Terör örgütü ile irtibatın tespiti için somut delil gerekliliği, kamu görevinden çıkarma işlemlerinin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet kararı bulunduğunu ve bu nedenle kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Danıştay, idarenin geniş takdir yetkisi […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasında somut delil olmaksızın meslekten çıkarma kararının hukuka aykırılığı ve savunma hakkının ihlali üzerine Danıştay değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’nin 3/1. maddesine dayanarak yargı mensuplarının terör örgütleri ile iltisak veya irtibatlarının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacı, FETÖ ile irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmış, ancak bu kararın disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan alındığını iddia etmiştir. […]

→

Radyo ve Televizyon Ticaretinde Kayıt Dışı Hasılat İddiasında Vergi İnceleme Süresinin Yetersizliği ve Belgelerin Değerlendirilmesi Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, radyo, televizyon ve internet üzerinden perakende emtia ticareti yapan davacının, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı iddiasıyla re’sen salınan vergi ve cezaların hukuka uygunluğuna ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan incelemede, davacının ibraz ettiği defter ve belgelerin yeterince incelenmediğini, dolayısıyla sağlıklı bir inceleme yapılmadığını belirterek vergi ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir davacının durumunu değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak mahkeme sürecinde, örgütle bağlantısına dair somut delil bulunmadığı tespit edilmiştir. 17/25 Aralık sürecinden önceki katılımları ve sonrasındaki mesafe koyma durumu, davacının FETÖ ile irtibatını zayıflatmaktadır. Mahkeme, […]

→

Vergi İncelemesinde Yetersiz Delil ve İnceleme ile Yapılan Tarhiyatın Hukuka Aykırılığı: Re’sen Salınan Vergi ve Cezalara İtiraz Süreci (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, radyo, televizyon ve internet üzerinden perakende emtia ticareti yapan bir davacının, vergi inceleme raporu uyarınca kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılat nedeniyle re’sen salınan vergi ve cezalara itirazını konu almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, inceleme süresinin yetersiz olduğunu ve davacının ibraz ettiği belgelerin yeterince değerlendirilemediğini belirterek, tarhiyat ve kesilen cezaların hukuka aykırı […]

→

Terör örgütüyle irtibat iddiasında kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu için somut delil sunma yükümlülüğü var mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütüyle bağlantısının bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, Danıştay, bu kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiğine karar […]

→

Kamulaştırma talebinin reddinde taşınmazın kullanım kararının hangi kuruluşa ait olduğu hukuki değerlendirmeyi nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Antalya İli, Muratpaşa İlçesi’nde bulunan bir taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında ilkokul alanı olarak belirlenmesi nedeniyle yapılan kamulaştırma başvurusunun reddine ilişkin işlemleri incelemiştir. İdare Mahkemesi, plan değişikliği başvurusunun yetkili olan belediye meclisi yerine Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Muratpaşa Belediye Encümeni tarafından incelenip reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, kamulaştırma […]

→

Terör örgütü ile irtibatın değerlendirilmesinde somut bilgi ve belgelerin dikkate alınmaması adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptali talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibatının bulunmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ve mahkumiyet kararının kesinleşmediğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle işlemin hukuka uygun olduğuna karar […]

→

İdari yargı mercilerinin terör örgütü ile irtibat değerlendirmesinde ceza yargılaması delillerinin dikkate alınması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline yönelik talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunmadığını savunmuş, ancak İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile iltisakının sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı onaylamıştır. Danıştay, davacının […]

→

2018 Gelir Vergisi Tarhiyatında Sporcu Tanımı ve Vergi Ziyaı Cezasının Hukuka Aykırılığı: Yönetmelik Uygulaması Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, 2018 yılına ait bir gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı ve buna bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin özel hesabına iade edilen tutarın, Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik kapsamında harcama yapıldığı gerekçesiyle, özel hesabın amaç dışı kullanıldığını kabul etmemiştir. Ayrıca, […]

→

Şirket Tasfiyesi Sonrası Komisyon Gelirinin Beyanında İspat Yükümlülüğü: Vergi Ziyaı Cezasının Hukuka Uygunluğu ve Mahsup Dönemi Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, tasfiyesi tamamlanmış bir şirketin banka hesaplarından elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı iddiasıyla re’sen salınan vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğu incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, şirketin temsilcisinin beyan ettiği on binde 1,5 oranındaki komisyonun, bankaların uyguladığı binde 5’lik komisyon oranıyla karşılaştırıldığında düşük olduğunu ve kayıtlara yansıtılmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, […]

→

2018 Yılı Gelir Vergisi Tarhiyatında Matrah Farkı Olmadan Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamayacağına Dair Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, 2018 yılına ait bir şirketin gelir (stopaj) vergisi ve buna bağlı vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, denetim raporunda belirtilen özel hesabın amaç dışı kullanıldığına dair somut bir tespit olmaksızın, yalnızca iade edilen tutarın harcama yapıldığı hesaba aktarılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, kickboks sporcularının yönetmelik uyarınca sporcu […]

→

6736 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılandırma Nedeniyle Cezalı KDV ve Özel Usulsüzlük Cezasının Konusuz Kalması Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacı şirketin sahte faturalarla belgelendirdiği alımlarına dayanan cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının faturalarının gerçeği yansıtmadığını gösteren bir saptama olmadığı gerekçesiyle cezalı verginin kaldırılmasına karar vermiştir. Ancak, davalı idare, davacının 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’dan yararlandığını belirtmiştir. Danıştay, davacının bu […]

→

Müteselsil sorumluluğun yalnızca meslek mensupları için geçerli olduğu, şirketlerin vergi borçları bakımından sorumlu tutulamayacağına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir serbest muhasebeci mali müşavirlik şirketinin, müteselsil sorumlu olarak vergi borçlarının tahsiline yönelik düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebini değerlendirmiştir. Mahkeme, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca, vergi beyannamelerini imzalayan mali müşavirlerin, düzenledikleri belgelerdeki bilgilerin doğru olmaması durumunda mükellefle birlikte sorumlu tutulabileceğini belirtmiştir. Ancak, davacı şirketin mükellefiyet kaydının terkin […]

→

Gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, Gümrük Kanunu’na göre ek tahakkuk ve ceza gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2011-2014 yılları arasında tescilli 33 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi için gözetim belgesi ibraz etmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük ve vergi cezalarının iptali istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının kabahat fiilinin gerçekleşmediği ve davalı idarenin bu yönde bir tespit yapmadığı gerekçesiyle itirazı kabul etmiş ve işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, […]

→