|
ÖZET: Yapılan ödemelerde, hak sahiplerinin vergi borcu olup olmadığını gösteren belgelerin talep edilmemesi, önemli bir denetim eksikliği olarak ortaya çıkmıştır. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, bir ilçe belediyesi, mahkeme kararı gereği hak sahibine yaptığı ödemelerde bu sorgulamayı gerçekleştirmemiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinden vadesi geçmiş borçların bulunmadığına dair belge talep edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Özellikle, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na tabi kamu idareleri ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurumların, hak sahiplerine yapacakları ödemelerde bu belgeyi aramaları gerekmektedir. Yapılan incelemelerde, 186.891,42 TL tutarındaki bir ödemenin, ilgili borç sorgulaması yapılmadan gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Kamu idaresi, bu ödemelerin icra dairesine yapılması gereken işlemler olarak değerlendirildiğini ve bu nedenle borç sorgulamasının yapılmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararına dayanan ödemelerde vergi borcu sorgulamasının yapılmaması, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi çerçevesinde borçların eksik tahsilatına yol açabilecektir. Bu durum, gelecekte yasal mevzuata uygun hareket edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
BULGU: Yapılan Ödemelerden Önce Aranması Gereken Hak Sahiplerinin Vergi Borcu Olmadığını Gösteren Belgelerin Aranmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Kurum tarafından mahkeme kararı gereği hak sahibine yapılan ödemede vergi borcu sorgulamasının yapılmadığı görülmüştür.
28/7/195 tarih ve 8469 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesinde;
“Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi
kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),
2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.
Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.”
denilmiş olup 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 1′ inci maddesi ile bu bentte yer alan “her türlü ödemelerde,” ibaresi “her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),” şeklinde değiştirilmiştir.
Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Seri:A 1 Sıra no’lu Tahsilat Genel Tebliğinin “V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” bölümünde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların bu Kanun kapsamında hak sahiplerine 5.000 liranın üzerinde yapacakları ödemeler sırasında hak sahibinin, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesine istinaden, kapsamı bu Tebliğ’de belirlenmiş borçlarının 5.000 lirayı aşıp aşmadığını Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinden veya Tebliğ’de belirtilen ilgili birimlerinden temin edeceği belge üzerinden araştırması, borcun bu tutarı aşması halinde hak sahibine ödeme yapmaması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Mezkûr Tebliğ’in aynı bölümünde, bu belgenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamına giren kurumlarda muhasebe birimleri tarafından aranılması gerektiği belirtilmiştir.
Yine aynı bölümün devamındaki hükümlere göre, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlarca yapılacak ödemeler esnasında, tahsil dairelerinin verdiği bilgi ve belgeye istinaden kapsama giren alacak türlerinin toplam tutarının (vadesi geçmiş borç tutarı) 5.000,00 TL’yi aşması halinde, borç tutarının ilgili tahsil dairesine, bakiyesinin de yükleniciye ödenmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemde kurum tarafından hak sahibine mahkeme kararına istinaden yapılan toplam 186.891,42 TL için 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesine göre borcunun bulunup bulunmadığının kontrolünün yapılmadığı görülmüştür.
Kamu İdaresi cevabında, yapılan ödemelerde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” başlıklı 20/A maddesi gereğince hak sahiplerinden borcu olmadığına dair belgenin arandığı ancak mahkeme kararına istinaden yapılan ödemelerin İcra Dairesine yapılması gereken bir ödeme olarak değerlendirilmesi sebebiyle borç sorgulamasının yapılmadığı, bundan sonraki süreçlerde yasal mevzuata göre işlem yapılacağı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak mahkeme kararı neticesinde ödeme yapılacak kişiler için vergi borcu olup olmadığının sorgulanmaması 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamındaki borçların eksik tahsilatına sebebiyet verebilecektir.