ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Dışişleri Bakanlığı’nın elçilik ve konsolosluk avanslarının (160-05) önemli bir kısmının yasal süreler içinde mahsup edilmediğini ortaya koymaktadır. Yıl boyunca verilen avansların mahsup işlemlerinin genellikle gecikmeli olarak, çoğunlukla yılsonunda veya mahsup döneminde tamamlandığı, tamamlanmayanların ise mutemet adına borç kaydı yapıldığı gözlemlenmiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın bu avansları yurt dışı harcamalarda bir ödenek gibi kullandığı ve üç aylık mahsup süresinin uygulanamadığı anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 35. maddesi, mutemetlerin harcadıkları tutarlarla ilgili belgeleri belirli süreler içinde muhasebe yetkilisine sunmalarını zorunlu kılmaktadır. Ancak, yurt dışı teşkilatlarının ihtiyaçları için gönderilen avansların mahsup süresinin genellikle üç ayı aştığı ve yıl sonunu bulduğu tespit edilmiştir. Bu durum, yurt dışından gelen evrakların gecikmesi ve merkezi muhasebe işlemlerinin birikmesi gibi sebeplerle açıklanmaktadır.

Mahsup işlemlerindeki gecikmeler, mevzuata aykırı bir durum yaratmakta ve bu durumun rutin hale gelmesi kabul edilemez. Elçilik ve konsolosluk avanslarının yasal düzenlemelere uygun olarak üç aylık süreler içinde mahsup edilmesi için gerekli önlemlerin alınması veya mevcut duruma uygun bir yasal düzenlemenin yapılması gerektiği düşünülmektedir.

BULGU: Yurt Dışı Avans ve Kredilerin Yasal Süresi İçinde Mahsup İşlemlerinin Tamamlanamaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bakanlığın Elçilik ve Konsolosluk avanslarının (160-05) büyük bir bölümünün mahsup işlemlerinin yasal düzenlemelerde belirlenen süreler içerisinde tamamlanamadığı görülmüştür. Uygulamada 2021 yıl boyunca verilen avansların mahsuplarının gecikmeli; çok büyük bir bölümünün yılsonunda veya mahsup döneminde tamamlandığı, tamamlanmayanların ise ilgili mutemet adına kişi borcu kaydı yapıldığı görülmüştür.Dışişleri bakanlığında sözkonusu avansların yurt dışı harcamalarda bir ödenek gibi kullanılmakta olduğu ve 3 aylık avans kapatma süresinin uygulanamadığı anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ön ödemeleri düzenleyen 35’inci maddesinin 5 ve 6’ıncı fıkralarında:
“…Her mutemet ön ödemelerden harcadığı tutara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri, ilgili kanunlarında belirtilmemiş olması halinde avanslarda bir ay, kredilerde üç ay içinde muhasebe yetkilisine vermek ve artan tutarı iade etmekle yükümlüdür. Süresi içerisinde mahsup edilmeyen avanslar hakkında 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde ön ödeme şekilleri, devir ve mahsup işlemleri, yapılacak ön ödemelerin idareler ve gider türleri itibarıyla miktarı ve oranlarının belirlenmesi, mutemetlerin görevlendirilmesi ve diğer işlemlere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Diğer kamu idarelerinde ön ödemeye ilişkin usul ve esaslar bu madde hükümleri dikkate alınmak suretiyle ilgili mevzuatlarında düzenlenir…” denilmektedir.
Söz konusu maddede belirtilen ve 21.01.2006 tarih ve 26056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ön Ödeme Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in Ön Ödemelerin Mahsubu ve Sorumluluk başlıklı dördüncü bölümünün:
Ön ödemelerde mahsup süresi ve sorumluluk başlıklı 11’inci maddesinde:
“Her mutemet ön ödemelerden harcadığı tutara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri, ilgili kanunlarında ayrıca belirtilmemiş olması halinde avanslarda bir ay, kredilerde ise üç ay içinde muhasebe yetkilisine vermek ve artan tutarı iade ederek hesabını kapatmakla yükümlüdür. Bakanlık, zorunlu hallerde mahsup süresini ayrıca belirlemeye yetkilidir. Mahsup süresi, avansın verildiği veya kredinin açıldığı güne, son ayda tekabül eden günün mesai saati bitiminde; sürenin bittiği ayda avansın verildiği veya kredinin açıldığı güne tekabül eden bir gün yok ise, süre o ayın son gününün mesai saati bitiminde sona erer. Harcama yetkilisinin talimatıyla, bu süreler içinde getirilecek harcama belgeleri tutarında yeniden ön ödeme
yapılabilir. Bu şekilde mahsup işlemi yapılmadıkça aynı iş için ön ödeme yapılamaz. Ancak, bakanlıkların yurt dışı teşkilatının ihtiyaçları için verilen avans ve açılan kredilerin mahsubu ve artıklarının iadesinde nakit iadesi yapılmaz, verilecek yeni avans veya açılacak krediden mahsup edilir.
Avansın verildiği tarihten önceki bir tarihi taşıyan harcama belgeleri avansın mahsubunda kabul edilemez. Mahsup döneminde verilen harcama belgelerinin de, ön ödemenin yapıldığı tarih ile en geç ait olduğu bütçe yılının son günü arasındaki tarihi taşıması gerekir.
Mutemet, işin tamamlanmasından sonra, yukarıdaki bir ve üç aylık sürelerin bitimini beklemeden, son harcama tarihini takip eden üç iş günü içinde ön ödeme artığını iade etmek ve süresinde mahsubunu yaparak hesabını kapatmak zorundadır…
…Mutemetlerce süresi içinde mahsup edilmeyen avanslar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Kanunen geçerli bir mazereti olmaksızın avanslarını süresinde mahsup etmeyen mutemetler hakkında, ayrıca tabi oldukları personel mevzuatının disiplin hükümlerine göre de işlem yapılır. Kurum içi veya kurum dışından görevlendirilenlere yolluk ve diğer giderleri karşılığı verilen avanslardan süresinde mahsup edilmeyenler hakkında özel kanunlarındaki hükümler uygulanır.
