ÖZET: Zemin etüd raporlarının parsel bazlı olarak düzenlenmesine rağmen, farklı parseller için aynı raporların kullanılması ve bu raporların birbirleriyle çelişmesi tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, yapı ruhsatı alınmadan önce yapılması gereken zemin etüd raporları, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne uygun olarak düzenlenmelidir. Ancak, incelenen raporlar, aynı firmanın farklı parsellerdeki zemin etüdlerinin içerik olarak benzer olduğunu ve hatta fotoğraflarının bile aynı olduğunu göstermektedir.

Bu durum, zemin taşıma kapasitesinin tüm parseller için 2,00 kg/cm² olarak belirlenmesiyle sonuçlanmakta ve bu değer, binanın temel türünü ve inşaatta kullanılacak malzemeleri doğrudan etkilemektedir. Diğer firmaların yakın parsellerdeki zemin etüd raporlarıyla karşılaştırıldığında, belirlenen zemin taşıma kapasitesi değerlerinde önemli farklılıklar gözlemlenmiştir. Kamu İdaresi, bu bulgulara katıldığını ve gelecekte gerekli kontrol işlemlerinin yapılacağını belirtmiştir.

Sonuç olarak, ilgili firmanın düzenlediği zemin etüd raporlarının yeniden gözden geçirilmesi ve mevcut zemin durumunu doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tür incelemeler, inşaat güvenliğini sağlamak adına büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Zemin Etüd Raporlarının Parsel Bazlı Yapılmasına Rağmen Farklı Parseller İçin Aynı Raporların Düzenlenmesi ve Parseller İtibariyle Yapılan Raporların Birbiriyle Çelişmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Yapı ruhsatı düzenlenmeden önce yaptırılan zemin etüd raporlarının parsel bazlı yapılmasına rağmen tek bir raporun tüm parseller için kullanıldığı ve parseller itibariyle raporların çeliştiği görülmüştür.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Müelliflik, fenni mesuliyet, şantiye şefliği, yapı müteahhitliği ve kayıtlar” başlıklı 28’inci maddesinde;

“Bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir. Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur.” denilmiştir.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin “Yapı ruhsatı işlemleri” başlıklı 55’inci maddesi ise;

“Yapı ruhsatı işleri bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır.

(2) Yeni inşaat, ilave ve esaslı tadilat yapmak üzere parsele ait imar durum belgesi, yol kotu tutanağı, kanal kotu tutanağı ve uygulama imar planına esas onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun parselin bulunduğu alana esas bölümünü almak için; yapı sahipleri veya vekilleri başvuru dilekçelerine aplikasyon krokisini ve tapu kayıt örneği veya istisnaî hâllerde tapu kayıt örneği yerine geçen belgeleri ekleyerek ilgili idareye müracaat ederler.” şeklindedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre yapı ruhsatı düzenlenmeden önce parsel bazlı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun düzenlenmesinin zorunlu olduğu, müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensuplarının, işlerini 3194 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Parsel bazlı yapılan zemin etüd raporları incelendiğinde, Belediyenin muhtelif parsellerinde zemin etüdü yapan bir firmaya ait olan raporların içeriğinin, hatta içeriğinde yer alan fotoğraflarının dahi aynı olduğu görülmüştür. Diğer bir ifadeyle zemin etüd raporlarının sadece kapağı değişmekte içeriği ise aynı kalmaktadır. İlgili Firmaca yapılan tüm zemin etüdlerinin zemin taşıma kapasitesi tüm parseller için 2,00 kg/cm2 olarak belirlendiği görülmüştür. Zemin taşıma kapasitesi binanın temelinin sürekli temel mi radye temel mi olacağını, binada kullanılacak beton ve demiri doğrudan etkilemektedir. Söz konusu firmaca düzenlenen tüm parsellerdeki zemin taşıma kapasitesi değerlerinin ve raporlarının aynı nitelikte olması raporların doğruluğu hususunda tereddütler oluşturmaktadır. Nitekim söz konusu firmanın yapmış olduğu zemin etüd raporları ile diğer firmaların yapmış olduğu yakın parsellerdeki zemin etüd raporları karşılaştırıldığında zemin taşıma kapasitesi değerlerinde ciddi farklar olduğu görülmektedir.

Kamu İdaresi cevabında bulguya iştirak etmiş olup, sonraki dönemlerde gerekli kontrol işlmelerinin yapılacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, ilgili firmaca düzenlenen zemin etüd raporlarının gözden geçirilmesi ve mahallinde yer alan zeminin gerçek durumunu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerekmektedir.