Disiplin cezalarının branştan çıkarma için yeterli olmaması ve idarenin somut delillerle verimsizliği ispat yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının kurbağa adam branşından çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Davacı, disiplin cezaları nedeniyle branştan çıkarıldığını savunmuş, ancak alınan disiplin cezalarının yalnızca birinin iptal edilmesi ve diğerlerinin onanması, davacının branşta verimsiz olduğunu göstermez. Mahkeme, davacının adli veya idari bir suçtan ceza almasının, branşta verimli olamayacağı anlamına gelmediğine karar vermiştir. Dava sürecinde, davalı […]

→

Görevden alma sürecinde liyakat ve kariyer ilkeleri gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanılması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir daire başkanının görevden alınarak tarım ve orman uzmanı olarak atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davalı idarenin takdir yetkisini kullanırken, davacının görevinde başarısızlığı, disiplinsizliği veya liyakatsizliği gibi hukuken kabul edilebilir bir durumun mevcut olmadığını belirtmiştir. Davacının kariyer geçmişi ve atama süreci dikkate alındığında, bu atamanın […]

→

Personel atamalarında idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup yargı denetimine tabidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı mühendis kadrosuna atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. İdareye, personel atamalarında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, dolayısıyla yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetlerinin, görevdeki liyakat ve kariyer ilkelerine uygun olduğu, […]

→

Daire başkanlığından araştırmacı kadrosuna atama işleminde idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığındaki daire başkanlığı görevinden araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın temyizini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının araştırmacı kadrosuna atanmasını iptal etmiş, ancak bu karar Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bozulmuştur. Bozma kararında, davalı idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda sahip […]

→

Kamu görevlilerinin atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimi kapsamı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu görevlilerinin atanma ve görevden alma süreçlerinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, memurların naklen atanmaları konusundaki yargı denetimini mümkün kılmaktadır. Bu bağlamda, davacının […]

→

İstifa dilekçesinin irade dışı alındığı iddiasıyla görevden alınma işleminin iptali talebi ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının, Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı görevinden veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, istifa dilekçesinin iradesi dışında alındığını ve bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek geçerli bir bilgi ve belge sunulmadığını belirterek, davacının […]

→

Memurun görevden alınarak atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda kullanımı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, idarenin memurların atanmaları konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtti. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanması gerektiği […]

→

İdarenin takdir yetkisiyle kamu yararı gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Dava, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının atanmasında idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiğini […]

→

Memurun şube müdürü olarak atanması idarenin takdir yetkisinde olup, aylıktan kesme cezası nedeniyle daire başkanı kadrosuna atanamaması hukuka uygundur. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali sonrası yeniden memuriyete döndürülmesi üzerine, idarenin davacıyı şube müdürü olarak atamasının takdir yetkisi dahilinde olduğu ifade edilmiştir. Ancak, davacının daha sonra aldığı aylıktan kesme cezası nedeniyle beş yıl süreyle daire başkanı […]

→

Memurun görevden alınmasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevde yetersizliği veya başarısızlığına dair hukuken geçerli bir neden olmaksızın, sadece takdir yetkisi […]

→

Büyükşehir Belediye Başkanlığında genel sekreter yardımcısı olarak görev yapmakta iken mühendis kadrosuna atanmaya ilişkin işlem (Danıştay)

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/18810 E.  ,  2022/900 K. “İçtihat Metni” T.C.D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2021/18810Karar No : 2022/900 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde nasıl kullanılmalı? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına gerekçe gösterilmediği için işlemi iptal etmiştir. Ancak Danıştay, idarenin takdir yetkisinin, […]

→

İdarenin atama ve görevden alma takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak Ulaşım Dairesi Başkanlığı emrine tekniker olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığına odaklanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasının hukuka uygun olduğunu belirtirken, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevinde […]

→

Üst düzey yönetici görevden almanın hukuka aykırılığı ve idarenin zararı ödeme yükümlülüğüyle davacının haklarının korunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak tekniker kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini belirtmiş, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuzluk tespit edilmediğini vurgulamıştır. Bu nedenle, […]

→

Aile hekimlerinin defin ruhsatı nöbetine katılmaması nedeniyle verilen ihtar puanlarının mevzuata uygun nöbet listesiyle değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Balıkesir ili Altıeylül ilçesinde aile hekimi olarak görev yapan davacının, defin ruhsatı düzenleme nöbetine katılmaması nedeniyle aldığı beş ihtar puanının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının nöbet görevine gitmemesinin, usulüne uygun olarak hazırlanmayan bir nöbet listesine dayandığını belirlemiştir. Mevzuat gereği, ölüm belgesi düzenleme nöbetinin sadece aile hekimleri tarafından değil, aynı […]

→