|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri tarafından gerçekleştirilen yapım işlerine ilişkin inşaat sigortası poliçelerinde mevzuatta belirlenen muafiyet oranlarının aşılması ve uygun olmayan risklerin sigorta kapsamına alınması gibi sorunları ortaya koymaktadır. İnşaat sigortası (bütün riskler) poliçelerinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtilen azami %2 muafiyet oranı ve belirli riskler için %20 koasürans oranı gibi düzenlemelere uyulmadığı tespit edilmiştir. Örneğin, bazı poliçelerde muafiyet oranları %2’yi geçmekte ve mevzuatta öngörülmeyen riskler için müşterek sigorta yapılmaktadır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9. maddesi, yüklenicinin işyerindeki her türlü malzeme ve ekipmanın korunmasından sorumlu olduğunu belirtmektedir. Bu kapsamda, yüklenicilerin sigorta poliçelerinde belirtilen muafiyet ve koasürans oranlarına uyması gerekmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, çeşitli inşaat projelerine ilişkin poliçelerde bu kurallara aykırı uygulamalara rastlanmıştır. Özellikle, yanardağ püskürmesi ve grev gibi riskler için müşterek sigorta yapılması ve muafiyet oranlarının artırılması gibi durumlar, mevzuat hükümlerine aykırıdır. Kamu idaresi, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ndeki hükümleri uygulamak üzere ilgili birimleri uyardığını ve gelecekteki projelerde bu konulara dikkat edileceğini belirtmiştir. Ancak, mevcut muafiyet uygulamaları, yüklenicinin sorumluluğunu azaltmamakla birlikte, idarenin karşılaşabileceği riskleri artırmaktadır. Bu nedenle, inşaat sigortası poliçelerinin mevzuata uygun olarak düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Yapım İşlerine İlişkin İnşaat Sigortalarında Muafiyet Oranlarını Mevzuatta Öngörülen Sınırlardan Yüksek Belirlenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyece yaptırılan bazı yapım işlerine ilişkin inşaat sigortası (bütün riskler) poliçelerinde mevzuatta belirlenen sınırlardan daha yüksek oranda muafiyet uygulandığı veya mevzuatın öngörmediği riskler için de müşterek sigorta yapıldığı (hasarın bir kısmı sigortacıya, bir kısmı idareye ait olacak şekilde) veya müşterek sigorta oranlarının mevzuatta belirlenen oranlardan yüksek uygulandığı görülmüştür.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinde;
“(1) Yüklenici, işyerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu yapım işinin korunmasından 43’üncü madde hükümleri dikkate alınmak şartı ile işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumludur. Bu sebeple yüklenici, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 9 uncu maddesi hükümleri dâhilinde; işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için, işin özellik ve niteliğine göre ihale dokümanında belirtilen şekilde, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı ‘inşaat sigortası (bütün riskler)’, geçici kabul tarihinden kesin kabul tarihine kadar geçecek süreye ilişkin ise yürürlükteki İnşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları çerçevesinde kapsamı ihale dokümanında belirtilen genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta yaptırmak zorundadır.
(…)
(3) (Değişik: RG-3/7/2009-27277) Sigorta poliçesinde; idare işveren sıfatıyla, yüklenici işi gerçekleştiren sıfatıyla yer almalı, alt yüklenicilerin vereceği zararların da teminat kapsamı dâhilinde olduğu belirtilmelidir. Kıymetlerin sigortalanmasında aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınarak muafiyet ve koasürans uygulamalarına yer verilebilir:
Tüm riskler için uygulanabilecek muafiyet oranı azami %2’dir.
Deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek koasürans oranı azami %20’dir. Bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmaz.
Muafiyet ve koasürans kısmına isabet eden hasarların karşılanması yüklenicinin sorumluluğundadır.” hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca yapım işlerine ilişkin olarak yüklenicilerle yapılan sözleşmelerin 17.3’üncü maddelerinde de “Yüklenicinin iş ve iş yerinin korunması ve sigortalanması ile ilgili sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümler uygulanır.” denilmiştir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre idarece yaptırılan yapım işlerinde İnşaat Sigortası (Bütün Riskler) poliçelerinde; muafiyet açısından tüm riskler için uygulanabilecek azami oranın %2 olması; deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek azami müşterek sigorta (koasürans) oranlarının toplam hasar bedelinin %80’i sigortacıya ait %20’si sigortalıya ait şekilde olması, bunun dışında kalan riskler için örneğin diğer doğal afetler, yangın, hırsızlık için müşterek sigorta uygulanmaması gerekmektedir.
