Eşel-mobil sisteminin sonlandırılması düzenlemesi, kamu yararı ve vergi hukuku ilkeleri açısından hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, 4938 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 1. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, davacının iddialarını değerlendirerek, düzenlemenin kamu yararına aykırı olmadığına ve hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, düzenlemenin ekonomik sıkıntılar döneminde halkın geçimini zorlaştıracağını, akaryakıt fiyatlarının düşmeyeceğini ve vergi hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu öne sürmüştür. Ancak Danıştay, düzenlemenin vergi yükümlülüğü getirmediğini ve […]

→

İhtiyati haczin hukuka uygunluğu için borçlunun ikametgahının tespit edilememesi belgesinin sunulması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, bir otomotiv şirketinin kanuni temsilcisi hakkında uygulanan ihtiyati haczin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, şirketin vergi borçları nedeniyle banka hesaplarına konulan ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haczin uygulanabilmesi için gerekli olan borçlunun ikametgahının tespit edilememesi durumunun gerçekleştiğine dair belge sunulmadığını belirterek, haczin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare […]

→

Danıştay, terör örgütü ile irtibat iddialarının idari yargı tarafından nasıl değerlendirileceğine dair adil yargılanma hakkını ihlal eden bir karar vermiş midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştır. Ancak, Danıştay, idari yargı mercilerinin, terör örgütü üyeliği gibi ceza kanunlarıyla tanımlanmış suçlar hakkında inceleme yapamayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle, davacının terör örgütü ile irtibatının olup olmadığının, yalnızca […]

→

Terör örgütleriyle irtibatın yeterince araştırılmaması, kamu görevinden çıkarılma kararını hukuka aykırı hale getirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı göreve iade talebinin reddini incelemiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmesine rağmen, FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu iddialarıyla kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile olan bağlantılarını, Bank Asya’ya yatırılan paralar ve kapatılan […]

→

İdare Mahkemesi’nin Terör Örgütü İrtibatı Değerlendirmesi Olmadan Verdiği Karar Adil Yargılanma Hakkını İhlal Eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptali talebiyle açtığı davada, idari yargı mercilerinin terör örgütleri ile irtibat ve iltisak konusundaki değerlendirmelerinin yetersiz olduğunu belirlemiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunup bulunmadığını incelemeden karar vermiştir. Bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali […]

→

Terör örgütü üyeliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının eski hükümlü statüsünde değerlendirilememesi hukuken ne anlama gelir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin başvurusunun reddedilmesine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Davacı, PKK terör örgütü üyesi olmak suçundan ceza almış olması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesindeki şartları taşımadığından, eski hükümlü statüsünde değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Mahkeme, davacının terör örgütü ile […]

→

Terör örgütleriyle irtibatın kamu görevinden çıkarılma kararına etkisi ve idari yargının inceleme yükümlülüğü üzerine Danıştay değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptali talebi üzerine verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, Anayasa’nın temel hak ve hürriyetleri koruma amacını gözeterek, terör örgütleriyle irtibatı olan kişilerin […]

→

Danıştay’ın vergi iadesinde gecikme faizi hesaplama süresi ve borç ilişkisi üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin ihracat teslimlerine ilişkin katma değer vergisi iadesinin geç yapılması nedeniyle talep ettiği yasal faizin ödenmesi istemini değerlendirmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, mükelleflerin iade taleplerinin, eksik bilgi ve belgelerin tamamlanmasından itibaren üç aylık süre içinde yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu süre içinde iade yapılmadığında, gecikme süresine ilişkin faiz hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. […]

→

Danıştay, OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının terör örgütleriyle irtibatının tespiti için delil toplanmasının gerekliliğini nasıl değerlendirir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal hakların ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, İdare […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı gösteren somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacının mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştı. Ancak, yapılan incelemelerde, davacının örgütle irtibatını gösteren somut bir delil bulunmadığı, yalnızca sohbetlere katılmasının yeterli görülmediği anlaşılmıştır. Ayrıca, […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü üyeliği iddialarına dayandırılmasında HTS kayıtlarının yeterli olup olmadığına dair hukuki değerlendirme nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik suçlamasıyla kamu görevinden çıkarıldığını, ancak bu suçlamanın yalnızca HTS kayıtlarına dayandığını ve somut bir tespit yapılmadığını ileri sürmüştür. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü üyeliğinin sabit olduğunu […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için terör örgütü irtibatına dair somut delil bulunmaması yeterli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, davacının terör örgütü ile irtibatına dair yeterli delil bulunmadığını, dolayısıyla kamu görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davacının, örgüte maddi katkıda bulunduğu veya örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığına dair herhangi bir […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile irtibatının tespitinde delil niteliği ve takdir hakkının rolü nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasını incelemiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütleriyle irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının varlığına dair delillerin ve tanık beyanlarının yeterli olduğunu belirterek, davanın reddine karar […]

→

Serbest Avukatlıkta Gelir Vergisi ve Cezalar: İspat Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Sebebiyle Özel Usulsüzlük Cezasının Onanması (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, serbest avukatlık mesleği icra eden davacının 2015 yılına ait gelirinin bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı iddialarına dayanan bir vergi incelemesi sonucunda kesilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, vergi inceleme raporunda belirtilen eksik incelemeler ve araştırmalar nedeniyle, davacının müvekkili adına […]

→

Adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluğu ve hukuka uygunluk bağlamında yapılan değerlendirmeler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluğunu değerlendirirken, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu’ndaki düzenlemeleri göz önünde bulundurmuştur. Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali isteminde, adi ortaklık adına yapılan vergi tarhiyatının hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. Mahkeme, adi ortaklıkların vergi mükellefiyetlerinin, ortaklardan birinin tarhiyata muhatap tutulması gerektiğini, ancak sona eren adi […]

→