Davacının unvanı dikkate alınmadan müşavir kadrosuna atanması ve ilişiğinin kesilmesi işlemlerinin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Kurumla ilişiğinin kesilmesine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, daha önce … Kurulu Başkanı olarak görev yaparken, yeni organizasyon yapısı nedeniyle müşavir kadrosuna atanmıştır. Ancak, davacının istihdam fazlası personel olarak bildirilmesi ve ilişiğinin kesilmesi işlemleri, koruduğu unvanın dikkate alınmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. Dava, davacının parasal ve özlük haklarının yasal […]

→

Dolandırıcılık fiilinin disiplin suçu olmaktan çıkarılması nedeniyle meslekten çıkarma cezasının iptali kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının dolandırıcılık fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde dolandırıcılık fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir eylem olarak belirtilmiş olmasına rağmen, 7068 sayılı Kanun ile bu fiil disiplin cezasını gerektiren eylemler arasında yer almamıştır. Dolayısıyla, davacının işlediği fiil, yeni düzenleme […]

→

Danıştay’ın, Devlet gelir uzmanlığı yeterlik sınavında başarısız sayılan davacının parasal haklarının iadesi talebinin hukuka aykırı olduğuna dair değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Devlet gelir uzmanlığı yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını incelemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak davacının sınavdan başarılı olduğunu tespit etmiş ve işlemin iptaline karar vermiştir. Ancak, Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararının iptaline ilişkin kısmını onarken, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine […]

→

Disiplin cezası gerektiren fiilin lehe olan mevzuat değişikliğiyle suç olmaktan çıkarılması durumunda cezanın iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasına çarptırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, davacının dolandırıcılık fiilinin, 7068 sayılı Kanun ile disiplin suçu olmaktan çıkarıldığını belirterek, lehe olan hükmün uygulanması ilkesine atıfta bulunmuştur. Bu bağlamda, disiplin cezasının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe […]

→

Dolandırıcılık fiilinin yeni düzenlemede yer almaması nedeniyle disiplin cezasının hukuka aykırılığı ve iptali kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi, önceki disiplin cezalarının bu yeni kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağını belirtmektedir. Ancak, bu yeni düzenlemede “dolandırıcılık” fiiline yer verilmemesi, davacının eyleminin disiplin cezasını gerektiren bir fiil […]

→

Dolandırıcılık fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezasının iptali; lehe olan normun uygulanması gerektiği değerlendirmesiyle Danıştay tarafından karara bağlandı. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının dolandırıcılık fiili nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesinde dolandırıcılık fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir eylem olarak belirtilmiş olsa da, 7068 sayılı Kanun ile bu fiil disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Anayasa Mahkemesi, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat […]

→

Memurun daha alt kadroya atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ile sınırlılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nde Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, davacının üst düzey bir kadrodan daha alt bir kadroya atanmasının hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Danıştay, idarenin memurların naklen atanması konusundaki takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamış, ancak davacının atamasının bu […]

→

Polis memurunun amirine saygısız davranışı nedeniyle verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve hiyerarşiyi zedeleyici tutumun cezalandırılması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı polis memurunun amirine karşı saygısız davranmak suçlamasıyla verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna dair İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Disiplin cezalarının, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Danıştay, davacının amirine karşı sergilediği davranışın, hiyerarşiyi zedeleyici bir tutum sergilediğini ve bu durumun disiplin cezasını gerektirdiğini belirtmiştir. Olayda, davacının amirine […]

→

Mal bildiriminde bulunmayan polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve mal bildirim yükümlülüğünün önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun disiplin cezasına itirazını incelemiştir. Davacı, mal bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle disiplin cezası almış ve bu durumu hukuka aykırı bulmuştur. Dava sürecinde, davacının mal varlığında herhangi bir usulsüz artış olmadığını ve mal bildiriminde bulunma zorunluluğunun bulunmadığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının net maaşının 1.910,33 TL olduğu ve yaptığı mal alımlarının, […]

→

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’ne göre meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu ve lehe olan hükmün uygulanması ilkesiyle iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin, bireylerin hangi eylemlerin hangi hukuksal yaptırımlara tabi olduğunu belirlemede belirsizlik yarattığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. 7068 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle, davacının dolandırıcılık fiili disiplin cezasını gerektiren bir eylem […]

→

Dolandırıcılık fiilinin disiplin cezası kapsamından çıkarılması ve davacının lehine hukuki değerlendirme yapılması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının dolandırıcılık fiilinin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği iddiasını değerlendirirken, 7068 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte bu fiilin disiplin cezasını gerektiren eylem olmaktan çıkarıldığını belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı doğrultusunda, disiplin cezasının yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin iptali, dolandırıcılık suçunun disiplin cezası […]

→

Disiplin cezası gerektiren eylem olmaktan çıkarılan dolandırıcılık fiili için lehe olan hükmün uygulanması ilkesi geçerli olur. (Danıştay)

  ÖZET: Danıştay, davacının disiplin cezasının dayanağı olan dolandırıcılık fiilinin, 7068 sayılı Kanun ile disiplin cezasını gerektiren eylem olmaktan çıkarıldığını belirterek, lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin geçerli olduğunu vurgulamıştır. Disiplin cezasının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri arasında farklılık bulunduğunda, disiplin cezası ile cezalandırılacak kişilerin lehine olan mevzuat […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup aksi durumda iptal edilebilirliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. Bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması durumunda iptal gerektireceği ifade edilmiştir. Davacı, Büyükşehir Belediye Başkanlığında Daire Başkanı olarak görev yaparken, Finansman Şube Müdürlüğüne uzman olarak atanmasına itiraz etmiştir. Mahkeme, davacının geçmiş […]

→

Devlet memurunun görevden alınması ve atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğu değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıdığını belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması durumunda, idari işlemin hukuka aykırı olabileceği ifade edilmiştir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, görev süresince herhangi bir […]

→

Davacının (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, başkomiser olarak görev yapan davacının (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemeye dayalı olarak yaptığı başvurunun hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. Davacı, 1999 yılında komiser yardımcılığı kursunu tamamlamış ve 4638 sayılı Yasa çerçevesinde (A) grubu amiri sayılması gerektiğini […]

→