657 sayılı Kanun’un 89. maddesi çerçevesinde ders görevi verilen idari personelin ek ders ücretinin belirlenmesinde 2547 sayılı Kanun’un uygulanması hukuka aykırıdır. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89 ve 176. maddeleri çerçevesinde, üniversitelerde ders görevi verilen idari personelin ek ders ücretinin nasıl belirlenmesi gerektiği ele alınmıştır. İlgili maddelere göre, öğretim üyesi bulunmaması halinde, ek ders ücreti 657 sayılı Kanun’un 176. maddesinde belirtilen gösterge rakamları üzerinden ödenmelidir. Ancak, yapılan ödemelerin 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu […]

→

657 sayılı Kanun’un 89. ve 176. maddeleri ile 2547 sayılı Kanun’un 31. maddesi arasındaki çelişki nedeniyle ek ders ücretinin mevzuata aykırı belirlenmesi ve kamu zararı oluşumu. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca, öğretim üyesi bulunmaması durumunda kamu personeline ders görevi verilebileceği ve bu durumda ek ders ücretinin 176. maddede belirtilen tutarlar üzerinden ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, ilgili kurumun, bu ödemeleri 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ve onun uygulama esaslarına göre gerçekleştirmesi sonucu kamu zararının oluştuğu tespit […]

→

Teknik şartnameye dayanmayan sözlü bildirimler ihale şikâyet başvurusunu geçerli kılar mı (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin şikâyetini değerlendirirken, Teknik Şartname’de belirtilen belgelerin sözleşme aşamasında sunulması gerektiği yönündeki iddiaların, idare tarafından kesin ve yürütülebilir bir işlem olarak tesis edilmediğini tespit etmiştir. Başvuru sahibi, teminatlarının gelir kaydedilip ihale yasaklısı yapılacağına dair sözlü bir bildirim aldığını belirtmiş olsa da, bu durumun resmi bir işlem olarak kayda geçmediği anlaşılmıştır. […]

→

Başvuru dilekçesine eklenmesi gereken banka dekontunun eksikliği başvurunun reddine neden olur mu (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, başvuru dilekçesine eklenmesi gereken banka dekontunun eksik olduğunu tespit etmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereği, şikâyette bulunanların başvuru bedelini Kurum hesaplarına yatırdıklarına dair belgeleri sunmaları zorunludur. İnceleme sonucunda, başvuru sahibinin bu belgeyi sunmadığı ve eksikliğin, başvuru süresi içinde giderilmesi için gerekli ilanların yapıldığı halde tamamlanmadığı belirlenmiştir. […]

→

İtirazen şikayet dilekçesinde yetki belgeleri ve imza sirkülerinin eksikliği başvurunun reddine neden olur mu (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet dilekçesinin şekil yönünden reddine karar vermiştir. İnceleme sonucunda, başvuru dilekçesine eklenmesi gereken yetki belgeleri ve imza sirkülerinin aslı veya onaylı örneklerinin sunulmadığı, ayrıca başvuru bedelinin Kurum hesaplarına yatırılmadığı tespit edilmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için gerekli ilan yapılmasına rağmen, başvuru sahibi belirtilen on günlük süre içinde gerekli belgeleri […]

→

İhale dokümanına dayanan şikayet başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesi hangi şartlarda mümkündür (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin şikayetinin süre aşımından reddedilmesine karar vermiştir. İnceleme sonucunda, başvurunun ihale dokümanına yansıyan bir hükme dayandığı, ancak başvuru sahibinin, şikâyete yol açan durumu fark ettikten sonra, ilan tarihini izleyen on gün içinde idareye başvuruda bulunmadığı tespit edilmiştir. İlgili tarihten sonra yapılan başvuru, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinin onbirinci […]

→

Sözleşmeye Aykırı Kapatma Süreleri İçin Ceza Uygulaması: İdarenin İzni Sınırlandırılmalı, Kamu Zararı Tahsil Edilmeli. (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, kamu idaresine bağlı yurt işletmecilerinin, işletmelerini kapalı tutmaları durumunda sözleşmelerindeki ceza hükümlerinin uygulanmaması iddiası incelenmiştir. Sözleşmenin ilgili maddeleri, işletmelerin bir yıl içinde yalnızca iki gün kapalı tutulabileceğini ve bu sürenin aşılması durumunda ceza uygulanacağını belirtmektedir. Yapılan incelemede, işletmelerin belirtilen tarihlerde kapalı olduğu ve bu durumun idarenin izniyle gerçekleştiği savunulmuş, ancak sözleşmeye […]

