ÖZET: Yönetim Kurulu Üyesinin Yurt Dışındaki Seyahat Giderlerinin Şirket Bütçesinden Karşılanması

Bir yönetim kurulu üyesinin Berlin Film Festivaline katılımı sırasında yaptığı ulaşım, konaklama ve yiyecek-içecek harcamalarının şirket bütçesinden ödendiği tespit edilmiştir. Şirket, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulmuş olup, ana sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmekle yükümlüdür. 6102 sayılı Kanun’un 16. maddesi, belediye tarafından kurulan kuruluşların tacir sayılacağını belirtirken, 18. madde, tacirlerin işlerini basiretli bir iş adamı gibi yürütme zorunluluğunu vurgulamaktadır.

Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini yerine getirirken şirketin menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Ancak, şirketin fiilen yürüttüğü faaliyetler arasında sinema ve film etkinlikleri bulunmamakta, dolayısıyla festival direktörlüğü unvanıyla bir üyenin görevlendirilmesi de sorgulanmaktadır. Şirketin ana sözleşmesinde sanatsal etkinliklerle ilgili ifadeler yer almasına rağmen, bu tür faaliyetlerin fiilen gerçekleştirilmemesi, yurt dışı seyahat giderlerinin şirket bütçesinden karşılanmasını sorgulanır hale getirmiştir.

Sonuç olarak, yönetim kurulu üyesinin Berlin Film Festivaline katılımı için yapılan harcamaların, şirketin gerçek faaliyetleriyle ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu giderlerin ilgili kişilerden tahsil edilmesi için gerekli süreçlerin başlatılması gerektiği değerlendirilmiştir.

BULGU: Yönetim Kurulu Üyesinin Yurt Dışına Yaptığı Seyahat Giderlerinin Şirket Bütçesinden Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Bir yönetim kurulu üyesinin Berlin Film Festivaline katılarak yurt dışında yaptığı ulaşım, konaklama, yiyecek ve içecek giderlerinin Şirket bütçesinden ödendiği görülmüştür.

Şirket, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuştur. Şirketin kuruluş amacına uygun olarak ana sözleşmesinde belirtilen konularda faaliyette bulunması ve katlandığı giderlerin bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesiyle ilgili olması gerekmektedir.

6102 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinde; ticari şekilde işletilmek üzere belediye tarafından kurulan kuruluşların tacir sayılacağı, 18’inci maddesinde; her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun’un “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” hükmü yer almaktadır. Basiretli iş adamı gibi davranmayı tacirin ticaretine ilişkin faaliyetlerinde herhangi bir kişiye kıyasla daha dikkatli, tedbirli, öngörülü ve yaptığı işin inceliklerine hâkim biçimde hareket etmesi olarak tanımlamak mümkündür. Şirkete ait bir faaliyette bulunulurken bunun şirketin menfaatine olması ile şirketin faaliyetiyle ilgisinin olmasına özen gösterilmesi gerekir.

Şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan 18.01.2024 tarih ve 1185 sayılı kararda, “Şirketimiz ana faaliyet alanlarından olan “Fikir ve sanat eserleri kapsamında müzik, güzel sanatlar, sinema, dramatik sahne sanatları, grafik sanatları, edebi ve kültürel eserlerle ilgili telif icra etmek, gösteri hak ve hizmetleri vermek ve almak, özel günler, festivaller, dönemsel programlar, temsiller, konserler, sergiler, konferanslar, paneller düzenlemek ve bu etkinlikler için sanatçı, icracı, yazar, araştırmacı, sinema eserleri sahipleri ve yetkili özel ve tüzel kişilerle sözleşmeler yapmak, tüm bu konuları icra etmek amacıyla sanatsal etkinliklere ilişkin her türlü kurslar düzenlemek” maddesi kapsamında, aynı zamanda festival direktörü olarak görev yapan yönetim kurulu üyemiz ‘ın 2024 yılı boyunca yurt içi ve yurtdışında düzenlenecek olan

festivallerde görevlendirilmesi ve ulaşım, konaklama, yemek gibi masraflarının şirketimiz tarafından karşılanması” denilmektedir.

Şirket ana sözleşmesinde “sinema eserleri sahipleri ve yetkili özel ve tüzel kişilerle sözleşmeler yapmak, tüm bu konuları icra etmek amacıyla sanatsal etkinliklere ilişkin her türlü kurslar düzenleme” ifadesi geçiyor olsa da şirketin ticari hayatında fiilen sinema ve film faaliyeti bulunmamaktadır. Şirketin herhangi bir festival düzenlememesine rağmen festival direktörlüğü unvanıyla bir yönetim kurulu üyesinin görevlendirilmesi de anlaşılamamıştır. Bu bağlamda yönetim kurulu üyesinin Berlin Film Festivaline katılarak yurt dışında yaptığı ulaşım, konaklama, yiyecek ve içecek giderlerinin Şirket bütçesinden ödenmesinin fiilen yapılan faaliyetiyle ilgisi bulunmamaktadır. Şirketin fiilen yürüttüğü faaliyetler dışındaki konular için (ana sözleşmesinde olmasına karşın fiilen yürütülmeyen faaliyetlerde dahil olmak üzere) yurt içi ve yurt dışı harcamalarının yapılması neticesinde Şirketin 6102 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği, Şirket yöneticilerinin ise aynı Kanun’un 369’uncu maddesi uyarınca görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmedikleri ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmedikleri kanaatine varılmıştır.

Şirketin fiilen yürüttüğü bir faaliyet olmamasına rağmen yönetim kurulu üyesinin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın Berlin Film Festivalinde yapmış olduğu giderlerin Şirket tarafından ödenmesi nedeniyle oluşan giderin ilgili kişilerden tahsiliyle ilgili sürecin işletilmesi sağlanmalıdır.