İdarenin hizmet kusuru nedeniyle öğrencinin intihar girişimi sonrası tazminat taleplerinin haklılığı ve yargılama giderlerinin karşılanması gerekliliği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir öğrencinin müdür odasında maruz kaldığı psikolojik baskı ve hakaretler sonucunda intihar girişiminde bulunarak %93 engelli hale gelmesi nedeniyle açılan tazminat davasında, idarenin hizmet kusurunu kabul etmiştir. Davacılar, olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, okul müdürü ve öğretmenlerin olayda kusurlu olduğunu […]

→

Disiplin cezasının uygulanabilmesi için öğrencinin savunma hakkının usulüne uygun kullandırılmaması, yükseköğretimden çıkarma cezasını hukuka aykırı hale getirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir üniversite öğrencisi hakkında verilen yükseköğretimden çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmasına rağmen, bu fiilin öğrencilik statüsüne geçişinden önce işlendiği belirtilmiştir. Mahkeme, disiplin cezasının uygulanabilmesi için, öğrencinin savunma hakkının usulüne uygun bir şekilde kullandırılması gerektiğini vurgulamıştır. İlk Derece […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Gelir Vergisi İadesi: Vergi Muafiyeti ve Yasal Faiz Uygulaması Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının 16/02/2020-29/02/2020 tarihleri arasında elde ettiği faiz geliri üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesine ilişkindir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereği vergiden muaf olduğunu ileri sürerek, kesilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iddialarını kabul ederek, kesintinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk […]

→

Çalışma izni olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapan aracın trafikten men edilmesi hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin çalışma izni olmadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının, izinsiz ticari yolcu taşımacılığını engellemeyi amaçladığını belirterek, davacının aracı İzmit Belediye Başkanlığı’na kiraladığı ve taşınan kişilerin belediye personeli olduğunu ifade […]

→

İzinsiz ticari taşımacılık iddiasıyla aracın trafikten men edilmesi hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı tarafından izinsiz ticari yolcu taşımacılığı yapıldığı iddiasıyla aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, izinsiz taşımacılık yapıldığına dair somut bilgi ve belgelerin sunulmadığını belirterek, işlemin iptaline karar vermiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, dosya incelemesi sonucunda, […]

→

Ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapabilmek için gerekli izin ve ruhsatların alınmaması, 2918 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir davada, davacı şirketin izinsiz olarak ticari amaçla yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, davacı şirketin belediyeden gerekli izin ve ruhsatları almadan faaliyet göstermesi üzerine açılmıştır. Mahkeme, davacı […]

→

Özel tüketim vergisi tarhiyatında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisinin iptali istemini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının bandrolsüz sigaraları bulunduran sıfatına haiz olduğunu belirterek, özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Ancak, tarh edilen vergi tutarının hesaplanmasında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na uygun olarak […]

→

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Taşınmaz Satış Zararı İndirimine İlişkin İstisna Kapsamı ve Uygulama Hataları (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan taşınmazın satışından doğan zararın %75’inin kurum kazancından indirilebileceği iddiasıyla açtığı davanın reddine ilişkin bir temyiz incelemesini içermektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi gereğince, istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin istisna dışı kazançlardan indirilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda, davacının taşınmaz satışından doğan zararının, istisna […]

→

İzin belgesi olmaksızın yolcu taşıyan aracın trafikten men edilmesi işleminin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının aracının izin belgesi olmaksızın yolcu taşıdığı gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, davacının işlem tarihinden sonra izin belgesi almasının, belgenin makul sürede edinilmediğini gösterdiğini […]

→

Yüksek lisans sonrası doktora başarısızlığı nedeniyle görev talebinin reddi, 1416 sayılı Kanun’un amacına aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen davacının yüksek lisans eğitimini tamamlamasına rağmen, doktora eğitimini başaramadığı gerekçesiyle görev talebinin reddedilmesini hukuka uygun bulmuştur. Davacı, yüksek lisansını tamamladıktan sonra doktora eğitimine başlamış, ancak süre içinde başarı gösterememiştir. Kanun hükümlerine göre, yurt dışına gönderilen öğrencilerin mecburi hizmet yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için öğrenimlerini başarıyla […]

→

Ruhsatsız yapının zarara katkısı, maddi tazminat talebinin kabulü ve manevi tazminatın reddi açısından nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının taşınmazının, belediyeye ait su şebekesi ve kanalizasyon hatlarındaki sızıntı nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, zararın sızıntıdan kaynaklandığını, ancak yapının ruhsatsız olmasının zararla doğrudan bir nedensellik bağı oluşturmadığını belirterek, davacının maddi zararını 54.981,00 TL […]

→

İzin belgesi olmaksızın yolcu taşımacılığı yapan şirketin trafikten men edilmesi hukuka uygun mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin adına kayıtlı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-A maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının izinsiz yolcu taşımacılığı yaptığına dair yeterli delil bulunmadığını, ayrıca davacı şirketin denetim tarihinden sonra izin belgesi aldığını belirterek işlemin hukuka aykırı […]

→

İzin belgesinin geçerlilik tarihi ile işlem tarihi arasındaki uyumsuzluk, idari para cezası ve trafikten men işlemlerinin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin adına kayıtlı aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-A maddesi uyarınca trafikten men edilmesine ve idari para cezası verilmesine ilişkin işlemleri iptal etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin ticari yolcu taşımacılığı yapabilmesi için gerekli izin belgesinin mevcut olduğunu belirterek, işlemlerin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak, Danıştay, davacıların sunduğu […]

→

Ek mali yükümlülüğün tahakkukunda hukuka uygunluk için düzenleyici işlemlerin belirliliği şartı aranır mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin kömür ithalatına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğe yaptığı itirazın reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 19/09/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğün iptali ve ödenen miktarın faiziyle iadesi talebiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, ek mali yükümlülüğün hesaplanmasının hukuka uygun olduğunu […]

→

Nazım imar planının iptali sürecinde tarım alanı belirlemesi ve önceki imar haklarının korunması arasındaki hukuki denge nasıl sağlanmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu taşınmazın, hem 1/5000 ölçekli plan hem de yürürlükteki 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarım alanı olarak belirlendiği, bu durumun mevcut tarımsal niteliklere ve plan kademelenmesi ilkesine dayandığı ifade edilmiştir. İdare Mahkemesi, taşınmazın eski konut alanı […]

→