|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinin mal ve hizmet alımları sırasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borç sorgulaması yapılmadan ödemelerde bulunulduğunu ortaya koymaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinden vadesi geçmiş borç bulunmadığına dair belge talep edilmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan ödemelerde, 5.000 TL ve üzerindeki tutarlar için de benzer bir belge aranması gerekmektedir.
Denetim bulgularına göre, idare, hak sahiplerine yapılacak ödemelerde bu belgeleri talep etmeden işlem yapmış ve vadesi geçmiş borç tutarlarını kesmeden ödemelerde bulunmuştur. İlgili mevzuat, bu tür ödemelerde kesinti yapılmasını ve kalan tutarın hak sahiplerine aktarılmasını zorunlu kılmaktadır. Ödemelerin, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgelerle desteklenmesi gerektiği, aksi takdirde idari para cezası uygulanabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, idarelerin, mal ve hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde, vadesi geçmiş borçların kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması gerekmektedir. Bu uygulama, kamu alacaklarının tahsilini sağlamak ve mevzuata uygun hareket etmek açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Vergi Borç Sorgulaması Yapılmadan veya Borcu Olan Firmalara Kesinti Yapılmadan, Ödemede Bulunulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İdarece, yıl boyunca yapılan çeşitli mal ve hizmet alım işlerinde, ahiz firmalara, Hazine ve Maliye Bakanlığı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borç sorgulaması yapılmadan, ödemede bulunulduğu görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesinde;
“Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.”
Denilmektedir.
Bu maddeye istinaden Maliye Bakanlığınca düzenlenen 1 sıra no’lu Tahsilat Genel Tebliği’nin “Diğer Korunma Hükümleri” başlıklı bölümünün “V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” başlıklı kısmında, ödeme yapılacak haller ve aranacak belge hakkında ayrıntılı düzenlemelere verilmiştir.
Tebliğ’in:
“2. Zorunluluk Getirilen Ödeme ve İşlemler” başlıklı bölümde; 5018 sayılı Kanun’a tabi kamu idarelerinin, 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için hak sahiplerine yapacakları 5.000,00 TL’nin üzerindeki ödemeler sırasında, hak sahiplerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı tahsilat dairelerine vadesi geçmiş borcunun bulunmadığına ilişkin belge (iş tarafı idarelerce) aranılması zorunluluğu getirilmiştir.
4. No.lu bölümünde; 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamına ilişkin olarak Bakanlığa verilmiş yetkiye istinaden vadesi geçmiş borç olarak; Bakanlığa bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen tüm amme alacakları ve kapsama giren amme alacaklarının toplam 5.000,00 TL’yi aşan tutarları belirlenmiştir.
5.2. No’lu bölümünde; 4734 sayılı Kanun kapsamına giren kurumların, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemeler sırasında vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin aranılması gerektiğinden bahsedilmiştir.
5.5. No’lu bölümünde; belirlenen tutarın üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunması halinde, borçlunun talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ödenecek tutardan, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgede belirtilen borç tutarını aşmamak üzere kesinti yapılarak ilgili tahsil dairesi hesabına aktarılması zorunluluğu getirildiği ifade edilmiştir.
6 No’lu bölümünde; vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara, borçlunun bağlı olduğu takibe salahiyetli tahsil dairesince idari para cezası tatbik edileceği ve ceza tutarının 2024 yılı için 31.837,00 TL olduğu, ayrıca her bir ödeme/işlem için ayrı ayrı olmak idari para cezası tatbik edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, İdare tarafından 5.000,00 TL ve üzerinde yapılan mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine ödenecek tutarlar için;
-Hak sahiplerinin Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine borcunu gösterir belge alınmalı,
-Belge üzerinde 5.000,00 TL’yi (2024 yılı için) aşan borç tutarı bulunması halinde, bu borç tutarı hak sahibine yapılacak ödeme tutarından kesilerek ilgili tahsil dairesine ödenmeli,
-Bu kesintiden arta kalan tutar hak sahibine ödenmelidir.
İdarenin, hak sahiplerine yapacağı ödemelerden bazıları için söz konusu belge aranmadan ödeme yapıldığı, kalan işlerde ise borç durumunu gösterir belge üzerinde kesinti yapılmasını gerektirir bir borç tutarı olmasına rağmen, hak sahibine ödemeye ilişkin tutarın tamamının “320 Bütçe Emanetleri Hesabı”na aktarılarak ödemenin ileri bir tarihte yapıldığı ancak ödeme tarihinde yeniden borç sorgulaması yapılmadan tutarın tamamının ahizlere ödendiği tespit edilmiştir.
Ayrıca, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara her bir ödeme/işlem için ayrı ayrı idari para cezasının ilgili tahsil dairesince tatbik edileceği de bilinmelidir.
Yapılan açıklamalara göre, İdarenin, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacağı ödemelerde, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve belgede kesinti yapılmasını gerektirir bir tutar olması halinde kesintinin yapılarak ilgili tahsil dairesine gönderilmesi gerekmektedir.
İdarece, yıl boyunca yapılan çeşitli mal ve hizmet alım işlerinde, ahiz firmalara, Hazine ve Maliye Bakanlığı tahsil dairelerine borcu olduğu belgelendiği halde kesinti yapılmadan ödemede bulunulduğu görülmüştür.
(a) Bendinde sayılan mevzuat hükümleri uyarınca;
İdarece, ilgili tahsil dairelerine borcu olduğu, borç durumunu gösterir belgeden anlaşılan alacaklılara yapılacak ödemelerden, Bakanlığa bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen tüm amme alacaklarından toplam 5.000,00 TL’yi aşan tutarların, kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması gerekmektedir. Ancak bu kesinti yapıldıktan sonra kalan tutarlar iş yaptırılan ahize ödenebilecektir.
Yapılan incelemede, 2024 yılı içerisinde yapılan çeşitli mal ve hizmet alımlarında, alacaklı firmanın vergi borcu olduğu görüldüğü halde kesinti yapılması gereken tutarın kesinti yapılmadan, ödemenin tamamının ilgili firmaya yapıldığı görülmüştür.
Kesinti yapılması gereken tutarlar kamu alacağı olup mevzuatınca ödenmesinde öncelik olan alacaklardır. Borç sorgulaması yapılmasının temel gerekçesi, iş yapıcıların Hazine ve Maliye Bakanlığının tahsil dairelerine olan borçlarını, mevzuatta sayılan idareler tarafından yapılacak ödemelerden yapılacak kesintilerle tahsil etmektir. Sadece borç sorgulaması yapılarak ilgili kesintinin yapılmaması, borç sorgulamasının hiç yapılmamasından farklı bir sonuç doğurmamakta ve ilgili mevzuatın düzenlenme amacına uymamaktadır.
Borç durumunu gösterir belge alındığı halde ilgili kesintilerin yapılmamasının, Bakanlık veya ilgili tahsil dairesince borç sorgulaması yapılmamış gibi takdir edilerek, muhatapları hakkında idari para cezası düzenlenebileceği de dikkate alınmalıdır.
Kamu İdaresi, bulgumuza katılmakla birlikte bundan böyle hatanın düzeltileceğini ifade etmişse de yapılacak düzeltmenin 2024 yılı işlemlerine etkisi bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, İdare tarafından mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapılacak ödemelerden, vadesi geçmiş ve kesinti yapılmayı gerektiren miktarda olan borçların, ahizlere ödeme yapılmadan önce kesilerek ilgili tahsil dairesine gönderilmesi gerekmektedir.