| Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2010/2531 E. , 2016/3612 K. |
|
T.C. Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Tüm bu açıklamalar sonucunda; Devletin, işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu, Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, başvuru süresi ve yeri bildirilmeyen işlemlerin dava açma süresini başlatmayacağından, açılan davaların süre yönünden reddedilmeyip, işin esasına girilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine, aşağıda ayrıntısı gösterilen …-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, ‘nin E:…, esas sayılı dosyasının Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay 13. Dairesi, davacının yaptığı itirazen şikâyet başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerektiğine ve İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunduğuna karar vermiştir. İdarenin, işlemlerine karşı başvurulacak merciler ve süreleri belirtme yükümlülüğü Anayasa gereği zorunludur. Davacının sosyal güvenlik prim borcu olduğu tespit edilse de, başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. |