|
ÖZET: İdarelerin ihale ettiği yapım işlerinde, mevzuata aykırı süre uzatım kararları verildiği ve yüklenicilere tanınan ek sürelerin somut verilere dayanmadan hesaplandığı tespit edilmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtilen hükümlere göre, yüklenicinin kusuru olmaksızın idarenin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda süre uzatımı verilebilir. Ancak, bu tür durumların varlığı, idarenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; dolayısıyla, yüklenicinin süre uzatımı talep edebilmesi için belirli kriterlerin sağlanması gerekmektedir.
Örneğin, 2023/1296968 ihale kayıt numaralı Engelsiz Park Yapımı işinde olumsuz hava koşulları nedeniyle verilen 30 günlük ek süre, mevzuat hükümleri açısından hukuki bir dayanağa sahip değildir. Benzer şekilde, 2023/915998 ihale kayıt numaralı asfalt yapım işinde de, somut verilere dayanmadan verilen 45 günlük süre uzatımı, idarenin yükümlülükleri ile örtüşmemektedir. Bu durum, hem hukuki hem de mali riskler doğurmakta ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını engellemektedir. Sonuç olarak, süre uzatım kararlarının objektif kriterlere dayandırılması ve somut hesaplamalarla desteklenmesi gerekmektedir. İdarelerin, bu süreçte gerekçelerini açık ve ölçülebilir bir biçimde ortaya koymaları, kamu yönetiminde hesap verebilirliği artıracak ve işlerin planlanan sürede tamamlanmasını sağlayacaktır. |
BULGU: Yapım İşlerinde Mevzuata Aykırı Süre Uzatım Kararlarının Verilmesi ve Ek Süre Hesaplamalarının Somut Veriye Dayanmadan Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İdarenin ihale ettiği yapım işlerinde, mevzuata aykırı şekilde süre uzatımları verildiği ve yüklenicilere tanınan ek sürelerin somut ve objektif bir hesaplama yöntemine dayanmadığı tespit edilmiştir.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; idarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait sürenin en az gecikilen süre kadar uzatılacağı hükümleri yer almaktadır.
Bu hükme göre yükleniciye idareden kaynaklı süre uzatımı verilebilmesi için temel kriter; yüklenicinin kusuru olmaksızın, idarenin sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. Ayrıca bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle; sözleşme süresi içerisinde işin yapımını engelleyen birtakım engeller yüklenicinin kusuru olmadan ortaya çıksa ve yüklenicinin bu engelleri ortadan kaldırmaya gücü yetmemiş olsa bile, bu durumda idarenin sözleşme gereği yükümlülüğü yoksa süre uzatımı vermek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla bu tip durumlar için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinde yer alan “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmü gereği; yüklenici, oluşan her türlü problemde süre uzatımı talep edemeyecektir.
Yapılan incelemede, 2023/1296968 ihale kayıt numaralı Engelsiz Park Yapımı ve Muhtelif Parkların Tadilat İşi’nde, olumsuz hava koşulları nedeniyle işin verilen sürede tamamlanamaması sebebiyle idare tarafından 30 gün ek süre tanınmıştır.
Yine 2023/915998 ihale kayıt numaralı Muhtelif Bölgelere BSK Asfalt Yapım İşinde, olumsuz hava koşulları ve bitüm temininde yaşanan gecikmeler nedeniyle yükleniciye toplam 45 gün süre uzatımı verilmiştir. Başlangıçta 70 gün olarak belirlenen iş süresi, yapılan eklemeyle (%64) birlikte 115 güne çıkarılmıştır.
Bu gerekçeler, yüklenicinin işini yapmasını engelleyici nitelikte olsa dahi, yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden açıkça görüleceği üzere, idarenin bu durumlara ilişkin herhangi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, verilen süre uzatımlarının hukuki bir dayanağı olmadığı değerlendirilmektedir.
Diğer yandan, süre uzatımının somut hiçbir veriye dayanmadan yapılması uygun değildir. Süre uzatımı gerektiren durumların iş programı ve yapılacak iş dikkate alınarak değerlendirilmesi, verilecek ek sürenin somut bir hesaplamaya dayanması gerekmektedir. Ne kadar iş artışı olacağı ve bu artışın ne kadar ek süre gerektirdiği objektif bir yöntemle belirlenmelidir. Yasal düzenlemelerde süre uzatımına ilişkin kesin bir sınır çizilmemiş olması, idareye bu konuda sınırsız bir takdir yetkisi tanındığı anlamına gelmemektedir. Bu nedenle, süre uzatımı kararlarında, idarenin gerekçelerini açık ve ölçülebilir şekilde ortaya koyması zorunludur. Ancak yapılan incelemede, bazı işlerde süre uzatımlarının işin niteliği, ilerleme durumu ve gecikmeye neden olan koşullar dikkate alınmaksızın verildiği; verilen ek sürelerin objektif bir hesaplama yöntemi ve somut bir dayanağa dayanmadığı görülmüştür.
Yapım işlerinde mevzuata aykırı şekilde süre uzatımı verilmesi ve ek sürelerin somut bir hesaplama yöntemine dayanmaması, hem hukuki hem de mali riskler doğurmaktadır. Öngörüsüz ve hesaplamaya dayanmayan süre uzatımları, yüklenicilerin işi geciktirme eğilimini artırabilir, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını engelleyebilir ve işlerin planlanan sürede tamamlanamamasına neden olabilir. Bu tür uygulamaların önüne geçilebilmesi için, süre uzatımı gerektiren durumlar objektif kriterlere dayandırılmalı, iş programı esas alınarak somut hesaplamalar yapılmalı ve gerekçeler şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Aksi takdirde, belirsiz ve ölçüsüz süre uzatımları, kamu yönetiminde hesap verebilirliği zayıflatacak, işlerin gecikmesine ve maliyetlerin artmasına yol açacaktır.
Kamu idaresi tarafından verilen cevapta özetle, bulguya ilişkin gerekli incelemenin yapıldığı ve benzer durumların tekrarının önlenmesi için gereken tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle, idarelerin süre uzatımı kararlarını verirken ilgili mevzuatta belirtilen çerçevede hareket etmesi, yüklenicilerin taleplerini somut verilere dayalı olarak değerlendirmesi ve verilecek ek sürelerin işin niteliği ile orantılı olmasını sağlaması gerekmektedir.