ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin müdürlük kadrosu atamalarında vekaleten görevlendirme uygulamasının yaygınlaştığını ortaya koymaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesi, memurların geçici ayrılıklarında yerlerine vekil atanabileceğini belirtmektedir. Ancak, bu vekaletin uzun süreli olması, hizmetin kalitesini olumsuz etkileyebilir. Rapor, toplam 21 müdürden 14’ünün vekaleten görev yürüttüğünü ve bir kişinin 5 müdürlüğe vekalet ettiğini göstermektedir.

Danıştay’ın kararları, vekaleten görevlendirmenin yalnızca geçici durumlar için uygun olduğunu vurgulamaktadır. Kamu hizmetlerinin sürekliliği açısından, bu tür uygulamaların istisnai olması gerektiği ifade edilmektedir. Vekaleten veya tedviren görevlendirmenin, asıl memurun aradığı niteliklere sahip olmayan personel tarafından yürütülmesi, kariyer ve yeterlilik ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle, idarenin birim müdürlüklerinin istikrarlı bir şekilde yönetilmesi için, ilgili memurların 657 sayılı Kanun çerçevesinde atanması önem arz etmektedir.

Sonuç olarak, kamu hizmetlerinin etkinliği için vekalet uygulamalarının dikkatli bir şekilde yönetilmesi ve sürekli hale getirilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, idarelerin kadro atamalarında daha kalıcı ve nitelikli çözümler geliştirmesi gerekmektedir.

BULGU: Vekaleten Görevlendirmenin Genel Uygulama Haline Getirilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin müdürlük kadrosu atamalarında vekaleten görevlendirmeyi genel uygulama haline getirdiği görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâletin asıl olduğu belirtildikten sonra bahsi geçen maddenin dördüncü fıkrasında aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için kurum dışından veya açıktan atananlarla, veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığının ödeneceği belirtilmiştir.

Süreklilik arz eden kamu hizmetlerinin herhangi bir nedenle kesintiye uğramaması için gerek geçici olarak gerekse sürekli olarak boşalan kadroların “vekalet” yoluyla doldurularak hizmetin aksaması önlenmiş olmaktadır.

İdarenin müdür kadrosu atamaları incelendiğinde, toplam müdür sayısının 21 olduğu, 1 kişinin 5 müdürlüğe vekalet ettiği, müdür kadrolarından 14’ünün vekaleten yürütüldüğü görülmüştür.

Bir görevin uzun süre vekaleten yürütülmesi veya sık sık görev değişikliği yapılmasının uzmanlaşmayı engelleyeceği, çalışma verimini düşüreceği açıktır. Danıştay 5’inci Dairesinin 17.09.2003 tarihli ve Esas: 2003/868, Karar: 2003/3533 sayılı Kararında kamu görevlerinin vekaleten yürütülmesinin, ancak hizmetin gerektirdiği durumlarda geçici olarak başvurulacak bir yol olduğu, Kanun’da “tedviren görevlendirme veya atama” şeklinde bir usul öngörülmemiş olup; uygulamada, asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunmadığı hallerde, idarelerce hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir göreve, asilde aranan şartlara en yakın personel arasından tedviren görevlendirme yapıldığı ve idari görev bu şekilde yürütüldüğü, buna göre, vekaleten ve tedviren görevlendirmenin geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yol olduğu, tedviren görevlendirilen personelin o kadro için öngörülen şartları da taşımadığı göz önüne alındığında, kamu hizmetlerinin tedviren ya da vekaleten yürütülmesini sürekli hale getirecek şekilde uygulama yapılamayacağı, bu yöndeki işlemlerin 657 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesinde ifadesini bulan kariyer ve yeterlilik ilkelerine de aykırı olacağı belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre; bir görevin asaleten, vekaleten ya da ikinci görev olarak yürütülmesi mümkün olacağından, bu türden uygulamalardan kaçınılması gerekmektedir.

İdarenin birim müdürlükleri sürekli ve asli görevli kuruluşlar olması dolayısıyla istikrarlı şekilde görev yürütülebilmesinin sağlanması için birimlerden sorumlu memurların bahsi geçen Kanun kapsamındaki usullere göre görevlendirilmesi gerekmektedir.