|
ÖZET: Verilen borçlar için faiz tahsil edilmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Raporda, Belediye Şirketi’nin Seğmen Su AŞ’ye çeşitli tarihlerde toplamda yaklaşık 42 milyon TL ödünç para verdiği, ancak bu borçlar için herhangi bir faiz uygulanmadığı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri, ticari tüketim ödünçlerinde faiz talep edilebileceğini ve faiz oranının belirlenmediği durumlarda, ödünç alma zamanında geçerli olan faiz oranının uygulanacağını ifade etmektedir.
Şirketin, Seğmen Su AŞ’ye sağladığı borçlar için faiz işletmemesi, Türk Ticaret Kanunu’nun tacir olmanın gerekliliklerine aykırı bir durum teşkil etmektedir. İlgili kanun, tacirlerin ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmelerini zorunlu kılmaktadır. Şirketin, borç verilen şirketin %100 hissesine sahip olması ve kamu yararına hizmet sunma amacıyla bu işlemleri gerçekleştirmesi, durumu değiştirmemekte; zira basiretli bir tacir gibi hareket edilmesi gerekliliği devam etmektedir. Sonuç olarak, Şirketin ticari nitelikteki ödünç işlemlerinde faiz işletmesi ve borç verme süreçlerini dikkatli bir şekilde yönetmesi, şirket menfaatlerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, borç ilişkilerine dair yazılı protokollerin hazırlanması ve uygulanması yönünde atılan adımlar, şirketin yönetim anlayışının güçlendirilmesi için gereklidir. |
BULGU: Verilen Borçtan Faiz Tahsil Edilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket tarafından çeşitli tarihlerde Seğmen Su AŞ’ye ödünç para verildiği, ancak verilen bu borçlar için herhangi bir faiz uygulanmadığı görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 386’ncı maddesinde; “Tüketim ödüncü sözleşmesi”, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un 387’nci maddesinde ticari tüketim ödüncü sözleşmelerinde taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebileceği belirtilmiştir.
Kanun’un “Faize Özel Kurallar” başlıklı 388’inci maddesinde detaylı açıklamalara yer verilmiş, bu kapsamda tüketim ödüncü sözleşmesinde faiz oranı belirlenmemişse, kural olarak ödünç alma zamanında ve yerinde o tür ödünçlerde geçerli olan faiz oranının uygulanacağı, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa belirlenen faizin yıllık olarak ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, ticari iş niteliğinde olan tüketim ödünçlerinde faiz istenebilecektir. Faiz oranı belirtilmemişse kural olarak ödünç alma yeri ve zamanında benzer ödünçlere uygulanan faiz oranı uygulanabilecektir.
Şirket tarafından, Seğmen Su AŞ’ye 31.12.2020 tarihinden itibaren değişik tarihlerde toplamda yaklaşık 42 milyon TL ödünç para verilmiş, bu tutarın yaklaşık 8,5 milyon TL’si değişik zamanlarda tahsil edilmiştir. Ancak verilen borçlar için Şirket tarafından herhangi bir faiz işletilmemiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinde her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Belediye şirketlerini yöneten kişilerin, normal bir insanın göstermesi gereken özenden daha fazla özen göstermeleri ve basiretli bir kişi gibi davranmaları kanuni bir zorunluluktur.
Şirket tarafından verilen cevapta, borç verilen ilgili şirketin %100 hissesine Portaş’ın sahip olduğu ve kamu yararına hizmet sunma amacının sürdürülmesi amacıyla bu tip borç verme işlemlerinin yapıldığı belirtilmiş, bulgu konusu hususa iştirak edildiği ve tüm borç ilişkilerine dair faiz oranları, geri ödeme tarihleri ve şartlarını içeren yazılı protokollerin hazırlanması ve uygulanmasına yönelik çalışmaların başlatıldığı belirtilmiştir. Her ne kadar borç verilen şirket ile Portaş arasında kuvvetli bir bağ bulunsa da basiretli tacir hükmüne uygun hareket etmesi gereken Portaş’ın verdiği borcu alamadan tekrar tekrar borç vermesi ve bunlara herhangi bir faiz işletmemesi Şirketin genel yönetimi açısından basiretli tacir ilkesine uygun düşmemektedir.
Sonuç olarak Şirket tarafından verilen ticari nitelikteki tüketim ödünçlerinde faiz işletilmesi ve borç verilmesi sürecinin basiretli tacir gibi yönetilmesi Şirket menfaatlerinin korunması açısından önem arz etmektedir.