ÖZET: Uludağ Üniversitesi, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında, düzenlediği Türkiye Ekonomi Sempozyumu’na ilişkin bazı usulsüzlükler tespit edilmiştir. Üniversite bütçesinden karşılanan katılımcı giderlerine rağmen, katılım ücretlerinin Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı’nın banka hesaplarına yatırıldığı belirlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, kamu gelirleri, kamu kuruluşlarının hesaplarında izlenmelidir. Ayrıca, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurumları ile İlişkilerine Dair Kanun, üniversitelerin kaynaklarının vakıf ve dernekler tarafından kullanılamayacağını vurgulamaktadır.

Sempozyumda, 21 katılımcıya konaklama, ulaşım ve diğer sosyal imkanlar sağlanmış, katılım ücreti ise vakfın hesaplarına yatırılmıştır. Bu durum, kamu kaynaklarının transferi anlamına gelmekte ve üniversitenin gelir kaybına yol açabileceği değerlendirilmiştir. Kamu idaresi, bu işlemlerin yükseköğretim kurumlarının bilimsel etkinliklerini destekleme çerçevesinde yapıldığını savunsa da, mevzuata uyum sağlanacağı ve benzer uygulamalara yer verilmeyeceği taahhüt edilmiştir.

Sonuç olarak, üniversite bütçesinden karşılanan giderlerin, elde edilen gelirle ilişkilendirilmeden vakfa aktarılması, kamu kaynaklarının yanlış kullanımı olarak değerlendirilmektedir. Bu tür uygulamaların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması önem arz etmektedir.

BULGU: Üniversite Kaynaklarının Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Yararına Kullandırılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Bursa Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin katılımcı giderleri üniversite bütçesinden karşılanmasına rağmen, katılımcılardan alınan katılım ücretlerinin Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı banka hesaplarına yatırıldığı tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ‘Tanımlar’ başlıklı 3’üncü maddesinde, Kamu geliri; “Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler.” olarak tanımlanmıştır.

Buna göre, Kanun’la verilen bir yetkiye dayanılarak ve kamu olanakları ile verilen her türlü hizmet karşılığında tahsil edilen gelirler kamu geliri olup, bu şekilde tahsil edilen her türlü gelirin de tahsile yetkili kamu kuruluşunun hesaplarında izlenmesi gerekmektedir.

Üniversiteler ve üniversiteler bünyesinde kurulan dernek ile vakıfların ilişkilerini düzenleyen 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun’ un 2’nci maddesinde;

“a) Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremez ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamaz.

b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.

g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz.”

denilmektedir.

5072 sayılı Kanun, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan vakıf ve dernekler ile üniversiteler arasındaki bağlantıyı koparmak amacına yönelik olarak düzenlenmiş olup, üniversitelerin isimleri dahil olmak üzere kaynaklarının, üniversite bünyesinde kurulan vakıf ve dernekler tarafından kullanılamayacağını belirtmiştir.

5072 sayılı Kanun’un “Cezalar” başlıklı 3′ üncü maddesinde, “ 2′ nci maddede belirtilen ilkelere aykırı hareket eden kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticileri, eylemleri başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca dernek ve vakıf yöneticileri hakkında görevden alma işlemi uygulanır.” hükmüne yer verilerek, üniversiteler ve üniversiteler bünyesinde kurulan vakıf ve dernekler arasındaki ilişkilerin sorumluları için cezai müeyyideler öngörülmüştür.

Yapılan incelemede; Bursa Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde özel bir dernek ile protokol yapılmak suretiyle, 8-9 Kasım 2024 tarihlerinde düzenlenen Türkiye Ekonomi Sempozyumu kongresinde, 2’si ailesiyle olmak üzere 21 katılımcı için, 44 gecelik üniversite konukevinde ücretsiz konaklama, ulaşım, ikram ve yemek giderleri ile insan kaynağı ve diğer sosyal imkanlar sağlanmış olup, 300,00 TL (Lisanüstü öğrenciler için 150,00 TL) sempozyum katılım ücretinin de katılımcılar tarafından Uludağ Üniversitesi Güçlendirme Vakfı hesaplarına yatırıldığı tespit edilmiştir.

Üniversitenin kaynaklarının kullandırılması karşılığında elde edilen kamu geliri tanımı kapsamındaki katılım ücretlerinin üniversite resmi hesapları yerine üniversite bünyesindeki güçlendirme vakfı hesaplarına yatırılmasının, kamu kaynaklarının transferi anlamına geleceği ve İdarenin gelirlerinin düşmesine, giderlerinin ise yükselmesine neden olacağı değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi cevabında, sempozyum kapsamındaki işlemlerin ve sağlanan katkıların, yükseköğretim kurumlarının asli görevlerinden olan bilimsel etkinlikleri destekleme çerçevesinde gerçekleştirildiği, bahse konu uygulamanın kaynak transferine, gelir kaybına veya gider artışına yol açmadığının değerlendirildiği belirtilerek, kurum kaynaklarının kullanımıyla ilgili tüm süreçlerde bundan sonra mevzuata tam uyumun sağlanacağı ve benzer uygulamalara yer verilmemesi için gerekli tüm tedbirlerin alınacağı ifade edilmiştir.

Bulguda konu edilen husus, etkinliğin düzenlenme amacına yönelik olmayıp, etkinlik kapsamındaki giderler üniversite bütçesinden karşılanırken, elde edilen gelirin üniversite tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişilik olan vakfa aktarılması olup; kamu kaynaklarının üniversite bünyesinde kurulan vakıf ve dernekler yararına kullandırılmaması gerekmektedir.