ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, İstanbul’da yağmursularının atıksu hatlarına karışmasının, idareye maddi yük getirdiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, hem kişilerin hatalı bağlantılarından hem de altyapı yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır. 23.06.2017 tarihli yönetmelik, yağmursuyu ve atıksuyunun ayrı kanallarda toplanmasını zorunlu kılmakta, bu kurallara uyulmaması halinde çeşitli yaptırımlar öngörmektedir. Ancak, mevcut uygulamalarda bu kuralların yeterince yerine getirilmediği gözlemlenmiştir.

İstanbul’da 5.812 kilometre yağmursuyu hattı bulunmasına rağmen, bazı mahallelerde bu hatların yetersiz olduğu ve 43 mahallede hiç yağmursuyu hattı olmadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı itibarıyla, İdare tarafından sağlanan içmesuyu ile arıtılan atıksu arasında büyük bir fark bulunmaktadır; bu farkın önemli bir kısmı yağmursularının atıksu sistemine karışmasından kaynaklanmaktadır. İdare, bu durumu düzeltmek için gerekli önlemleri almakta ve sorumlulara ihtarname göndermektedir, ancak uygulamada yeterli ilerleme kaydedilememiştir.

Sonuç olarak, yağmursularının atıksu sistemine karışmasının önlenmesi amacıyla ayrık sistem yatırımlarının hızlandırılması ve mevzuat gerekliliklerinin etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu adımlar, hem idarenin maddi yükünü azaltacak hem de altyapı sistemlerinin verimliliğini artıracaktır.

BULGU: Yağmursularının Atıksu Hatlarına Karışmasından Kaynaklı İdarenin Maddi Külfete Katlanması ve Kişilerden Kaynaklı Karışmalarda Mevzuatın Gerekliliklerinin Yerine Getirilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İstanbul ili genelinde kişilerden veya hat yetersizliklerinden kaynaklı olarak yağmursularının atıksu hatlarına karıştığı ve bu durumun İdarenin arıtılan su miktarı açısından maddi külfete katlanmasına sebep olduğu ayrıca kişilerden kaynaklı karışmalara ilişkin mevzuatın gerekliliklerinin yerine getirilmediği görülmüştür.

23.06.2017 tarih ve 30105 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yağmursuyu Toplama, Depolama ve Deşarj Sistemleri Hakkında Yönetmelik’in “tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; ayrık sistem atıksuyu ve yağmursuyunun iki ayrı kanalla toplanarak uzaklaştırıldığı kanalizasyon sistemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik’in “Genel esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Sistemin planlanması aşamasında ayrık sistemlerin tercih edilmesi, bu kapsamda bina çatısından gelen yağmursuyu ve yüzeysel sulara ait giderlerin atıksu parsel bacasına bağlanmaması” gerektiği ifade edilmiştir.

31.12.2004 tarih ve 25687 sayısı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nin “Kanalizasyon Sistemine Bağlantı Kısıtları” başlıklı 45’inci maddesinde; “kanalizasyonun ayrık sistemde olması halinde, yağmur suları, temassız soğutma suları ve kirli olmayan diğer drenaj suları, kanalizasyona bağlanamaz. Her türlü atık, atıksu ve arıtılmış atıksular yağmursuyu kanalına bağlanamaz. Tespit edilen usulsüz bağlantılar ilgili atıksu altyapı tesisleri yönetimi tarafından kesilir.” denilmektedir. Aynı Yönetmelik’in “Tanımlar” başlık 3’üncü maddesinde; altyapı tesisleri yönetiminin büyükşehirlerde, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri olduğu belirtilmiştir.

Yine aynı Yönetmelik’in “Yaptırım” başlıklı 55’inci maddesinde; bu Yönetmelik’teki yasaklara aykırı hareket edenler ve belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenlere; ek süre verileceği, bu süre sonunda da yerine getirilmediği takdirde faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulacağı ve Çevre Kanunu’nun 15’inci maddesinde belirtilen makamlar tarafından ceza kesileceği belirtilmiştir.

İSKİ Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; yağmursuyu kanalı, “Yağış sularını, yüzeysel suları ve drenaj sularını taşıyan kanaldır.” olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik’in “Kanalizasyon şebekesine verilemeyecek maddeler” başlıklı 5’inci maddesinde “Kanalizasyon şebeke sistemlerine yağmursuyu, sulama suyu ve özel maksatlar ile yapılmış kanalların bağlanmasına müsaade edilmez.” denilmektedir.

Ayrıca İSKİ Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi 52’nci maddesinde; “Yağmursuyu ve çatı su giderleri kesinlikle atıksu parsel bacasına bağlanamaz. Yağmursuyu kanalı olmayan cadde ve sokaklarda yağmursuyu serbest olarak dış sahaya drene edilecektir.” denilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde; alt yapı sistemlerinde birleşik sistem ve ayrık sistem olmak üzere ikili ayrım yapıldığı, esas olanın ayrık sistem olduğu ve ayrık sistemin tanımı yağmursuyu ile atıksuyun ayrı kanallarda ayrıştırılması şeklinde olduğu belirtilmiştir.

