Danıştay’ın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin hukuki değerlendirmesi ve ceza farkının dikkate alınması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin bir uyuşmazlığı değerlendirmiştir. Dava, davacı tarafından alınan faturaların sahte olduğu iddiasıyla re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve buna bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine dayanıyordu. Bölge İdare Mahkemesi, vergi ziyaı cezalarının artırılmasına yönelik kararında, tekerrüre esas alınan cezanın […]

→

Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasında orantılılık ilkesi ve failin lehine olan düzenlemelerin uygulanması gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin bir uyuşmazlıkta, 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulanmasını değerlendirmiştir. Bu değişiklikle, artırılan cezanın, kesinleşen cezanın tutarını aşamayacağı belirtilmiş ve bu durumun orantılılık ilkesine uygun olduğu vurgulanmıştır. Uygulamada, ceza ile fiil arasında bir denge sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Daire, kesinleşen bir cezanın tekerrüre […]

→
onecikan-yargitay

2926 Sayılı Kanun Kapsamında Tarım Bağ-Kur Sigortalısının Aylık İptali ve Yeniden Bağlanması: Yersiz Ödeme İddiasının Kanıtlanamaması (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı sigortalının 2926 sayılı Kanun’a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve bu iptale dayanan aylıkların yeniden bağlanması ile ilgilidir. İlk Derece Mahkemesi, davacının emeklilik aylığının iptalini hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve aylığın yeniden bağlanmasına karar vermiştir. Ancak, birleşen davada Kurum, yersiz ödendiği iddia edilen aylıkların tahsilini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacı […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddinde ceza yargılaması delillerinin geçerliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptali için açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak temyiz istemini reddetti. Davacı, kardeşi hakkında beraat kararı verildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini ve istihbari bilgilerin delil olarak […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine Göre Fark Ücret Alacaklarının Varlığı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının varlığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve bu […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada kesinleşmiş yargı kararı olmaksızın suçlu kabul edilmemesi masumiyet karinesine aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptaline karar vermiştir. Dava, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca yapılmış olup, davacı hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın suçlu kabul edilmemesi gerektiği masumiyet karinesine dayanmaktadır. Mahkeme, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatına dair somut bir […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücretinin Belirlenmesi: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine Dayalı Fark Alacakları ve Faiz Başlangıç Tarihinin Hukuki Niteliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak ödenmesi gereken ücretin tespiti ve bu kapsamda talep edilen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının varlığı ile faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hukuki niteliği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarına dayanan göreve iade talebinin reddinde delil yeterliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların iadesi istemiyle açtığı davanın reddini onayladı. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının bulunmadığını, aleyhindeki delillerin hukuka aykırı olduğunu ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini öne sürdü. Ancak, Danıştay, davacının terör örgütüyle bağlantısına dair […]

→

FETÖ/PDY bağlantısı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının delil yetersizliği nedeniyle iptali, hangi hukuki gerekçelere dayanmaktadır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde bu iddiaları destekleyecek somut delillerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Özellikle, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesi, delil yetersizliğini ortaya koymuştur. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ […]

→

Tekerrür hükümleri çerçevesinde vergi ziyaı cezalarının artırılmasında hukuka uygunluk ve kesinleşen ceza tutarlarının belirlenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri çerçevesinde artırılmasına ilişkin kararında, 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu değişiklik, artırım tutarının kesinleşen cezalardan fazla olamayacağını öngörmekte ve böylece mükelleflerin yüksek tutardaki cezalarla karşılaşmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Mahkeme, ceza hukukunun genel ilkesine atıfta bulunarak, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan […]

→
onecikan-yargitay

İmar kirliliğine neden olma suçunda beraat kararı, aynı eylem için iki ayrı suç nitelendirmesiyle nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan beraat etmesine ilişkin kararı incelemiştir. İlk derece mahkemesi, sanığın suçlamaları kabul etmediğini ve taşınmazı satın aldığı tarihte mevcut olan bir katın bulunduğunu belirterek beraat kararı vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın kentsel sit alanında yer aldığını ve 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesine aykırılık oluşturabileceğini, […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütleriyle irtibatın değerlendirilmesinde savunma hakkının ihlali nasıl etkili olur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının DSİ Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak görev yaparken kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütleriyle irtibat veya iltisakın varlığına dayanarak davacının görevden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak, davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, kesinleşmiş bir […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Tespitine İtirazda Taşınmazın Orman Vasıf Belirlemesi ve Zilyetlikle Kazanma Koşullarının Eksik İncelenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın orman vasfının belirlenmesi ve zilyetlikle kazanma koşullarının değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Dava konusu taşınmazın, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmesi üzerine, davacıların miras yoluyla elde ettiklerini iddia ettikleri taşınmazın kadastro tespitine itiraz etmesiyle başlamıştır. Mahkeme, bozmaya uyulmasına rağmen, gerekli incelemeleri tam […]

→
onecikan-yargitay

Yargıtay 10. HD E: 2023/2283 K: 2024/5132 (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin Kurum işleminin iptali ve kesilen yaşlılık aylıklarının yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, yaşlılık aylıklarının iptalinin sahtecilik iddialarına dayandığını, ancak kendisi hakkında kesinleşmiş bir ceza kararı bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile Kurumun iptal kararını kaldırmış ve aylıkların yeniden bağlanmasına hükmetmiştir. Bölge Adliye […]

→

Kodlama bilgisi tek başına örgütle irtibatı ispatlamak için yeterli midir, yoksa başka delillerin de sunulması mı gereklidir? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca çıkarıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve kodlama bilgisinin tek başına örgütle irtibat için yeterli olmadığını savunmuştur. Ayrıca, ceza yargılamasında beraat aldığını belirterek, kodlama bilgisinin lehine yorumlanması gerektiğini ifade etmiştir. […]

→