|
ÖZET: Yapım işlerine ait tüm riskler sigortası kapsamında muafiyet oranlarının yasal sınırların üzerinde belirlendiği tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Kamu İdaresi tarafından ihale edilen yapım işlerine yönelik sigorta poliçelerinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtilen azami muafiyet oranlarının aşıldığı ve özel muafiyetlerin uygulandığı görülmüştür. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri, yüklenicilerin işyerlerindeki varlıkları ve olası risklere karşı sigorta yaptırma zorunluluğunu vurgulamaktadır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde, yüklenicilerin sigorta poliçelerinde uygulanacak muafiyet oranlarının belirli sınırlarla sınırlı olduğu belirtilmiştir. Özellikle, tüm riskler için azami muafiyet oranı %2, deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için ise %20 olarak belirlenmiştir. Bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmaması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, muafiyet ve koasürans oranlarına ilişkin hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu da belirtilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, yükleniciler tarafından düzenlenen inşaat sigorta poliçelerinde mevzuatta öngörülen sınırların aşıldığı tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu durumun düzeltilmesi ve sigorta poliçelerinin mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Böylece, istenmeyen risklerin gerçekleşmesi durumunda oluşabilecek hukuki ve mali ihtilafların önlenmesi amaçlanmaktadır. |
BULGU: Yapım İşlerine Ait Bütün Riskler Sigortası Kapsamında Yer Alan Risk Kalemlerinde Muafiyet Oranının Yasal Sınırın Üzerinde Belirlenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresi tarafından ihale edilen yapım işlerine ait bütün riskler (all risk) sigorta poliçelerinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtilen azami muafiyet oranlarının üzerinde oranlar ve özel muafiyetler belirlendiği görülmüştür.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İş ve işyerinin sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesine göre; yapım işlerinde yüklenici; işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için, işin özellik ve niteliğine göre ihale dokümanında belirtilen şekilde, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı, geçici kabul tarihinden kesin kabul tarihine kadar geçecek süreye ilişkin ise kapsamı ihale dokümanında belirtilen genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta yaptırmak zorundadır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında; yüklenicilerin işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu yapım işi için işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı inşaat sigortası yaptırmak zorunda olduğu, aynı maddenin 3’üncü fıkrasında; kıymetlerin sigortalanmasında tüm riskler için uygulanabilecek muafiyet oranının azami %2, deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek koasürans oranının azami %20 olacağı, bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca muafiyet ve koasürans oranlarına isabet eden hasarların karşılanmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından ihale edilen ve sözleşmeye bağlanan yapım işlerine ilişkin sigorta poliçelerinin incelenmesi neticesinde, yükleniciler tarafından yaptırılan inşaat sigortası poliçelerinde bazı risk unsurlarına mevzuatta belirtilen sınırdan daha fazla ve/veya özel muafiyetlerin uygulandığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, inşaat sigorta poliçelerinin mevzuata uygun düzenlenmesinin sağlanacağı ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından, istenmeyen risk unsurlarının gerçekleşmesi durumunda sigortacı, sigortalı, idare ve üçüncü kişiler arasında oluşabilecek hukuki ve mali ihtilafların önlenmesini teminen yapılan inşaat sigortası poliçelerinin mevzuata uygun düzenlenmesinin sağlanması gerekmektedir.