|
ÖZET: Yüklenicilerin sosyal güvenlik ve vergi borçları nedeniyle hakedişlerden kesinti yapılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. İlgili raporda, belediye şirketine yapılan personel hizmet alımı ödemelerinde, yüklenici olan Belka Anonim Şirketi’nin sosyal güvenlik prim ve vergi borçları bulunduğu halde bu tutarların kesilmediği tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90. maddesi gereğince, işverenlerin hakedişlerinin ödenebilmesi için borçlarının bulunmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği görülmüştür.
Kamu İdaresi, hakediş ödemelerinin sadece personel maaşları için kullanılacağına dair taahhüt alındığını belirtse de, yapılan ödemelerin tamamının personel maaşlarından oluşmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kiralanan taşıtlar gibi diğer hizmetler için yapılan ödemelerde de kesintilerin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi, kamu idarelerinin hak sahiplerinden vadesi geçmiş borçlarına ilişkin belge talep etmesini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak, idarelerin hakediş ödemelerinden yapacağı kesintiler, kamu alacaklarının korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, kesintilerin zamanında ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmesi, kamu kaynaklarının etkin yönetimi için gereklidir. |
BULGU: Yüklenicinin Sosyal Güvenlik Prim Borcu ve Vergi Borcu Olduğu Halde Hakedişlerden Kesinti Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdarenin personel hizmet alımı nedeniyle belediye şirketine yaptığı hakediş ödemelerinde şirketin sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu olduğu halde bu tutarların hakedişlerden kesilmediği görülmüştür.
A) Yüklenicinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Borcu Olduğu Halde Hakedişlerden Kesinti Yapılmaması
İdare tarafından yapılan personel hizmet alımı ödemelerinde hak sahibi şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunduğu halde hakediş tutarından kesinti yapılmadığı görülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması” başlıklı 90’ıncı maddesinde; işverenlerin hakedişlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçların olmaması kaydıyla ödeneceği, hakedişlerin mahsubu ve ödenmesi ile teminatların prim ve idari para cezası borçlarına karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin usul ve esaslarının Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, bu maddede belirtilen yükümlülükler yerine getirilmeden hakediş ödenmesi halinde ilgililer hakkında genel hükümlere göre idari ve cezai işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90’ıncı maddesine dayanılarak hazırlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik 29.09.2008 tarihli ve 27012(2.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in “Hakedişlerden kesinti ve mahsup” başlıklı 6’ncı maddesinde; idarenin işverene yapacağı her hakediş ödemesinden önce işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı, ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının olup olmadığını yazı ile soracağı, borcun bulunması durumunda işverenin borçlarına mahsup edilmek üzere idare tarafından yapılan kesintinin ödeme emri belgesinde gösterileceği ve kesintinin muhasebe kayıtlarına intikal tarihinden itibaren on beş gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağı belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, İdare tarafından Belka Anonim Şirketi’nden personel hizmet alımı gerçekleştirildiği, Belka Anonim Şirketi’nin Sosyal Güvenlik Kurumuna borcu olduğu halde şirkete ödeme yapılırken hakediş bedellerinden prim borcu kesintisi yapılmadığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, Belediye Şirketi’ne hakediş ödemeleri gerçekleştirilirken yapılacak bu ödemenin “yalnızca personel maaşlarında kullanılacağına” dair yazılı taahhüt alındığı, personel maaşlarının ödenmesinin zorunlu olduğu, İdarece gerçekleştirilen diğer bütün ödemelerde, hak sahiplerinin vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığının araştırıldığı, borcu bulunan yüklenicilerden gerekli kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderildiği belirtilmiştir.
ASKİ Genel Müdürlüğü’nce Belka Anonim Şirketi’nden yapılan personel hizmet alımına dair sözleşme, ilgili Şirket personelinin Genel Müdürlük bünyesinde çalıştırılması ile birlikte, Genel Müdürlükçe hizmetlerin ifasında ihtiyaç duyulan bir takım taşıtların Şirket’ten kiralanmasını da içermektedir.
