|
ÖZET: Üniversite İştiraki Şirketinin, Yükseköğretim Kanunu’nda belirtilen amaçlar dışında bir şirket kurduğu ve bu şirket aracılığıyla kiralanan taşınmazlardan elde edilen gelirlerin üniversitenin kamusal hizmetlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. TEKNOPARK, teknoloji transfer ofisi faaliyetleri dışında bir şirket kurarak, üniversitenin otoparkı ve diğer taşınmazlarını kiralamaktadır. Yükseköğretim Kanunu’na göre, üniversiteler yalnızca Ar-Ge ve yenilikçilik amacıyla şirket kurabilir ve bu faaliyetler için Yükseköğretim Kurulu’ndan izin almak zorundadır. Ancak, kurulan şirketin faaliyetleri bu çerçevenin dışına çıkmaktadır.
Denetim raporlarında, üniversiteye ait taşınmazların, piyasa değerinin altında bir bedelle kiralandığı ve bu gelirlerin üniversitenin kamusal hizmetleri için kullanıldığı ortaya konmuştur. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, tüm gelir ve giderlerin bütçelerde doğru bir şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, kiralama işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle, kira bedellerinin belirlenmesinde rekabet koşulları sağlanmamış ve bu durum, şirketin gelirinin önemli bir kısmının üniversitenin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmasına yol açmıştır. Sonuç olarak, taşınmazların kira bedellerinin mevzuatta öngörülen şekilde belirlenmesi ve elde edilen gelirlerin bütçeye kaydedilmesi gerekmektedir. Kamu hizmetlerinin finansmanı, üniversitenin bütçesi üzerinden yapılmalı ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmelidir. |
BULGU: Üniversite İştiraki Şirketinin Yükseköğretim Kanunu’nda İzin Verilen Amaçlar Dışında Bir Şirket Kurması ve Bu Şirkete Kiralanan Taşınmazlardan Elde Edilen Gelirlerin Üniversitenin Kamusal Hizmetlerinde Kullanılması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
A- Üniversitenin İştiraki Bir Şirketin Yükseköğretim Kanunu’nda İzin Verilen Amaçlar Dışında Bir Şirket Kurması
Üniversitenin iştiraki olan TEKNOPARK’ın, teknoloji transfer ofisi faaliyet alanı haricinde işler yapmak üzere bir şirket kurduğu, kurulan bu alt şirketin esas olarak Üniversitenin otoparkı, çeşitli satış mağazaları, araç test merkezi gibi taşınmazlarını 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) fıkrası kapsamında kiralamak suretiyle işlettiği görülmüştür.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Teknoloji transfer ofisi” (TTO) başlıklı Ek 32’nci maddesinde; yükseköğretim kurumlarının hangi amaçla şirket kurabilecekleri belirtilmiştir. Buna göre üniversite ancak Ar-Ge ve yenilikçilikle ilgili olarak kamu ve özel sektör ile iş birliği yapmak, üretilen bilgi ve yapılan buluşları fikri mülkiyet kapsamında koruma altına almak ve uygulamaya aktarmak üzere, Yükseköğretim Kurulundan önceden izin almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurumu Yönetim Kurulunun kararıyla sermaye şirketi statüsünde teknoloji transfer ofisi kurabilirler. Başka bir anlatımla üniversite tarafından kurulan bir şirket sadece yukarıda sayılan amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterebilecektir.
Her ne kadar söz konusu şirket Üniversite bünyesinde değil Üniversitenin iştiraki olan İTÜ Teknopark Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. altında kurulmuş olsa da, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun 1’incimaddesine göre Kanun’un amacı, ülke sanayisinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamaktır.
Dolayısıyla bu kapsamda kurulan Teknoloji Transfer Bölgesinin yönetici şirketinin ve iştirak şirketlerin sayılan amaçlar doğrultusunda faaliyet göstermesi beklenmektedir. Kanun bu amaçlarla da yetinmeyip bölge alanları dışında yapılacak faaliyetler de sınırlandırılmıştır.
Kanun’un 5’inci maddesine göre Teknoloji Geliştirme Bölgesi yönetici şirketi tarafından bölge alanları dışında Değerlendirme Kurulunun kararı üzerine Bakanlıkça izin verilmesi halinde kuluçka merkezi açılabilir. Bu kuluçka merkezlerinde sadece kuluçka girişimcileri yer alabilir. Ayrıca Kanunda belirtilen amaç dışında faaliyet gösterilmesinin tespiti durumunda ise söz konusu bölgenin kamulaştırılması ve yönetici şirketin tasfiye edilip yerine başka bir yönetici şirket belirlenmesi gibi tedbirler sıralanmıştır.
Tüm bu açıklamalar göstermektedir ki, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içerisinde faaliyet gösteren yönetici şirketler ve katılımcı şirketler hem faaliyet alanı hem de faaliyet bölgesi olarak kendilerine izin verilen sınırlar içerisinde iş ve işlemlerini gerçekleştirmek durumundadır. Bu şirketlerin söz konusu sınırları aşarak sayılan faaliyetlerin ve bölgelerin haricinde işlere girişmeleri yasaklanmıştır.
