|
ÖZET: Yapılandırılmış Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarıyla ilgili olarak, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulguya ulaşılmıştır. Vadesi geçmiş SGK borçlarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde tecil edilmesi sonucunda ortaya çıkan tecil faizi tutarının muhasebe kaydının yapılmadığı tespit edilmiştir. İlgili tebliğde, ilerleyen dönemlerde ödenecek gider tahakkuklarının izlenmesi için belirli hesapların kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Şirketin toplam 3.041.509.016,89 TL tutarındaki SGK borcu, 36 taksitte ödenmek üzere tecil edilmiştir ve bu süreçte hesaplanan 1.955.850.315,64 TL tutarındaki tecil faizinin kaydı yapılmamıştır.
Şirket, tecil faizi ve gecikme zammının gider tahakkuklarının kar/zarar hesaplarını etkilemediğini savunmuş, yeni bir yapılandırma durumunda mevcut yapılandırmanın değişebileceğini belirtmiştir. Ancak, muhasebe ilkeleri açısından, tam açıklama, dönemsellik, tutarlılık ve ihtiyatlılık gibi temel kavramlar gereği bu kayıtların yapılması zorunludur. Şirketin yaklaşımı, kar/zarar hesaplarını ilgilendirmeyen unsurların muhasebe kayıtlarında yer almaması gerektiği yönündedir; ancak bu görüş, tecil sonucu oluşan faiz tutarlarının kaydedilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. |
BULGU: Yapılandırılmış SGK Borcu Nedeniyle Tahakkuk Eden Vade Farkı Tutarının Tahakkuk Kaydının Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Vadesi geçmiş Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında Tecil edilmesi nedeniyle tahakkuk eden tecil faizi tutarının tahakkuk kaydının yapılmadığı görülmüştür.
(1) Sıra Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde gelecek aylarda/yıllarda ödemesi yapılacak ve kesinlikle belgeye dayalı gider tahakkuklarının izlenmesi için 381-Gider Tahakkukları ve 481-Gider Tahakkukları hesaplarının kullanılacağı açıklanmıştır. 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tecil” başlıklı 48’inci maddesine göre Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil edilebilmektedir.
Şirketin 3.041.509.016,89 TL vadesi geçmiş SGK borcunun 6183 sayılı Kanun kapsamında 36 taksitle ödenmek üzere Tecil ettirildiği, bunun sonucunda hesaplanan toplam 1.955.850.315,64 TL tecil faizine ilişkin muhasebe kaydının yapılmadığı, sadece taksit ödeme gününde taksit tutarı kadar gider kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirildiği tespit edilmiştir. Tecil nedeniyle tahakkuk eden toplam 1.955.850.315,64 TL tecil faizi tutarından 2024 yılına isabet eden 18.781.715,85 TL’nin 381 Gider Tahakkukları Hesabına, 2024 Yılından Sonra Ödenecek 1.937.068.599,79 TL’nin ise 481 Gider Tahakkukları Hesabına tahakkuk kayıtlarının yapılmaması bilançoda hataya yol açmaktadır.
Şirket cevabında özetle, yapılandırma ile ilgili gecikme zammı ve tecil faizinin gider tahakkukunun yapılması kar/zarar hesaplarını ilgilendirmediği, yeni ve genel bir yapılandırma mevzuatının yürürlüğe girmesi durumunda mevcut yapılandırmanın yenisiyle revize edileceği ve tecil faiz rakamlarının tümüyle değişebileceği, gider tahakkuku yapılması ile ilgili bir zorunluluk bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak bulgu içeriğinde söz konusu kayıtların yapılma gerekçeleri açıklandığı gibi temel muhasebe ilkelerinden olan; tam açıklama, dönemsellik, tutarlılık, özün önceliği ve ihtiyatlılık kavramları çerçevesinde de söz konusu muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir. Şirket düşüncesi ile hareket edildiğinde kar/zarar hesaplarını ilgilendirmeyen hiçbir hususun muhasebe kayıtlarında yer almaması gerektiği sonucu doğacaktır. Kaldı ki bu sonuca da katılmak mümkün değildir.
Tecil sonucu tahakkuk eden tecil faiz tutarlarının tahakkuk kayıtlarının yapılması gerekmektedir.