Bu şekilde gerçekleştirilen hizmet alımı, her ne kadar ihale mevzuatı kapsamında işin büyük bölümünün personel ödemelerinden oluşması nedeniyle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmiş olsa da ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından Belka A.Ş.’ye yapılan hakediş ödemelerinin tamamının personel maaşlarından ibaret olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, Şirkete ödenen hakediş bedellerinden personel maaşlarına(işçi ücretlerine) isabet eden kısım için kesinti yapılmayacak olsa da sözleşme kapsamında kiralanan taşıtlara isabet eden kısımdan bulgumuza konu edilen sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu kesintilerinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, İdarenin hakediş ödemelerinden yapacağı kesintiler kamu alacağının korunması açısından önem arz etmektedir. İdare tarafından tutarın ilgiliye ödenmesinde görevli olanlar mevzuat hükümleri uyarınca, kesintileri zamanında ve eksiksiz yaparak ilgili kurumlara göndermekle yükümlüdür.
B) Yüklenicinin Vadesi Geçmiş Vergi Borcu Olduğu Halde Hakedişlerden Kesinti Yapılmaması
İdare tarafından yapılan personel hizmet alımı ödemelerinde hak sahibi şirketin vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu halde hakediş tutarından vergi kesintisi yapılmadığı görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesine göre, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idarelerinin hak sahiplerine yapacakları her türlü ödemelerde Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge aranılması zorunluluğu getirmeye ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanı’nın yetkili olacağı belirtilmiştir.
Aynı maddenin devamında takibata salahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır. (2024 yılı için 31.837 TL)
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Seri: A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği’nin “Amme Alacaklarının Korunması” başlıklı İkinci Bölümü’nün “V. Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” başlıklı kısmında; 1/1/2018 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 5018 sayılı Kanuna tabi kamu idarelerinin kaynağına bakılmaksızın hak sahiplerine 5.000 TL’nin üzerinde yapacakları ödemelerde hak sahiplerinin vadesi geçmiş vergi borcu bulunmadığına dair belge aranılması zorunluluğu getirildiği belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, İdare tarafından Belka Anonim Şirketi’nden personel hizmet alımı gerçekleştirildiği, Belka Anonim Şirketi’nin vadesi geçmiş vergi borcu olduğu halde şirkete ödeme yapılırken hakediş bedellerinden vergi borcu kesintisi yapılmadığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, Belediye Şirketi’ne hakediş ödemeleri gerçekleştirilirken yapılacak bu ödemenin “yalnızca personel maaşlarında kullanılacağına” dair yazılı taahhüt alındığı, personel maaşlarının ödenmesinin zorunlu olduğu, İdarece gerçekleştirilen diğer bütün ödemelerde, hak sahiplerinin vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olup olmadığının araştırıldığı, borcu bulunan yüklenicilerden gerekli kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderildiği belirtilmiştir.
ASKİ Genel Müdürlüğü’nce Belka Anonim Şirketi’nden yapılan personel hizmet alımına dair sözleşme, ilgili Şirket personelinin Genel Müdürlük bünyesinde çalıştırılması ile birlikte, Genel Müdürlükçe hizmetlerin ifasında ihtiyaç duyulan bir takım taşıtların Şirket’ten kiralanmasını da içermektedir.
Bu şekilde gerçekleştirilen hizmet alımı, her ne kadar ihale mevzuatı kapsamında işin büyük bölümünün personel ödemelerinden oluşması nedeniyle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmiş olsa da ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından Belka A.Ş.’ye yapılan hakediş ödemelerinin tamamının personel maaşlarından ibaret olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, Şirkete ödenen hakediş bedellerinden personel maaşlarına(işçi ücretlerine) isabet eden kısım için kesinti yapılmayacak olsa da sözleşme kapsamında kiralanan taşıtlara isabet eden kısımdan bulgumuza konu edilen sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu kesintilerinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, İdarenin hakediş ödemelerinden yapacağı kesintiler kamu alacağının korunması açısından önem arz etmektedir. İdare tarafından bir harcamanın yapılmasında ve tutarın ilgiliye ödenmesinde görevli olanlar mevzuat hükümleri uyarınca, kesintileri zamanında ve eksiksiz yaparak ilgili kurumlara göndermekle yükümlüdür.