ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, bir belediye şirketinin İETT ile yaptığı personel çalıştırmaya dayalı hizmet sözleşmesi ve İBB’den aldığı ihalelerden kaynaklanan alacaklarını zamanında tahsil edemediğini ortaya koymaktadır. Şirket, tahsil edemediği bu alacakları faktoring şirketlerine devrederek finansman maliyetine katlanmak zorunda kalmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesine göre, alacaklılar, borçlunun rızasını almaksızın alacaklarını üçüncü kişilere devredebilir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, şirketin 2024 yılında İETT’ye 1.234.000.000 TL, İBB’ye ise 1.964.500.000 TL tutarındaki alacaklarını zamanında tahsil etmediği ve yasal yollara başvurmadığı tespit edilmiştir.

Şirket, bu alacakların temliki nedeniyle 2024 yılında 239.762.791,63 TL, 2025 yılında ise 353.795.667 TL finansman gideri ödemek durumunda kalacaktır. Şirket, nakit akışındaki olumsuzluklar nedeniyle kamu yararına sunduğu hizmetlerin aksamaması için alacak temlik işlemlerine başvurduklarını belirtmektedir. Ancak, zamanında tahsilat için yasal yollara başvurmaması ve alacaklarına faiz işletmemesi, şirketin menfaatlerine uygun düşmemektedir. Bu durum, İBB ve İETT ile şirket arasındaki borçluluk ilişkisini üçüncü kişilere kaynak aktararak çözme sonucunu doğurmaktadır.

Sonuç olarak, Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak, şirketin fazladan mali yükümlülüklerden kaçınması ve karlılığını artırması için mevcut uygulamalardan vazgeçmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

BULGU: Zamanında Tahsil Edilemeyen Alacakların Temlik Edilmesi Nedeniyle Ek Mali Külfete Katlanılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket’in, İETT ile yapmış olduğu personel çalıştırmaya dayalı hizmet sözleşmesi ile İBB’den aldığı ihalelerden kaynaklanan alacaklarını vadesinde tahsil edemediği ve bu alacaklarını faktoring şirketlerine temlik ederek finansman maliyetine katlandığı görülmüştür.

Alacağın devri, yazılı bir devir sözleşmesi ile mevcut bir alacağın alacaklısının değiştirilmesi işlemidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183’üncü maddesine göre alacaklı; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilmektedir.

Yapılan incelemede, Şirket’in 2024 yılında İETT’ye yapılan işler kapsamında 1.234.000.000,00.-TL ve İBB’ye yapılan işler kapsamında 1.964.500.000,00.-TL tutarındaki hakediş alacaklarını zamanında tahsil edemediği, alacağın tahsiline yönelik yasal yollara müracaatta bulunmadığı ve söz konusu alacaklarını faktoring şirketlerine devrettiği tespit edilmiştir. Şirketin söz konusu alacaklarının temliki nedeniyle 2024 yılında 239.762.791,63.- TL finansman giderine katlandığı, 2025 yılında gerçekleşmesi beklenen finansman giderinin ise 353.795.667,00.- TL olduğu görülmektedir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle, nakit akışında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle, Şirket tarafından kamu yararına sunulan hizmetlerin aksatılmaması amacıyla gerekli görülen zamanlarda alacağın temliki işlemi gerçekleştirildiği, alacağın temliki sürecinin idarelerin bilgisi ve koordinasyonunda, piyasa koşullarına göre en uygun teklif değerlendirilerek maliyetin en düşük şekilde gerçekleştirilmesi hedefiyle yürütüldüğü ifade edilmiştir.

Ancak Şirketin zamanında tahsil edemediği alacağı için yasal yollara başvurması ve söz konusu alacağa faiz işleterek faiz geliri elde etmesi gerekirken, mevcut uygulama ile alacağını tahsil etmek için finansman giderine katlanıyor olması Şirket menfaatlerine uygun düşmemektedir. Diğer yandan bu durum İBB ve İETT ile Şirket arasındaki borçluluk ilişkisinin üçüncü kişilere kaynak aktarılarak çözülmesi sonucunu doğurmaktadır.

Sonuç olarak, Türk Ticaret Kanunu’nun kurumsal yönetim anlayışı ile basiretli bir tüccar gibi hareket edilmesi düzenlemesi gereğince; fazladan mali külfet getirerek karlılığı azalttığından söz konusu uygulamadan vazgeçilmesinin Şirket menfaatlerinin korunması açısından yerinde olacağı değerlendirilmektedir.