Gizli tanık ifadelerinin hukuka uygunluğu ve kamu güvenliği açısından tehlike arz eden irtibatın devam etmesi davacının özlük hakları talebini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararını onayladı. Davacı, hakkında uygulanan OHAL KHK’sinin hukuka aykırı olduğunu, terör örgütleriyle bağlantısının bulunmadığını ve aleyhine delil niteliği taşıyan gizli tanık ifadelerinin hukuka aykırı olarak elde […]

→

İdarenin Hatalı İşlemi Sonucu Öğrenci Kaydının Silinmesi Durumunda Hukuki Değerlendirme Nasıl Olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının öğrenci kaydının silinmesine ilişkin işlemin iptali istemi üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen yatay geçiş şartlarını taşıdığını ve kaydının yapılmasında idarenin hatalı işlem yaptığını belirterek, işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının kayıt sırasında idareyi yanıltmadığı, idarenin bir bütün olarak hatalı işlem tesis ettiği ve bu durumun davacının kusurundan kaynaklanmadığı […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmada ceza mahkumiyetinin idari yargı sürecine etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının polis memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarıldığını iddia ederek, bu işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayanarak, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak Danıştay, idari yargı mercilerinin terör örgütleri […]

→

FETÖ ile irtibatı kanıtlayan delillerin varlığına dayanan kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali isteminin reddi ve temyiz başvurusunun hukuki dayanağı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz talebini kabul etmemiştir. Davacı, ceza yargılamasında kesinleşmemiş mahkumiyet kararı olduğunu, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve FETÖ ile bağlantısının bulunmadığını iddia etmiştir. Ancak Danıştay, davacının FETÖ ile irtibatını ortaya koyan ikrar nitelikli ifadesi ve tanık beyanlarını değerlendirerek, […]

→

Davacının FETÖ/PDY ile irtibatının kesildiğine dair yeterli delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygunluğu tartışılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunmadığına dair iddialarını değerlendirirken, ceza yargılaması sonucunda verilen beraat kararını ve masumiyet karinesini göz önünde bulundurmuştur. Davacı, İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların ödenmesini talep etmiştir. Ancak, davacının örgütle olan irtibatının kesildiğine dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı […]

→

Kamu Görevinden Çıkarma İşleminin Hukuka Aykırılığı İddiasında FETÖ/PDY İlişkisi ve Beraatın Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını incelemiştir. Davacı, OHAL KHK’si hükümleriyle savunma hakkı tanınmadan görevden alındığını, terör örgütleriyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını öne sürmüştür. Ancak, mahkeme, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğunu tespit etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davacının aleyhine […]

→

Ruhsat talebinin reddinde kazanılmış hak iddiasının geçersizliği ve eşitlik ilkesine aykırılık nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının … plakalı minibüsünün “Akyazı-Karaçalılık” hattında taşımacılık yapmak üzere gerekli ruhsat ve izinlerin verilmesi talebinin reddine ilişkindir. Danıştay, davacının aracının daha önce bu hatta çalıştığına dair herhangi bir belge sunamadığını, dolayısıyla kazanılmış hak iddiasının geçersiz olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, davalı idarenin, hattın ihtiyaç analizi ve teknik verilerle yeni bir araca ihtiyaç olmadığını ortaya koyamadığı […]

→

Cinsel Taciz İddiaları Üzerine Verilen Disiplin Cezasının Hukuka Uygunluğu ve İdarenin Takdir Yetkisi Nasıl Değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir öğretim üyesinin cinsel taciz iddiaları üzerine verilen kamu görevinden çıkarma cezasını değerlendirmiştir. Davacı, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, 2547 sayılı Kanun’un 53/b-6-b maddesi gereğince ceza almış ve bu karara itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının öğrencilere gönderdiği mesajların, hoca-öğrenci ilişkisini aşan bir yakınlık kurma amacı taşıdığını ve bu durumun cinsel […]

→

ByLock kullanımı ile terör örgütü üyeliği arasında yeterli delil oluşturulması ve kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz istemini reddetti. Davacı, savunma hakkı tanınmadan yapılan işlem ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet olmadığını ve FETÖ ile ilgili bir faaliyetinin bulunmadığını öne sürdü. Ancak, davacının ByLock programını kullandığına dair somut deliller bulunduğu ve bu […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuki dayanağını güçlendiren mahkumiyet kararlarının temyiz nedenlerine uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini geri çevirmiştir. Davacının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dayandırdığı hak ihlali iddiaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen temyiz nedenlerine uymadığı gerekçesiyle kabul edilmemiştir. İdare Mahkemesi, davacının “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya […]

→

Kamu görevinden çıkarılma kararında kesinleşmemiş adli kovuşturma ve disiplin hukuku açısından masumiyet karinesinin ihlali iddialarının değerlendirilmesi nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak temyiz istemini reddetti. Davacı, kesinleşmemiş bir adli kovuşturma sürecine dayanarak karar verildiğini, disiplin hukuku açısından bir değerlendirme yapılmadığını ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etti. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının […]

→

Sendika temsilcilerinin Yükseköğretim Kurulu Disiplin Kurulu toplantılarına katılımı için yasal bir düzenleme bulunmaması hukuken nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı Sendika’nın Yükseköğretim Kurulu Disiplin Kurulu toplantılarına sendika temsilcilerinin katılmaması yönünde alınan kararın geri alınması talebini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda sendika temsilcilerinin disiplin kurullarında yer almasına dair bir düzenleme bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, ilk mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu ve davacı […]

→

Örgütle irtibatı kesilen kamu görevlisinin çıkarılmasında yeterli delil bulunmaması durumunda iptal talebi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede, barınma ve sosyal etkinliklere katılımının örgütle iltisak ve irtibat açısından yeterli delil olmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının veri inceleme raporundaki “SCD” kodlamasının aksini gösteren herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını […]

→

İhtiyati haciz işleminin hukuka uygunluğu için somut delil gerekliliği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati haciz işleminin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. İhtiyati haciz, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesi uyarınca, alacaklı idarenin, borçlunun kaçma veya mal kaçırma ihtimaline dayanarak başvurabileceği bir koruma tedbiridir. Ancak, davalı idare, davacının kaçma veya mal kaçırma ihtimaline […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu iddiasıyla polis memuru olarak görev yapan davacının, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işlemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının örgütle irtibatının yeterince kanıtlanamadığına ve ceza mahkemeleri tarafından mahkumiyetine dair bir hüküm bulunmadığına dayanarak işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge […]

→