresi cevabında, bulguya katıldıklarını, bulgu konusunun düzeltilmesi için çalışma yürüttüklerini belirtilmiştir. Ancak konu 2021 yılında düzeltilmemiştir.
İç denetçi bulunmaması sonucu mali kontrolün önemli bir ayağının eksik kaldığı ve bunun sonucunda da idarenin önemli kontrol zayıflıklarını tespitte ve zamanında tedbir almakta yetersiz kalabileceği; bu nedenle iç denetim faaliyetlerinin etkin bir biçimde yürütülebilmesi için boş iç denetçi kadrolarına atama yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.