Muhasebecinin Sorumluluğu: Sahte Fatura Düzenlemesi ve Beyanname Kayıtlarının Uyuşmazlığı Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının muhasebecilik hizmeti sunduğu şirketin sahte fatura düzenlemesi nedeniyle vergi kaybından müteselsil sorumlu tutulması üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi gereği, muhasebecilerin sorumluluğunun, imzaladıkları beyannamelerin defter kayıtlarıyla tutarsız olmasından kaynaklandığını belirterek, davacının takibinde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, Vergi Mahkemesi kararının usul […]

→

Muhasebecinin Sorumluluğu: Sahte Fatura Düzenlemesi ve Beyanname Bilgilerinin Defter Kayıtlarıyla Tutarsızlığı Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir muhasebecinin sahte fatura düzenleme eylemi nedeniyle müteselsil sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. Davacı, muhasebecilik hizmeti sunduğu şirketin vergi kaybından dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca sorumlu tutulmuş, ancak ilk derece mahkemesi, ödeme emirlerinin mükerrer düzenlendiğini ve muhasebecinin sorumluluğunun yalnızca beyannamelerdeki bilgilerin defter kayıtlarıyla tutarsızlığından kaynaklanabileceğini belirterek, hukuka uygunluk […]

→

İzinsiz eğitim faaliyetleri nedeniyle kapatma ve para cezası uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetim yetkisini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Tekirdağ’da işlettiği “Morfem Dil ve Konuşma Merkezi”nin izinsiz eğitim faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla iş yerinin kapatılması ve idari para cezası uygulanması üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, iş yerinde eğitim-öğretim yapıldığına dair yeterli delil bulunmadığını, çocukların ve velilerin ifadelerinin alınmadığını belirterek, davacının sunduğu dil ve konuşma terapisi hizmetinin yasal çerçevede verilebileceğine hükmetmiştir. Bölge […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işlemlerinde örgütle irtibatın tespiti için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat ettiğini, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve örgütle iltisakını gösteren somut delil bulunmadığını iddia etmiştir. Davalı idare ise, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığını savunmuştur. Danıştay, davacının örgütle irtibatının kesildiğine dair yeterli delil […]

→

Sahte Fatura Kullanımında Vergi Tarhiyatı ve Cezaların Hukuka Uygunluğu: 2575 Sayılı Kanun’un 23. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı şirketin sahte fatura ile belgelendirdiği alışlar nedeniyle katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezası ile ilgili olarak yapılan vergi tarhiyatına itiraz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, sahte faturaların gerçeği yansıtmadığına dair vergi tekniği raporuna dayanarak, vergi ziyaı cezasını reddetmiş, ancak özel usulsüzlük cezasını kaldırmıştır. Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurularını reddederek, ilk mahkeme […]

→

Kamusal ihtiyaçlara göre belirlenen imar planı kararlarının belirsizliği mülkiyet hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 22/02/2020 tarihli Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in çeşitli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, davacının iddialarını değerlendirerek, yönetmelikteki bazı ibarelerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Özellikle, “kamusal ihtiyaçlara göre ortaya çıkacak imar planı kararıyla belirlenen diğer umumi ve kamu hizmet alanları” ifadesinin belirsizliği, mülkiyet hakkının ihlali riskini taşımaktadır. Ayrıca, düzenleme ortaklık paylarının öncelik sırasına […]

→

İdarenin ifraz ve tevhit işlemlerini düzenleme yetkisi, 3194 sayılı İmar Kanunu ile yönetmelik hükümleri arasında nasıl bir uyum sağlamaktadır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in 8. maddesinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 44. maddesine dayanarak çıkarılan yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğu iddialarına dayanmaktadır. Davacı, ifraz ve tevhit işlemlerinin düzenlenmesinde idarenin yetkisiz olduğunu öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, yönetmeliğin 3. maddesinde belirtilen yasaların, ifraz ve tevhit işlemlerinin yönetmelikle düzenlenmesine […]

→

Terör örgütüyle irtibatın varlığı, kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptalini istemiyle açtığı davada, davacının terör örgütüyle irtibatının varlığına dair yeterli delil bulunduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için terör örgütleriyle bağın sadece “üyelik” veya “mensubiyet” değil, “irtibat” veya “iltisak” şeklinde olmasının da […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın devam ettiğine dair gizli tanık beyanlarının hukuki geçerliliği nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla herhangi bir adli soruşturma bulunmadığını, örgütle irtibatını kestiğini ve buna dair delil olmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının örgütle olan irtibatının […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunda terör örgütü ile irtibatın ceza yargılamasındaki beraat kararını nasıl etkilediği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı KHK’nin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, ceza yargılamasında beraat ettiğini ve terör örgütü ile irtibatının bulunmadığını savunmuştur. Ancak Danıştay, davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına dair yapılan değerlendirmelerin hukuki olarak […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin savunma hakkı tanınmadan yapılması, kişisel verilerin işlenmesi ve ceza yargılaması bağlamında hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddini onaylamıştır. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının savunma hakkı tanınmadan ve somut gerekçeler olmaksızın yapıldığını, ayrıca kişisel verilerin rızası dışında işlendiğini ve ceza […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında somut delil yetersizliği, kamu görevinden çıkarılmayı hukuka aykırı hale getirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın kararını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davacının örgütle irtibatını ortaya koyacak somut delillerin yetersiz olduğunu, sadece duyum ve kodlama verilerinin hukuken kabul edilebilir bilgi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca, davacının kızının kapatılan bir okulda eğitim almasının eğitim amaçlı olduğunu, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı somut delillerle kanıtlanan kamu görevlisinin görevden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağının bulunmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ve kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak, davacının FETÖ ile irtibatı olduğu yönündeki tespitler, ceza yargılaması sonucunda ortaya konan delillerle desteklenmiştir. Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada irtibat ve iltisak kavramlarının belirsizliği masumiyet karinesini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu, irtibat ve iltisak kavramlarının belirsiz olduğunu, hakkında kesinleşmiş bir ceza kararı bulunmadığını ve savunmasının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının silahlı terör örgütüne […]

→

Olağanüstü Hal KHK’sı Kapsamında Kamu Görevinden Çıkarma: FETÖ/PDY İltisakı ve Ceza Mahkemesi Kararlarının Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davanın reddini onayladı. Davacı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiğini, ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddiaların ispatlanamadığını ve hukuka aykırı delillerin kullanıldığını savundu. Ancak, Yargıtay tarafından beraat kararı verilmiş olmasına rağmen, olağanüstü hal kanun hükmünde […]

→