TSD Teknoloji Tesisleri Servis Destek A.Ş, Teknoloji Geliştirme Bölgesinin yönetici şirketi tarafından kurulan bir şirket olup şirketin ana faaliyeti, üniversite tarafından kiralanan çeşitli taşınmazların işletilmesidir. Dolayısıyla söz konusu şirketin Kanun’da sayılan amaçlar ve yine Kanun’da belirtilen teknoloji bölgesi dışında faaliyetlere girişmesi Kanun’un amacına aykırılık teşkil etmektedir.
B- Üniversitenin İştirakine Ait Şirkete Kiralanan Taşınmazlardan Elde Edilen Gelirlerin Üniversitenin Kamusal Hizmetlerinde Kullanılması
İhale işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle taşınmazların piyasa fiyatının altında bedellerle Üniversite ile ilişkili Şirkete kiralandığı, Şirketin gelirinin tamamının söz konusu taşınmazların alt kiraya verilmesi veya işletilmesi suretiyle elde edilen gelirlerden oluştuğu ve bu suretle edinilen gelirin önemli bir kısmı ile Üniversitenin kamusal hizmetleri yürütülürken ihtiyaç duyulan harcamaların karşılandığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe ilkeleri” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; tüm gelirler ve giderlerin gayri safi olarak bütçelerde gösterileceği, (n) bendinde ise; kamu hizmetinin bütçelere konulacak ödeneklerle, mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlara uygun olarak gerçekleştirileceği hükümleri bulunmaktadır. Anılan Kanun’un “Gelirin dayanakları” başlıklı 37’nci maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinin bütçelerinde yer alan gelirlerin ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca kamu idarelerinin gelir ve gider işlemleri, mevzuatta öngörülen usullere uygun olarak tesis edilmeli ve tamamı gelir ve giderleri ile bütçelerinde gösterilmelidir.
Diğer taraftan, Üniversitenin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlenen bedele istinaden kiralanabilmekte ve elde edilen gelir bütçeye aktarılarak Üniversitenin faaliyetlerinde kullanılabilmektedir.
Kiraya verilen taşınmazlarda kira bedeli, 2886 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesine göre belediye, ticaret odası, borsa gibi kuruluşlardan soruşturularak tespit edilen tahmin edilen bedel üzerinden Kanun’un 36’ncı maddesi hükmü uyarınca kapalı teklif usulü ile yapılan ihale sonucu belirlenmektedir.
Bununla beraber Kanun’un devam eden maddelerinde sayılan istisnai durumlarda ihalelerde açık teklif, belli istekliler arasında kapalı teklif veya pazarlık usulünün kullanılmasına imkân tanınmıştır. Kapalı teklif usulü dışındaki ihale usullerinin, Kanun’da öngörülen istisnai durumların gerçekleşmesi halinde kullanılması gerekmektedir.
Yapılan denetimlerde; bulgu konusu olan taşınmazların kiralama işlemlerinde tahmin edilen bedelin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlenmediği; ihalenin 2886 sayılı Kanun’un Devlete ait taşınmazlara özgü istisnai bir düzenleme olan 51/g maddesine istinaden pazarlık usulü ile yapıldığı ve ihaleye sadece Üniversite ile ilişkili bir Şirketin davet edildiği görülmüştür.
İhaleye esas tahmin edilen bedel mevzuata uygun belirlenmediği ve rekabet koşulları tesis edilmediğinden, kira bedeli piyasa koşullarını yansıtacak şekilde oluşamamıştır.
Nitekim söz konusu taşınmazların Şirket tarafından gerçekleştirilen ve kısmi kullanım içeren alt kiralama bedellerinin, Üniversite ile Şirket arasında imzalanan kiralama sözleşmesine istinaden belirlenen kira bedellerinin üzerinde olduğu da anlaşılmıştır.
Kira bedelinin piyasa değerini yansıtacak şekilde belirlenmemesi, kira bedeli ile piyasa fiyatı arasındaki fark kadar gelirden Şirket lehine feragat edilmesi; diğer bir ifadeyle Şirkete kaynak aktarılması sonucunu doğurmaktadır.
Gelirinin hemen hemen tamamını, piyasa fiyatının altında kiraladığı Üniversite taşınmazlarını işletmek suretiyle elde eden şirket, bu gelirin önemli kısmını Üniversitenin faaliyetleri sırasında karşılamak zorunda olduğu giderlerini özel hukuk hükümleri çerçevesinde finanse etmek amacıyla kullanmaktadır. Kamu hizmetinin bütçeden değil de Şirket tarafından ve kamu hizmetinin tabi olduğu mevzuat hükümlerine uyulmaksızın karşılanması yukarıda yer verilen bütçe ilkelerine de aykırılık teşkil etmektedir.
Sonuç olarak; bütçe ilkelerinin tesis edilmesini teminen taşınmazların kira bedelinin mevzuatta öngörülen şekilde belirlenmesi ve bu kapsamda elde edilebilecek gelirin tamamının bütçeye gelir kaydedilmesi, ayrıca kamu hizmeti kapsamında gerçekleşen tüm giderlerin idare bütçesinden ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılması gerekmektedir.