|
ÖZET: Yeraltı ve yerüstü içme suyu koruma alanlarında, su kaynaklarının güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli denetimlerin yapılmadığı tespit edilmiştir. ASAT Su Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliği’nde belirtilen mutlak koruma alanları, su kaynaklarının çevresinde belirli mesafelerde yapılaşmaya izin vermemekte ve mevcut yapıların atıksularının uygun alanlara taşınmasını gerektirmektedir. Ancak, bu yönetmelik hükümlerine rağmen, denetimlerin yetersiz kalması nedeniyle su kaynaklarının kirlenme riski artmaktadır.
İçme Suyu Havzaları Koruma Yönetmeliği çerçevesinde, koruma alanlarında yapılacak her türlü yapı ve faaliyet, su kirliliğini önlemek amacıyla titizlikle denetlenmelidir. Ancak mevcut durum, bu denetimlerin yeterli düzeyde gerçekleştirilmediğini göstermektedir. Bu durum, hem insan sağlığı hem de ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta, uzun vadede temiz içme suyuna erişimi zorlaştırmaktadır. Kamu idaresi, belirtilen konularla ilgili tedbirlerin alındığını ifade etse de, bu tedbirleri destekleyen somut belgeler sunmamıştır. Dolayısıyla, yeraltı ve yerüstü içme suyu koruma alanlarında etkin denetimlerin sağlanması ve bilinçlendirme çalışmalarının artırılması, yönetmeliklerin uygulanabilirliğini artırmak adına büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Yeraltı ve Yerüstü İçme Suyu Koruma Alanı İlan Edilen Bölgelerdeki Yapılarla İlgili Denetimlerin Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
Yeraltı ve yerüstü içme suyu koruma alanlarında, su kaynaklarının güvenliği için gerekli önlemlerin alınması gereken bölgelerde yasak fiillerle ilgili gerekli denetimlerin yapılmadığı görülmüştür.
ASAT Su Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliğinin “Yeraltı suyu Koruma Alanları ve Bu Alanlarda Uygulanacak Yöntemler” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“Mutlak Koruma Alanı: Kaynak veya kuyunun hidrojeolojik, jeolojik, hidrolojik ve coğrafi durumuna göre DSÎ tarafından yapılmış/yaptırılmış bilimsel çalışmalarla belirlenmiş su kaynağının veya kuyunun yakın çevresini ifade eder. Karst kaynakları için ise, kaynak çıkış yeri veya sondaj kuyularından çekim yapılan sahanın yeraltısuyu akış yönünde kaynağı besleyen karst akiferinin özelliğine göre 50 ile 100 metre arasında belirlenir.
e) Bu alanda yeni hiçbir yapılaşmaya izin verilmez. Bölgedeki mevcut yapılarda üretilen atıksular, bölgedeki kanalizasyon sistemi tamamlanıncaya kadar, vidanjörlerle AS AT’ m uygun gördüğü alana taşınır.
f) İçme ve kullanma suyu temin edilen yeraltısularının alındığı kuyu, pınar, kaynak,
kaptaj, tünel, infıltrasyon galerileri ve benzeri yapılara 50 metre ve daha yakın mesafelerde hiçbir yapıya, katı ve sıvı atık boşaltımına ve geçişine izin verilmez.”
Aynı yönetmeliğin “Yerüstü Suları İçin Koruma Esasları ve Koruma Alanları” başlıklı 7’nci maddesinde;
d) Bu alanda belediye sınırı ve belediye mücavir alan sınırları içinde, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürürlükteki imar planları geçerlidir, imar planlarının gelişme alanlarındaki yapılaşmamış kısımların iptaline yönelik revizyon yapılır. îçme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanıncaya kadar bu planlar kapsamında yoğunluk arttırıcı veya kirlilik arttırıcı kullanım değişikliğine yönelik imar değişikliği yapılamaz. 12/11/2012 tarihli ve6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi îlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde köy statüsünde iken belediye sınırları içine alınarak mahalle statüsüne geçen kırsal yerleşim alanlarında yeni yapı yapılamaz, meskûn doku korunur.
e) Bu alanda köy gelişme alanı belirlenemez.”
Aynı Yönetmeliğin “Cezai Yaptırımlar” başlıklı 8’inci maddesinde;
e) Yönetmelik hükümlerini ihlal eden yapı ve tesislerden uygun hale getirilebilecek olanların en çok bir aylık süre içerisinde uygun hale getirilmesi istenir. Uygun hale getirilemeyecek nitelikte olanlar ile verilen sürede ihlali giderilmeyen yapı ve tesislerin yıkımı için gerekli işlemler yapılır.”
“Önlemler” başlıklı 9’uncu maddesinde ise;
“Yönetmelik hükümleri uyarınca koruma alanlarında inşası yasaklanmış binalar ile her çeşit tesisat ve muhdesatın yapımının önlenmesi, yapılması sürenlerin yapımının durdurulması ve mühürlenmesi yetki alanına göre Büyükşehir Belediye Başkanlığından veya ilgili Belediye Başkanlığından talep edilir.”
hükümleri yer almaktadır.
Ayrıca Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri, yeraltı ve yerüstü sularının korunmasına yönelik özel tedbirlerin alınmasını öngörmektedir. İçme Suyu Havzaları Koruma Yönetmeliği uyarınca belirlenen koruma alanlarında yapılan yapıların izin süreçleri detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu alanlarda yapılacak her türlü yapı, faaliyet ve uygulama, su kirliliğini önlemek ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla titizlikle denetlenmelidir. Ancak mevcut mevzuat hükümlerine rağmen bu bölgelerde gerekli denetimlerin yeterince yapılmadığı tespit edilmiştir.
Gerekli denetimlerin yapılmaması sonucunda yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesi riski artmakta; bu durum hem insan sağlığı hem de ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Uzun vadede temiz içme suyuna ulaşımın zorlaşacağı; bunun yanı sıra ekosistem dengesinin bozulabileceği düşünülmektedir.
Kamu idaresi cevabında, bulgu da belirtilen konularla ilgili gerekli tedbirlerin alındığını belirtmiş olsa da gerekli kanıtlayıcı belgeleri sunmamıştır.
Sonuç olarak, ilgili mevzuat hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanabilmesi adına daha sıkı denetimler ile bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesi, yeraltı ve yerüstü içme suyu koruma alanlarına yönelik yapılaşma ile ilgili süreçlerde idarenin yönetmelik hükümlerine göre işlemler tesis etmesi gerekmektedir.