|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinin varlık ve yükümlülüklerini vade ayrımı yapmadan muhasebeleştirdiğini ortaya koymuştur. İnceleme sonucunda, varlıkların likidite durumuna göre dönen veya duran varlıklar olarak, yükümlülüklerin ise vade yapılarına göre kısa veya uzun vadeli yabancı kaynaklar olarak sınıflandırılmadığı tespit edilmiştir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, bu tür ayrımların nasıl yapılması gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Denetim sırasında, idarenin varlık ve yükümlülüklerini vade yapısını göz önünde bulundurmadan kaydettiği, özellikle bir yıldan uzun süreli depozito ve teminatlar için uygun hesapların kullanılmadığı belirlenmiştir. İdare, bu durumun ardından varlıkların likidite durumu ile yükümlülüklerin vade yapısını dikkate alarak muhasebe kayıtlarını düzeltmeye başladığını ifade etmiştir. Ancak, bu uygulamanın mevzuata uygunluğunu kanıtlayan herhangi bir belge sunulmamıştır. Sonuç olarak, idarenin, bilanço ilkelerine uygun olarak varlık ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde muhasebeleştirmesi ve mali tablolarının güvenilir bilgi sunmasını sağlaması gerekmektedir. Bu durum, mali yönetimin şeffaflığı ve hesap verebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Varlıkların ve Yükümlülüklerin Vade Ayrımı Yapılmadan Muhasebeleştirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İdarece, varlıkların likidite durumuna göre dönen veya duran varlıklar ana hesap gruplarında, yükümlülüklerin ise vade yapılarına göre kısa veya uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap gruplarında, vade ayrımı yapılarak, muhasebeleştirilmediği görülmüştür.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmelik’inin bilanço ilkelerinden “Varlıklara ilişkin ilkeler” başlıklı 9’uncu maddesinde; bir yıl veya faaliyet dönemi içinde, paraya dönüştürülebilecek ya da kullanılarak tüketilecek varlık ve alacakların bilançoda dönen varlıklar ana hesap grubu içinde, bir yıl içinde paraya dönüştürülmesi öngörülmeyen ve hizmetlerinden bir faaliyet döneminden daha uzun süre yararlanılması düşünülen varlıklar ile vadesi bir yılı aşan alacakların duran varlıklar ana hesap grubu içinde, “Yabancı kaynaklara ilişkin ilkeler” başlıklı 10’uncu maddesinde; İdarenin vadesi bir yıl veya faaliyet dönemiyle sınırlı olan yükümlülükleri, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içinde, vadesi bir yılı aşan yükümlülüklerinin ise bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içinde, muhasebeleştirilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yapılan incelemede, İdarenin, likidite durumu ve vade yapısı dikkate alınmadan varlık ve yükümlülüklerini kısa veya uzun vadeli hesaplarda muhasebeleştirdiği, bu kapsamda vadesi bir yıldan uzun verilen depozito ve teminatlar için 126-Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabının kullanıldığı, benzer şekilde vadesi bir yıldan uzun yükümlülükleri için de 430-Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı ile 438-Kamuya Olan Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Borçlar Hesabının kullanılmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; Belediye varlıklarının likidite durumunu, yükümlülüklerinin ise vade yapısını dikkate alarak muhasebe kayıtlarının yapılmaya başlandığı ifade edilmiştir. Ancak uygulamanın mevzuatına uygun olarak belirtildiği şekilde yapıldığına yönelik herhangi bir kanıtlayıcı belge gönderilmemiştir.
Sonuç olarak, yukarıda bahsedilen bilanço ilkeleri çerçevesinde, İdarenin varlıklarının likidite durumunu ve yükümlülüklerinin vade yapısını dikkate alarak muhasebe kayıtlarını oluşturması ve bunun sonucunda da mali tablolarının tam ve doğru bilgi sunmasını sağlaması gerekmektedir.