Yapılan incelemede; 2023/949667 ihale kayıt no.lu Hersek Bölgesi Kanalizasyon Terfi Hattı Yapım İşi ile 2024/1054927 ihale kayıt no.lu Asfalt Kazıma Makinesi İle Her Cins Bitümlü Karışım Kaplamaların Kazılması, Sıcak Asfalt Serilmesi ve SıkıştırılmasıYapım İşi’ne ilişkin inşaat sigortası (bütün riskler) poliçelerinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne aykırı olarak tüm riskler için azami %2 muafiyet sınırından daha fazla oranlarda muafiyet uygulanması veya anılan şartnamede öngörülmeyen riskler için de müşterek sigorta (hasarın bir kısmı sigortacıya, bir kısmı idareye ait olacak şekilde) yapılması veya anılan şartnameye göre müşterek sigorta yapılması mümkün olan riskler için ayrıca (%2 oranında) tenzili muafiyet uygulanması suretiyle açıklana mevzuata uymayan muafiyetler uygulandığı tespit edilmiştir. Anılan işlere ait poliçelerde anılan şartnameye uymayan muafiyet örnekleri aşağıda sıralanmıştır. Şöyle ki;
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne göre müşterek sigorta uygulanmaması gereken yanardağ püskürmesi ve grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri, kötü niyetli hareketlere ilişkin riskler için müşterek sigorta uygulanarak hasarın %20’si idare üzerinde kalması, ayrıca oluşacak hasardan sigortacıya ait %80’lik kısımdan da %2 tenzili muafiyet uygulanacağı belirtilerek tüm riskler için uygulanabilecek azami %2 muafiyet oranının aşıldığı,
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne göre müşterek sigorta yapılması mümkün olan sel, toprak kayması(seylap, yer kayması, çökme, heyelan), deprem hasarlarında sigortacının sorumlu olduğu sigorta bedelinin %80’i oranındaki tutardan ayrıca %2 oranında tenzili muafiyet uygulanır denilerek, deprem riski nedeniyle sigortacıya ait olması gereken sigorta bedelinin %80’i oranındaki tutarın azaltıldığı,
Hırsızlık ve diğer tabiat olaylarında hasarın %10’u asgari bir poliçede 7.500 USD, diğerinde 10.000 USD; yangın riski ve bakım devresinde bir poliçede 7.500 USD, diğerinde hasarın %10’u asgari 5000 USD; diğer hasarlarda bir poliçede 3.500 USD, diğerinde hasarın %10’u asgari 5000 USD tenzili muafiyet uygulanır denilerek tüm riskler için uygulanabilecek azami %2 muafiyet oranının aşıldığı,
Ayrıca poliçelerde tüm muafiyetlerin sigorta bedelinin %2’sini aşamayacağı, mevzuatta müşterek sigorta yapılması kabul edilen risklerde müşterek sigorta yapıldığında sigortalıya düşen hasar bedelinin, hiçbir şekilde sigorta bedelinin %20’sini aşamayacağını belirten kayıtlar/ çekinceler/ açıklamaların da yapılmadığı görülmüştür.
Sigorta poliçelerinde muafiyet oranlarının açıklanan mevzuatta yer alan sınırlardan daha fazla oranlarda olması yüklenicinin nihai sorumluluğunu kaldırmamakla birlikte, idarenin karşılaşabileceği riski artırması bakımından önem arz etmektedir.
Kamu İdaresinin cevabında Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinde belirtilen hükümlerin uygulanması için ilgili birimler konu hakkında uyarıldığı, tamamlanması ihtimali olan işlemlere yönelik yazışmaların başlatılacağı, bundan sonraki yapım işlerinde ise konunun titizlikle takip edilerek gereken hassasiyetin gösterileceği ifade edilmiştir.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde belirtildiği üzere yapım işlerine ilişkin inşaat sigortası (bütün riskler) poliçelerinde; muafiyet açısından tüm riskler için uygulanabilecek azami oranın %2 olması; deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek müşterek sigorta(koasürans) oranlarının toplam hasar bedelinin %80’i sigortacıya, %20’si sigortalıya(idareye) ait olacak şekilde belirlenmesi, mevzuatta öngörülmeyen riskler için müşterek sigorta yapılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.