Ön ödemelerin yıl sonunda mahsubu başlıklı 13’üncü maddesinde:
“Mutemetler, mali yılın sonunda avanslarda bir aylık, kredilerde üç aylık sürenin dolmasını beklemeksizin, mahsubunu yapmadıkları harcamalara ait belgeleri muhasebe yetkilisine verip, artan tutarı iade ederek hesabını kapatmakla yükümlüdürler.
Mali yılsonuna kadar kapatılmayan veya mahsup döneminde mahsup edileceği idaresince bildirilmeyen ön ödeme tutarı, yılsonunda mutemet adına ilgili hesaba borç kaydedilerek ön ödeme hesabı kapatılır. Mutemet adına borç kaydedilen tutarlar hakkında muhasebe yönetmeliğinde belirtildiği şekilde işlem yapılır.”
Ön ödemelerin mahsup dönemine aktarılması başlıklı 14’üncü maddesinde:
“Muhasebe birimine verilen mahsup belgelerinden incelenmesi yılsonuna kadar tamamlanamayan ön ödeme artıkları mahsup dönemine ödeneği ile birlikte devredilir. Malın teslim alındığı, hizmetin gördürüldüğü veya işin yaptırıldığı, ancak belgelerin mahsup döneminde verileceği, ilgili idare tarafından mali yılın sonuna kadar muhasebe birimine yazılı olarak bildirilen ön ödemeler için de aynı şekilde işlem yapılır. Mahsup döneminde verilen harcama belgelerinin, ön ödemenin yapıldığı tarih ile en geç ait olduğu bütçe yılının son günü arasındaki tarihi taşıması gerekir. Mahsup döneminde de kapatılamayan ön ödeme tutarı, dönem sonunda mutemet adına borç kaydedilerek ön ödeme hesabı kapatılır. Karşılığı ödenekler iptal edilir.
Yılı bütçesine gider kaydedilmek üzere geçici ve sürekli görev yolluğu ile buna ilişkin diğer giderler karşılığı verilen avanslardan mali yılın sonuna kadar mahsubu yapılamamış olanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” Denilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre ön ödemelerde mahsup işlemlerinin avanslarda 1 ay kredilerde 3 ay içerisinde tamamlanması gerekmektedir. Bunun istisnası yönetmelikte belirtildiği üzere Bakanlığın zorunlu hallerde mahsup süresini ayrıca belirlemeye yetkili olmasıdır. Bu çerçevede ön ödeme usul ve esasları hakkında Muhasebat Genel Müdürlüğünün 25.02.2017 tarih ve 29990 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 55 sayılı genel tebliğinin 7’maddesinin 3 numaralı bendinde” Kamu idarelerinin yurt dışı teşkilatlarının ihtiyaçları için gönderilen avansların mahsup süresi üç aydır. Ancak bu durumda da Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Ön ödemelerin yıl sonunda mahsubu” başlıklı 13 üncü maddesi hükümlerine uyulması zorunludur.” denilerek 1 aylık süre 3 ay olarak değiştirilmiştir.
Bunun yansıra 23.07.2009 tarih ve 2729 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 2009//15191 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Sürekli Görevle Yurt dışında Bulunan Memurlara Ödenecek Aylıklara İlişkin Karar’ın 7’inci maddesinde:
“Kurumların Yurt dışı kadrolarına sürekli görevle atananlara, ilk gidişleri sırasında, ilk altı aylıklarından eşit olarak ve aldıkları döviz tutarlarından mahsup edilmek üzere, bu karar esaslarına göre hesaplanacak üç aylık tutarında avans ödenir ” şeklinde bir düzenle yapılmıştır.
Yukarıda belirlenen düzenlemeler dışında mahsup sürelerine ilişkin Bakanlık tarafından yapılan farklı bir düzenleme olmamasına rağmen çok sayıda yurt dışı avans mahsuplarında 3 ayı aşan veya yıl sonunu bulan mahsup işlemleri bulunduğu görülmüştür.
Yetkililerle yapılan görüşmelerde bu gecikmelerin nedeni olarak mahsup evraklarının yurt dışından gelmesinde postada gecikmeler olması veya mahsup ve muhasebeleştirme işlemlerinin merkezde yapılmasından dolayı işlenmesinde birikimler olmasını; gönderilen avansların bir ödenek olarak kullanıldığını ve harcama ne zaman yapılırsa o zaman avansın kapatıldığını, sürelere bağlı bir uygulamanın uygun olamadığını belirtmişlerdir.
Ayrıca kurum 2020 yılı için:
Bakanlığın dünya düzeyinde geniş ve yaygın organizasyon yapılanması
Kovid-19 pandemisinin yarattığı olumsuz koşullar
• Bazı ülkelerde yaşanan savaş veya iç karışıklık nedeniyle idari ve mali süreçlerle ilgili aksaklıklar nedeniyle mahsup gecikmeleri yaşandığını iletmişlerdir.
Mahsup işlemlerinde belirlenen 3 aylık mahsup sürelerinde gecikmeler olması ve bunun rutin hale gelmesi mevzuata uygun değildir. Konunun takip edilerek Elçilik ve konsolosluk avanslarının (160-05) mahsup işlemlerinin yasal düzenlemelerde belirlen 3 aylık süreler içerisinde yapılması için gereken önlemlerin alınması veya mevcut duruma uygun yasal bir düzenleme yapılması gerektiği düşünülmektedir.