Kişilerden kaynaklı yağmur sularının bağlanmasına ilişkin olarak ise her ne şekilde olursa olsun yağmursularının kanalizasyon şebekesine bağlanmaması gerektiği yağmursuyu hattı olmayan yerlerde dahi suyun serbest olarak dış sahaya bırakılması ancak kanalizasyona bağlanmaması gerektiği ifade edilerek söz konusu hükümlerin yer aldığı yukarıda da belirtilen Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne ilişkin aykırılıklarda, aykırılığa neden olanlara ek süre verilmesi ve bu süre sonunda da yerine getirmediği takdirde faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulması ile 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15’inci maddesinde belirtilen makamlar tarafından cezai müeyyide uygulanacağı belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu bağlantıların da altyapı tesisleri yönetimi (İSKİ) tarafından kesileceği belirtilmiştir. Diğer bir ifade ile yağmursuyu hattı olmasa bile yağıştan kaynaklı sularının atıksu hattına bağlayanlara bahsedilen Yönetmelik uyarınca ilgili müeyyidelerin uygulanması için Bakanlığın ilgili birimlerine bilgi verilmesi ve söz konusu bağlantının İSKİ tarafından kesilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemelerde 2024 yılı içerisinde İdare tarafından şehre verilen içmesuyu miktarı 1.161.020.209 m3’tür. Aynı yıl içerisinde İdareye ait 90 adet atıksu arıtma tesisinde 1.657.559.948 m3 su arıtıldığı görülmüştür. Aradaki 496.539.739 m3’lük farkın büyük kısmının yağmursularının atıksu şebekesine karışmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İşin ayrıntısına inildiğinde İstanbul ili sınırları içerisinde 5.812 kilometre yağmursuyu hattı olduğu, bu hatların yetersiz olmakla birlikte il geneline yayıldığı, şöyle ki İstanbul ili genelinde toplam 964 mahalle olduğu ve bunlardan yağmursuyu hattı hiç olmayan mahalle sayısının 43 olduğu görülmüştür. Bu kapsamda 921 mahallede yetersiz de olsa yağmursuyu hattı olduğu diğer bir ifade ile ayrık sistemin geçerli olduğu görülmektedir. Ancak mevcut durumda İdare tarafından yüksek miktarda temiz suyun atıksu hatlarına karışmasına engel olunamamıştır.

Söz konusu karışmanın en büyük nedeni her ne kadar yağmursuyu hatlarının yetersizliğinden kaynaklansa da Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri veya bina sahipleri tarafından, yağmur veya çatı sularının atıksu hattına bağlandığına ilişkin tespitler de bulunmaktadır. Şöyle ki 2024 yılında İdare tarafından ilgili kurum veya kişilerin neden olduğu aykırılığa ilişkin tespitlerin giderilmesi için yazı yazıldığı ancak bunun dışında herhangi bir reaksiyon alınmadığı görülmüştür. Söz konusu durumda yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere aykırılığa ilişkin bağlantıyı kesme görevi altyapı tesisleri yönetimi yani İdarededir. Ayrıca bu aykırılıklarla ilgili Kanundan kaynaklı müeyyidelerin uygulanması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bildirim yapılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

-Yağmur sularının atıksu hattına karışması sebebiyle arıtma tesislerinde arıtılmasına ihtiyaç duyulmayan temiz suyun tekrar arıtılarak İdarenin ekstra bir gidere (arıtma maliyeti) katlanmasına,

-Yüksek tutarlı yatırımlarla gerçekleştirilen arıtma tesislerinin işletme ömrünün kısalmasına,

-Yağmursuyu hattını atıksu hattına bağlayanlara ilişkin müeyyidelerin uygulanmamasına

sebep olmaktadır.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; çatı sularını atıksu alt yapı şebekesine bağlayanların tespit edildiği, sorumlulara ihtarname ile tebliğ yapıldığı, gereği yapılmazsa su ve atıksu hizmetinin durdurulduğu ifade edilmektedir. Ayrıca İstanbul’daki mevcut altyapı sistemlerinin bazı yerlerde birleşik sistem olduğu bazı yerlerde ise sadece atıksu hattı bulunduğu ve yağmur sularının yüzeysel akışa bırakıldığı, ancak yeni projelerde birleşik sistemlerin ayrık sisteme dönüştürüldüğü belirtilerek bu kapsamda ilçe belediyeleriyle protokoller yapılarak ayrıştırma çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edilmektedir.

İdare tarafından her ne kadar çatı sularını atıksu alt yapı şebekesine bağlayan sorumlulara ihtarname çekildiği, su ve atıksu hizmetlerinin durdurulduğu ifade edilse de yılı içerisinde İdare tarafından yalnızca aykırılığın giderilmesine ilişkin yazı yazıldığı bunlar dışında herhangi bir işlem tesis edilmediği görülmüştür. Ayrıca İdare tarafından yağmursuyu ve atık suyu hatlarının ayrıştırılmasına ilişkin çalışmalarında devam ettiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, arıtılmasına gerek bulunmayan yağmursularının arıtma tesislerine gönderilmemesi için ayrık sistem yatırımlarının hızlandırılması ve kişilerden kaynaklı karışmalara ilişkin mevzuatın gerektirdiği işlemlerin yapılması gerekmektedir.