|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında yapılan incelemelerde, Belediye Şirketi’nin mali tablolarında 120 Alıcılar Hesabında yer alan alacakların vadesinde tahsil edilemediği durumlarda gecikme faizi tahakkuk ettirilmediği belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, sözleşme tarafları gecikme faizinin oranını belirleme hakkına sahiptir. Ancak, taraflar bu oranı belirlemediklerinde, 3095 sayılı Kanun çerçevesinde kanuni faiz oranına göre temerrüt faizi ödenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 3095 sayılı Kanun, belirli şartlar altında daha yüksek temerrüt faizinin talep edilmesine olanak tanımaktadır. İlgili mevzuat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın belirlediği faiz oranlarının dikkate alınarak gecikme faizinin hesaplanmasını öngörmektedir. Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği de, temerrüt faizi gelirlerinin kaydedilmesi ve karşılık hesaplarının düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, şirketin mali tablolarının güvenilirliği için, tahsilatı süresi içinde gerçekleştirilemeyen alacaklara mevzuat gereği gecikme faizi tahakkuk ettirilmesi ve bu doğrultuda muhasebe kayıtlarının güncellenmesi önem arz etmektedir. Şirket, denetim bulgularına uygun hareket edeceğini belirtmiştir. |
BULGU: Vadesinde Tahsil Edilemeyen Alacaklar İçin Yıl Sonunda Faiz Tahakkuk Ettirilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin 2024 yılı mali tablolarının incelenmesi neticesinde; 120 Alıcılar Hesabında kayıtlı bulunan alacaklardan tahsilatı süresi içinde yapılamayanlara gecikme faizi tahakkuk ettirilmediği, sadece asıl alacağın kayıtlarda bulunduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari işlerde faiz” başlıklı 8’inci maddesi uyarınca ticari işlerde sözleşmenin tarafları, gecikme faizi alınmasını ve uygulanacak faiz oranını sözleşmede serbestçe belirleyebilirler. Taraflar, sözleşmede temerrüt faizi oranını belirlememişlerse, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Temerrüt faizi” başlıklı 2’nci maddesinin ilk fıkrasına göre; temerrüde düşen borçlu, geçmiş günler için 1’inci maddede belirlenen kanuni faiz oranına göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
Bununla birlikte, 3095 sayılı Kanun, bazı şartlarda daha yüksek orandan temerrüt faizi talep edilebilmesine de imkân tanımaktadır. Mezkûr Kanun’un 2’nci maddesinde; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, 1’inci maddeyle belirlenen orandan fazla ise, bu oran üzerinden gecikme faizinin hesaplanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
1 Sıra numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı (c) bölümünde; işletmelerin faaliyet alanı kapsamındaki işlerden kaynaklanan temerrüt faizi gelirlerinin 649 Faaliyetlerle İlgili Diğer Olağan Gelir ve Karlar Hesabında kaydedilmesi gerektiği ifade edilmiş, karşılık hesap olarak da, asıl alacağın takip edildiği 120 Alıcılar Hesabının borçlandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Diğer yandan Tekdüzen muhasebe sistemi tahakkuk esasına dayanmaktadır. Tahakkuk esasında işlemler ve olayların, nakit akımlarının ne zaman olduğuna bakılmaksızın, ortaya çıktıklarında kaydedilmesi gerekmektedir. Sözleşme hükümlerinin zamanında yerine getirilmemesine bağlı olarak ortaya çıkan ve Şirket açısından sözleşmeye bağlı bir alacak haline gelen gecikme faizi tutarlarının asıl alacak gibi nakit akışına bağlı olmaksızın muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir.
Denetim tespiti sonrasında, Şirket tarafından bulguda belirtilen hususlara riayet edileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Şirketin mali tablolarının ilgili hesap alanlarına ilişkin doğru ve güvenilir bilgi içermesi için tahsilatı süresi içinde yapılamayan alacaklara mevzuat çerçevesinde gecikme faizi tahakkuk ettirilerek ilgili muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir.