|
ÖZET: Üniversitelerde çeşitli idari kadrolara geçici olarak görevlendirmeler yapıldığı, 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirtilmiştir. Rapor, enstitü sekreteri, fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, şube müdürü, büro şefi ve yurt müdürü gibi toplam 11 dolu kadroya tedviren atama gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kamu görevlileri için geçerli özel kanunlarda, tedviren görevlendirme usulüne dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Danıştay kararları, bu tür geçici görevlendirmelerin yasal dayanağının olmadığını vurgulamaktadır.
Tedviren görevlendirme, yalnızca asilde aranan niteliklere sahip vekil memur bulunamadığında, kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamak amacıyla başvurulan bir yöntemdir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi, rektörlere gerekli gördükleri durumlarda personelin görev yerlerini değiştirme yetkisi tanımaktadır. Ancak bu madde, dolu kadrolar için sıkça uygulanarak vekaleten atamanın yerini almış durumdadır. Bu uygulama, bazı personelin atıl kalmasına ve insan kaynaklarının etkin kullanılmamasına yol açmaktadır. Kamu idaresinin açıklamalarında, boş kadrolara asaleten atama yapılmasındaki gecikmeler nedeniyle tedviren görevlendirmelerin yapıldığı ifade edilmektedir. Ancak, bu durumun insan kaynaklarının verimli kullanımı açısından geçici bir çözüm olması gerektiği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, mevcut uygulamalar, harcama yetkisi açısından hukuki sorunlara yol açabilecek bir yetki karmaşasına neden olabilmektedir. |
BULGU: Üniversitede Birçok Kadroya Tedviren Görevlendirilme Yapılması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi
Üniversitede enstitü sekreteri, fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, şube müdürü, büro şefi ve yurt müdürü olmak üzere toplamda 11 dolu idari kadroya tedviren (geçici olarak) görevlendirme yapıldığı tespit edilmiştir.
Devlet memurlarına uygulanacak genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ve bu Kanun’un kapsamı dışında kalan diğer kamu görevlilerinin kendi özel kanunlarında tedviren görevlendirme şeklinde bir görevlendirme usulü bulunmamaktadır. İdare hukukunda kanunilik ilkesi esas olduğundan, Danıştay 1’inci Dairesinin E.1993/258 K.1993/240 kararı da tedviren görevlendirmenin yasal dayanağının olmadığı yönündedir.
Yalnızca 99 seri No.lu Devlet Memurları Tebliğinde “…asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.” denilmek sureti ile tedvirden bahsedilmiştir.
Tebliğ’den anlaşılacağı üzere bir kadroya “tedviren” atama yapılması, asilde aranan koşullara sahip vekil kamu görevlisi bulunamadığı hallerde başvurulan ve boş olan kadrolar için kullanılması mümkün olan bir görevlendirme usulüdür. Vekâletten farklı olarak tedviren görevlendirme olarak adlandırılan bu usul, bir kamu hizmetini asaleten yürütmekle yükümlü olan kamu görevlisinin çeşitli sebeplerle bu görevini ifa edemediği ve asilde aranan koşullara sahip vekil kamu görevlisi de bulunamadığı hallerde; kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi gereği, asaleten atama veya vekâleten görevlendirme yapılıncaya kadar, asilde aranan niteliklere en yakın personeller arasından yapılan geçici bir görevlendirme olarak görülmelidir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesinin b/4 bendinde rektörün görev ve yetkileri arasında “Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek.” sayılmış olup; bu madde uyarınca yapılan görevlendirmeler de vekâleten görevlendirme olmayıp geçici niteliktedir. Belirtilen madde hükmü boş ve dolu kadrolar için çok sık uygulanarak vekâleten atamanın yerine geçen bir uygulamaya dönüştürülmüştür.
Tebliğe aykırı olarak dolu kadroya yapılan tedviren görevlendirme uygulaması ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesinin b/4 bendinin çok yaygın kullanılması; aynı kadro birden fazla personel tarafından işgal edildiğinden bazı personelin atıl kalmasına, dolayısıyla insan kaynağından verimli şekilde faydalanılamamasına yol açmaktadır.
Kamu idaresi cevabında boş şube müdürü ve yurt müdürü kadrolarına asaleten atama yapılmasında yaşanan gecikmelerden dolayı hizmet akışında aksaklık yaşanmaması amacıyla vekaleten ve tedviren görevlendirmeler yapıldığı; enstitü sekreteri, fakülte sekreteri ve yüksekokul sekreteri kadrolarına ise asilde aranan şartları sağlayan personel bulunmaması durumunda tedviren görevlendirme yapıldığı ifade edilmektedir.
Kamu idaresinin cevabında hizmet sunumunda aksaklık yaşanmaması ve asilde aranan şartları sağlayan personel bulunmaması nedeniyle tedviren görevlendirmeler yapıldığı ifade edilmesine rağmen, insan kaynaklarının verimli kullanılması ve tedviren görevlendirmelerin geçici mahiyette bir uygulama olması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak; yapılan uygulama özellikle harcama yetkisini kullanmak bakımından hukuki sonuçları da olabilecek bir yetki karmaşasına sebep olabileceği değerlendirilmektedir.