→

Damga Vergisi Mükellefiyetinin İhlali: Resmi Dairelerin Sorumluluğu ve Kamu Zararının Tahsili Üzerine Değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, damga vergisi ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri incelendiğinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde ise bu verginin kişilerin sorumluluğunda olduğu belirtilmektedir. Ancak, resmi dairelerin memurları, kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini aramakla yükümlüdür. İnceleme sonucunda, …………. […]

→

Belediyenin Mahalle Muhtarlarına Yaptığı Nakdi Yardımların Kamu Zararına Neden Olmadığına Dair Değerlendirme ve 5393 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yükümlülükler (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, bir belediyenin mahalle muhtarlarına düzenli olarak yaptığı nakdi yardımların kamu zararına neden olup olmadığı konusu ele alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca, belediyelerin mahalle ve muhtarlık ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli ayni yardım ve desteği sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Yapılan incelemede, nakdi yardımların eşit ve makul ölçülerde uygulandığı, ayrıca bu yardımların […]

→

Kamu idaresinin bankalardan tahsis edilen araçlar için harcamalarının yasal dayanağı ve kamu menfaatine uygunluğu üzerine Sayıştay değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresinin bankalardan tahsis edilen araçlar ve bu araçlarla ilgili giderlerin karşılanması konusundaki hukuki durumu incelemektedir. İlgili bankaların, kurumun mevduatları nedeniyle herhangi bir menfaat temin etme yükümlülüğü bulunmadığı, bunun yerine mevduata faiz vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Yapılan protokoller, bankaların kurum için çeşitli harcamalar yapabileceğini öngörmektedir; ancak bu harcamaların yasal dayanağı ve kamu […]

→

Sözleşmeli personelin işsizlik sigortası primi ödenmemesi gerektiği ve mevzuata aykırı ödemelerin kamu zararına yol açması sonucu sorumluluk tazmini gerekliliği. (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde sözleşmeli personelin işsizlik sigortası priminin ödenip ödenmeyeceği hususunu ele almaktadır. 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesi gereğince, sözleşmeli personel için işsizlik sigortası priminin ödenmesi gerekliliği bulunmamaktadır. Ayrıca, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 46. maddesi, sözleşmeli personelin bu kapsamda olmadığını belirtmektedir. […]

→

657 Sayılı Kanun Kapsamında Özel Hizmet Tazminatının Yanlış Oran Kullanımı ve Kamu Zararının Tazmini Gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesi çerçevesinde özel hizmet tazminatının hesaplanmasında uygulanan oranların yanlış kullanımı üzerine odaklanmaktadır. Genel İdare Hizmetleri Sınıfında görevli bir Genel Sekreterin, 210 yerine 240 oranının kullanılmasıyla fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, ilgili mevzuat gereği büyük projelerde çalışmanın onayına bağlı olarak ek tazminat ödenebileceği şartlarının sağlanmadığı […]

→

Huzur hakkı dışında yapılan ek ödemelerin hukuki dayanağı bulunmamakta, kamu zararının hesaplanmasında gelir vergisi dikkate alınmalıdır. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2013 yılına ait bir kararda, kamu idaresi yönetim kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinin hukuki dayanağını incelemiştir. Yönetim Kurulu’nun, huzur hakkı dışında ek bir ücret ödemesi yapma yetkisi bulunmadığı, bu nedenle yapılan ek ödemelerin kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Ancak, ödenen ücretin brüt değil, gelir vergisi düşüldükten sonra net olarak ödendiği ve […]

→

Döner sermaye katkı payı ödemelerinde usulüne uygun görevlendirme şartı ve kamu zararına yol açan ödemelerin tazmini gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, döner sermaye katkı paylarının ödenmesiyle ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili heyetteki başkan ve üyelerin, döner sermaye işletmesinin bağlı olduğu birimde usulüne uygun olarak görevlendirilmediği, bu birimdeki hizmetleri fiilen yapmadıkları ve döner sermayeye katkılarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na aykırı olarak döner sermaye gelirine katkısı olmayan […]

→

Fiyat farkı hesaplamalarında iş programı yerine aylık ödenek miktarlarının dikkate alınması, kamu zararına yol açan hatalı uygulama olarak değerlendirilmektedir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, fiyat farkı hesaplamalarında uygulanan yöntemlerin hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlgili mevzuat gereğince, fiyat farkı hesaplamalarının iş programına uygun olarak yapılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak, uygulamada hakedişlerin aylık olarak düzenlenmemesi nedeniyle, fiyat farkı hesaplamalarında hakedişin düzenlendiği ayın indeksi yerine, iş programındaki aylık ödenek miktarlarının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, fiyat farkının hatalı hesaplanması […]

→